Aşırı sıcaklar yalnızca bedene zarar vermekle kalmıyor, sinirlilik ve kaygıdan artan saldırganlığa kadar uzanan bir dizi ruhsal etkiyi de tetikleyebiliyor.
Avrupa genelinde aşırı sıcaklıklar etkisini artırırken, herkes bu durumdan aynı şekilde etkilenmiyor.
Sıcağın ve güneşe maruz kalmanın sağlık üzerindeki etkileri; susuz kalmadan cilt döküntüleri ve yanıklara kadar uzanan sonuçlarıyla uzun zamandır biliniyor.
Ancak sıcağın vücut üzerindeki daha az bilinen etkilerinden biri de ruh sağlığıyla ilgili.
Cleveland Clinic'te klinik psikolog olarak görev yapan Susan Albers, Euronews Health'e yaptığı açıklamada, "Araştırmalar, daha sıcak günlerde saldırganlık, trafikte öfke, şiddet olayları ve hatta ruh sağlığıyla ilgili nedenlerle acil servise başvuruların arttığını gösteriyor" dedi.
Peki bu davranış değişikliklerini ve ruh sağlığındaki bozulmaları tetikleyen ne?
Sürekli rahatsızlık hissiyle baş etmek
Aşırı ısınan vücut doğal olarak rahatsızlık hissi yaratıyor.
"Fiziksel olarak rahatsız olduğumuzda daha az sabırlı oluyoruz, daha kolay sinirleniyoruz ve duygusal tepkilerimiz daha hızlı ortaya çıkıyor," diyen Albers, beynin vücudu serin tutabilmek için aşırı çalışmasının sakin kalmak ve odaklanmak için daha az zihinsel kaynak bırakmasına neden olduğunu söyledi.
Uzmanlara göre sıcak havalarda en önemli noktalardan biri yeterli sıvı almak. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), saat başına yaklaşık bir bardak su içilmesini ve günlük toplam sıvı tüketiminin en az 2-3 litre olmasını öneriyor.
Susuz kalan vücut sıcaklığını düzenleme yeteneğini kaybediyor. Bu durum uyku hali, baş dönmesi ve baş ağrısına yol açarken beynin çalışma biçimini de etkileyebiliyor.
Albers, "Hafif düzeyde susuz kalmak bile dikkat, karar verme ve duyguları yöneten beyin bölgelerini etkileyebilir. Daha susadığınızı fark etmeden önce kendinizi daha kaygılı, zihinsel olarak bulanık veya sinirli hissedebilirsiniz," dedi.
Uzmanlara göre soğuk bir içecek tüketmek ya da boyun, bilek ve ayak bileği gibi kan damarlarının cilde daha yakın olduğu bölgelere soğuk bez veya buz torbası uygulamak vücudun serinlemesine yardımcı olabilir.
Albers, "Aşırı ısınma beynin aşırı uyarılmış hissetmesine neden olabilir. Kendinizi sinirli, kaygılı ya da bunalmış hissederseniz bulunduğunuz ortamı değiştirin," tavsiyesinde bulundu.
İyi bir gece uykusunun önemi
Kaliteli uyku, vücudun gün içinde sağlıklı şekilde çalışabilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Sıcak hava dalgalarının karakteristik özelliklerinden biri de "tropikal gece" olarak adlandırılan, gece sıcaklığının 20 derecenin altına düşmediği koşullar. Eskiden daha çok sıcak iklimlerde görülen bu durum, artık daha serin ülkelerde de giderek daha sık yaşanıyor.
Gece saatleri normalde vücudun kendini toparladığı dönem olarak kabul ediliyor. Ancak hava sıcaklığı gece boyunca düşmediğinde bu toparlanma gerçekleşemiyor ve vücut üzerindeki stres devam ediyor.
Dünya Meteoroloji Örgütü (DMÖ) ve DSÖ'de aşırı sıcak hizmetleri teknik danışmanı olarak görev yapan Armel Castellan, uyku sırasında vücudun çekirdek sıcaklığının düştüğünü, kalp-damar sisteminin dinlendiğini ve sıcak bir günün yarattığı stresin azalmaya başladığını söyledi.
Albers da kötü geçen tek bir gecenin bile ruh halini önemli ölçüde etkileyebileceğini belirterek, "Sadece bir gecelik kötü uyku bile kişiyi duygusal açıdan daha tepkisel, daha sabırsız hale getirebilir ve günlük hayattaki küçük hayal kırıklıklarıyla baş etmeyi zorlaştırabilir," dedi.
Ruh sağlığı sorunu yaşayanlar daha büyük risk altında
Mevcut ruh sağlığı sorunları bulunan kişiler aşırı sıcaklardan daha fazla etkilenebiliyor.
Daha önce yapılan araştırmalar, sıcak hava dalgalarının hem kısa hem de uzun vadede intihar riskini, şizofreni belirtilerini, kaygıyı, depresyonu ve madde kullanım bozukluklarını artırabileceğini ortaya koydu.
Albers, "Kaygı bozukluğu olan kişiler sıcağı daha yoğun hissedebilir. Çünkü aşırı ısınmanın neden olduğu kalp çarpıntısı, terleme ve nefes darlığı gibi fiziksel belirtiler kaygı belirtilerine çok benzer. Bu da her iki durumun birbirini beslediği bir döngü oluşturabilir," dedi.
Uzman ayrıca bazı ilaçların da sıcak havalarda ek risk oluşturduğuna dikkat çekti. Bazı antidepresanlar, uyarıcı ilaçlar, antihistaminikler ve tansiyon ilaçları vücudun kendini soğutmasını zorlaştırabiliyor veya susuz kalma riskini artırabiliyor.
Bunun yanında, vücut aşırı ısındığında ya da susuz kaldığında bazı tedavilerin etkinliği azalabiliyor veya yan etki görülme riski artabiliyor.