Jeopolitik bir kriz, hem küresel bir marka vitrini hem de alışveriş çılgınlığına dönüşebilir mi? Maduro’nun ABD tarafından gözaltına alındığı görüntülerinin yayınlanmasının ardından o sırada üzerinde olan Nike eşofman için internet aramaları patladı.
Ciddi ya da güven veren bir dönemde yaşamıyoruz.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformunda kelepçeli Maduro’nun USS Iwo Jima gemisiyle New York’a götürüldüğü anlara dair bir fotoğraf paylaştı.
Fotoğraf uluslararası manşetlere taşınırken, Maduro’nun o sırada giydiği Nike marka eşofman neredeyse fotoğrafın kendisi kadar dikkat çekti.
Kimi bunu bir diktatörlüğün sonu olarak görürken, kimileri de uluslararası hukuku ihlal eden ABD emperyalist müdahalesinin ürkütücü bir yansıması olarak değerlendirdi. Ancak bazıları tüm odağını modaya yönelterek, Maduro’yu beklenmedik şekilde moda ikonuna dönüştürdü.
Fotoğrafın yayınlanmasının ardından Heather Grey Tech Fleece modeli aramalarında ciddi bir artış yaşandı. Ürün internette viral olurken, “Just Coup It” ve kombinin maliyetini kalem kalem çıkaran “steal the look” (aynı görünümü yakala) paylaşımları dalga dalga yayıldı.
“Just Coup It,” markanın ünlü “Just Do It” sloganının askeri darbe ve jeopolitik müdahaleyle alaycı biçimde birleştirilmesi ile yapılan bir gönderme.
Yorumlar, “ürün yerleştirme tamamen kontrolden çıktı”dan “bu kampanyayı Nike finanse ediyor”a kadar uzanırken, pek çok kişi Nike için yapılan ücretsiz reklama dikkat çekti.
Google Trends verilerine göre “Nike Tech” aramaları Google’da 4 Ocak’ta 100 puanla zirve yaptı.
PeakMetrics’e göre 3–5 Ocak tarihleri arasında X’te günde 5 binden fazla paylaşımda Nike Tech’ten söz edildi. Bu sayı, 1 Kasım–31 Aralık döneminde günlük ortalama yaklaşık 325 paylaşımdı.
Sonuç olarak, artık “Maduro grisi” olarak adlandırılan gri Nike Tech ceketler, Nike’ın ABD sitesinde neredeyse tüm bedenlerde tükendi.
Nike ise duruma ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Bu tablo, ya markalaşma ve ticaretin her koşulda tüketimci yüzünü göstermesinin yorucu bir hatırlatıcısı ya da jeopolitik çalkantıların ortasında bile yaşam tarzı trendlerinin nasıl ortaya çıktığının hüzünlü bir göstergesi olarak okunabilir.