Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Ünlü İspanyol şair Lorca’nın eseri işaret diliyle yeniden yorumlanıyor

'Çığlık, düğün, kan', Mari López ve Emma Vallejo
'Çığlık, düğün, kan', Mari López ve Emma Vallejo ©  @Bárbara Sánchez Palomero
© @Bárbara Sánchez Palomero
By Escarlata Sánchez
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Ángela Ibáñez Castaño’nun yönettiği 'Grito, boda y sangre', sağır kültüründen beslenen iki genç oyuncunun hayal gücüyle Lorca’nın şiirsel evrenini buluşturuyor; görünmez engelleri, şiddeti ve kaybedilen düşleri sahneye taşıyor.

“Hüzünleri ve melankoliyi bir yana bırakın. Hayat naziktir, günleri azdır ve ondan yalnızca şimdi keyif almalıyız.” Federico García Lorca’nın bu sözleri, işaret dili ve sağır topluluğunun kültüründen yola çıkarak “Bodas de sangre”yi yeniden yorumlayan ve Madrid’deki Teatro María Guerrero’da sahnelenen “Grito, boda y sangre” adlı oyuna ilham veriyor.

REKLAM
REKLAM

Ángela Ibáñez Castaño, Centro Dramático Nacional’de bir yapımın başına geçen ilk sağır kadın yönetmen olarak, bu oyunu sağır topluluğunun dili ve kültüründen beslenen özgün bir sahneleme anlayışıyla kurguluyor.

“Grito, boda y sangre”, Lorca’nın “Bodas de sangre”sinden ve diğer eserlerinden esinleniyor. Başrollerde iki sağır oyuncu, Emma Vallejo ve Mari López yer alıyor. Yapım, farklı ayrımcılık ve şiddet biçimlerine karşı Lorca’nın ruhunu taşıyan güçlü bir çığlık niteliğinde ve izleyiciye, kaybedilen hayallerden daha trajik bir şey olmadığını hatırlatıyor.

'Yalnızca gizem yaşatır bizi'

İşitme engelli iki genç, sınıflarında yalnız kalır; çünkü sınıf arkadaşları erişilebilir olmayan bir tiyatro gösterisine gitmiştir. Bu yalnızlık anında gençler, “Biz tiyatroya gidemiyorsak, tiyatro bize gelsin” diyerek hayal güçlerinin kapılarını aralar.

Lorca’nın metinlerinden yola çıkan gençler, doğaçlamalarla kendi sahnelerini yaratmaya başlar. Oyun gibi başlayan bu süreç, sınıfın dönüştüğü ve şiirin can bulduğu düşsel bir yolculuğa dönüşür.

“Bodas de sangre”nin sembolik evreni içinde karakterler; arzuyu, kaybı, yarım kalan gençliğin trajedisini ve düşlerin ölümünü keşfeder. Yetişkinlerin dünyasında örnek alacak kimseler bulamamanın, kendilerine bir gelecek hayal edememenin acısını sahnede dile getirirler.

Bu düşsel yolculuk, izleyiciyi yaratımın gizeminin peşinden sürüklüyor. Görsel, şiirsel, iki dilli ve canlı müzik eşliğinde sahnelenen “Grito, boda y sangre”, tiyatronun durdurulamaz gücünü ve ister yüksek sesle ister işaret diliyle olsun, rüya kurma hakkını kutluyor.

Görünmez engelleri aşmak

Oyun, sağır topluluğunun karşılaştığı engelleri görünür kılıyor. Başkahramanlar, içselleştirdikleri bu görünmez sınırları aşmayı başarabilecek mi? “Grito, boda y sangre”, yalnızca Federico García Lorca’ya bir saygı duruşu değil; aynı zamanda bir arzu beyanı. Dilinin ve bakışının kenarda değil, merkezde olduğu bir dünyanın mümkün olduğuna inanan iki gencin sanattan yola çıkarak kurduğu bir hayal.

Bir yerde bir şey ilk kez yapıldığında bu bir emsal oluşturur
Ángela Ibáñez Castaño
Oyunun yönetmeni

Oyunun kahramanları, “Bodas de sangre”yi ve Lorca’nın diğer metinlerini sahneye taşırken hayal güçlerinin sınırlarını zorluyor. Tarih boyunca kendileri gibi susturulanların sesi olmuş şair Lorca’nın satırlarından yola çıkarak, hem kendilerini hem de dünyayı yeniden anlatıyorlar.

“Grito, boda y sangre”, sadece bir şaire adanmış bir saygı duruşu değil; aynı zamanda örnek alabilecek kimseler olmadan büyüyen iki gencin, gelişme imkânlarını, kültüre erişimlerini ve gelecekteki mutluluklarını tehdit eden gerçekliğe karşı bir başkaldırı manifestosu.

Şiddetin mağduru dört başkahraman

Eylem, Lorca’nın “Bodas de sangre” adlı eserinin sahnelenmesiyle birlikte hayal düzlemine taşınıyor; bu klasik metin, aşk, kıskançlık, ihanet ve baskı temaları etrafında şekilleniyor. Oyunun yönetmeni Ángela Ibáñez Castaño, “Bir yerde bir şey ilk kez yapıldığında bu bir emsal oluşturur” diyerek şunları söylüyor: “Umarım iyi gider ve başka sağır insanlar için de fırsatlar doğar. Umarım bu oyun bir dönüm noktası olur.”

Ancak “Grito, boda y sangre” yalnızca sağır bireylerin eşit koşullarda sanattan keyif alabilmesi için sahnelenen bir yapım değil. Castaño, oyunun işiten seyirciler üzerinde de iz bırakmasını amaçlıyor: “Sağır insanların dünyasının ve kültürünün seyirci için bir keşfe dönüşmesini, işaret dilinin ne kadar zengin ve ifade gücü yüksek olduğunu görmelerini istiyorum.”

Sahnedeki dört kadın başkahraman, yaşamlarını şekillendiren farklı şiddet biçimleriyle yüzleşiyor. Oyun yazarı Iker Azkoitia, bu karakterleri şöyle açıklıyor: “Anne, kocası ve oğlu öldürüldüğü için fiziksel şiddetin izlerini taşıyor. Gelin, daha yoksul bir aileden gelen bir erkekle evlenmesini engelleyen yapısal bir şiddetin baskısı altında. İki sağır genç söz konusu olduğunda ise, onların istemleri ve hayalleri doğrultusunda gelişmelerini engelleyen, normalleştirilmiş ve görünmez kılınmış bir şiddet biçimiyle karşı karşıyayız.”

Oyunun duyusal deneyimi

Sahnede işaret dili; visual vernacular, görsel şiir, işaretli dans, gölge oyunu ve kuklalar gibi farklı ifade biçimleriyle iç içe geçiyor.

Oyundaki 11 karakteri canlandıran oyuncular Mari López ve Emma Vallejo, bu çok katmanlı sahneleme biçiminin kendileri için ne anlama geldiğini şöyle anlatıyor: “Bunların hiçbirini daha önce yapmamıştık. Hem bunları sahnede uygulamak hem de aynı anda bu alanlarda kendimizi geliştirmek bizim için en büyük zorluktu,” diyor Mari López.

Müzik ise “Grito, boda y sangre”nin temel unsurlarından biri. Diego Illán ve Josete Ordóñez, sahnede iki oyuncuya eşlik ediyor ve oyunun özgün müziklerini canlı olarak seslendiriyor.

Erişilebilirliğe bağlılık

“Grito, boda y sangre”nin Teatro Dramático Nacional’deki prömiyeri, tiyatronun erişilebilirliğe yönelik kararlılığının bir yansıması niteliğinde. Bir kamu tiyatrosu olarak kurum, kültüre eşit koşullarda erişimi garanti etme sorumluluğunu üstleniyor ve erişilebilirliği ile kültürel yaşama katılımı temel haklar olarak tanımlayan yasal çerçeveyle uyum içinde hareket ediyor.

Amaç, engelleri kaldırarak daha açık, çeşitli ve paylaşılabilir bir kültürel deneyim sunmak; herkes için erişimi ve katılımı kolaylaştırmak. Bu çabanın bir parçası olarak, özellikle görme engelli izleyiciler için duyusal ve doğrudan bir deneyim sunan dokunsal turlar düzenleniyor.

Ayrıca farklı ihtiyaçlara yanıt verebilmek amacıyla çeşitli broşürler hazırlanmış durumda. Kolay okuma formatındaki broşür, zihinsel engelli kişilerin bilgileri daha iyi anlamasına yardımcı olurken, braille broşür erişilebilir dijital bir sürüme yönlendiren QR kodu içeriyor. Küçük adımlar bir araya geldiğinde, büyük farklar yaratıyor.

“Grito, boda y sangre”, Centro Dramático Nacional yapımı bir oyun olarak 23 Ocak – 1 Mart tarihleri arasında Teatro María Guerrero’nun Sala de la Princesa salonunda sahnelenecek.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Araştırma: Hava kirliliği Alzheimer riskini artırıyor

Yazarlardan 'boş' kitapla yapay zeka protestosu: 'Bu kitabı çalmayın'

'Amerikan Adaleti': Beyaz Saray, İran saldırılarını Hollywood klipleriyle meşrulaştırdı