Avrupa Birliği, 2025'te rekor sayıda tehlikeli ürünü piyasaya girmeden yakaladı; listenin başında kozmetik, oyuncak ve elektrikli cihazlar yer aldı.
Avrupa Birliği’nin yeni bir raporuna göre Avrupa’ya giren kremler, oyuncaklar ve telefon şarj cihazları hiç olmadığı kadar tehlikeli.
Rapora göre geçen yıl, piyasaya giren tehlikeli ürünleri izlemek için kullanılan Avrupa Birliği aracı Safety Gate sistemi (kaynak İngilizce)nde 4.671 uyarı bildirildi.
2025’e ait veriler, sistemin 2003’te devreye girmesinden bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı; 2024’e göre yüzde 14 artış ve 2022’nin ise iki katından fazlası.
Avrupa Birliği Tüketici Koruma Komiseri Michael McGrath, 2025 Safety Gate Raporu’nun sunumu sırasında, "Tüketim malları günlük yaşamımızın önemli bir parçası. Nereden gelirlerse gelsin, amaçları ne olursa olsun, hem sağlığımız hem de daha geniş çevre için güvenli olmalılar" dedi.
McGrath, e-ticaretin ve Avrupa Birliği’ne üçüncü ülkelerden giren paket hacminin hızla artmasıyla birlikte bu güvenlik çerçevesinin her zamankinden daha vazgeçilmez hale geldiğini söyledi.
AB, gıda dışı tehlikeli ürünleri tespit etmek için 2003’te Hızlı Uyarı Sistemi’ni hayata geçirdi. Sistem; boğulma, boğma, işitme ya da görme kaybı gibi insan sağlığına yönelik risklerin yanı sıra çevreye, enerji kaynaklarına ve mülke yönelik riskleri de kapsıyor.
En sık engellenen ürünler hangileri?
Tehlikeli olduğu en sık tespit edilen ürünler listesinde başı kozmetikler, oyuncaklar ile elektrikli cihaz ve ekipmanlar çekiyor.
Bildirilen risklerin başında, tüm uyarıların yüzde 53’ünü oluşturan tehlikeli kimyasal maddeler geliyor; bunu yüzde 14 ile yaralanma riski, yüzde 9 ile boğulma riski izliyor.
Uyarıların neredeyse 10’da 8’i, içinde butylphenyl methylpropional (BMCHA) bulunan kozmetik ürünlerle ilgili. Sentetik bir koku olan BMCHA, 2022’den beri AB’de yasak. Daha önce parfümler, losyonlar ve ev ürünlerinde yaygın kullanılıyordu; ancak üreme sistemi üzerinde zararlı etkilere yol açtığı ve cilt tahrişine neden olabildiği tespit edildi.
Raporda ayrıca, ulusal makamların ilk kez, UV/LED ile kurutulan jel oje ürünlerinde kullanılan bir kimyasal olan trimethylbenzoyl diphenylphosphine oxide (TPO) içeren ojelere ilişkin vakaları bildirdiği kaydedildi. Bu maddenin kullanımı, doğum öncesi sağlığa yönelik riskler ve alerjik reaksiyon endişeleri nedeniyle 2025’te AB’de yasaklandı.
En çok tehlikeli ürünü hangi ülkeler tespit etti ve bu ürünler nereden geliyor?
2025’te en fazla tehlikeli ürün bildirimi yapan ülke 1.193 bildirimle İtalya oldu; onu 465 bildirimle Almanya ve 455 bildirimle Fransa izledi. Yunanistan’ın bildirimi sıfır, Romanya’nın iki, İzlanda’nın ise beş oldu.
Safety Gate, ürünlerin menşeini de kaydediyor. Komiser McGrath, bildirimlerin neredeyse dörtte üçünün Avrupa Birliği dışından geldiğine dikkat çekti.
En büyük kaynak ülke, 4.671 bildirimin 2.006’sının geldiği Çin. Avrupa içinde ise bildirim konusu ürünlerin menşeinde ilk sırada 614 bildirimle yine İtalya bulunuyor; onu 288 bildirimle Almanya izliyor.
Avrupa tüketici örgütü BEUC’un genel direktörü Agustín Reyna, "Çocukların boğulmasına yol açabilecek oyuncaklar, alerjik döküntülere neden olan kozmetikler ya da alev alan şarj cihazları, çoğu zaman Çinli çevrim içi pazar yerleri üzerinden Avrupa’ya girmeye devam ediyor ve tedarik zincirinde fiilen hiçbir sorumlu kişi bırakmıyor" dedi.
Reyna, tüketicilerin gerçekten korunabilmesi için çevrim içi pazar yerlerinin sorumlu tutulması ve başka hiç kimsenin tüketici güvenliğini üstlenmediği durumlarda nihai olarak hukuki açıdan da sorumlu hale gelmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Sistem nasıl işliyor?
Safety Gate Hızlı Uyarı Sistemi, ulusal makamların kendi pazarlarında tespit ettikleri tehlikeli ürünlere ilişkin bildirimlerini alıyor. Bilgiler, şirketlerden ya da Tüketici Güvenliği Geçidi üzerinden vatandaşlardan gelebiliyor.
Avrupa Komisyonu bu bilgileri doğruladıktan sonra diğer üye ülkelere iletiyor; onlar da söz konusu ürünü kendi ulusal pazarlarında arıyor.
Bilgiler doğrulandıktan sonra Safety Gate portalında yayımlanıyor ve tüm vatandaşların erişimine açılıyor.
Ancak BEUC, yetkililerin AB pazarına giren tüm ürünleri denetlemesinin mümkün olmaması nedeniyle kayda geçen bildirimlerin buzdağının sadece görünen kısmı olduğu uyarısında bulundu.
Tüketici örgütü, "İstatistikler, güvenlik seviyesinin düşüp düşmediği ya da tersine, bildirim sayısındaki artışın üye devletlerin denetimlerini sıkılaştırdığı veya kontrol mekanizmalarının daha etkin hale geldiği anlamına gelip gelmediği konusunda bir sonuca varmaya izin vermiyor" değerlendirmesinde bulundu.