33. İstanbul Caz Festivali, 30 Haziran–13 Temmuz tarihleri arasında, 200’e yakın sanatçının katılımıyla İstanbul’un farklı noktalarında müzikseverlerle buluşacak.
İstanbul’un ritmini, ilhamını ve özgür ruhunu 33 yıldır müzikle buluşturan İstanbul Caz Festivali, bu yıl da farklı kuşaklardan ve müzik türlerinden sanatçıları bir araya getiriyor.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen festival, şehrin değişken temposuna uyum sağlayan cazın doğaçlama ruhunu yeniden sahnelere taşıyor.
İKSV Genel Müdürü Yeşim Gürer Oymak konuşmasında, cazın özgürlük ve esneklik üzerine kurulu yapısının İstanbul’un kendine has dinamizmiyle örtüştüğünü vurguladı:
“İstanbul’da yaşamak da bir tür doğaçlamadır. Tıpkı caz gibi, yetenek ve esneklik ister.”
Festival, 33 yıldır caz, rock, soul, funk ve dünya müziğinin önde gelen isimlerini şehrin dokusunu yansıtan özgür mekânlarda müzikseverlerle buluşturuyor. İKSV bu yıl da Parklarda Caz konserleriyle müziği geniş kitlelere ulaştırmayı, Genç Caz+ programıyla ise genç müzisyenlere sahne olanağı sunmayı sürdürüyor. Ayrıca İKSV Genç Sanatçı Fonu sayesinde yerli caz müzisyenlerinin uluslararası etkinliklerde yer alması destekleniyor.
Festivalin 29 yıldır ana sponsoru olan Garanti BBVA’nın Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşçı Firuzbay, bu iş birliğinin sadece bir sponsorluk değil, kültür ve sanatla kurulan samimi bir bağ olduğunu ifade etti:
“İstanbul Caz Festivali, bu şehrin ritmini, ilhamını ve duygusunu taşıyan bir kültür mirası. Genç yeteneklere alan açmak ve sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmak bizim için çok kıymetli.”
Bu yıl festivalde, dünya cazının efsanevi isimleri Marcus Miller, Robert Glasper gibi sanatçıların yanı sıra genç müzisyenler de sahne alacak.
İstanbul Caz Festivali, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, kamu kurumları, özel kuruluşlar ve Lale Kart üyelerinin katkılarıyla bu yıl da müziğin birleştirici gücünü İstanbul’un sokaklarına taşımaya hazırlanıyor.
14 günde 30’a yakın konser
30 Haziran’da başlayacak festival, 13 Temmuz’a kadar sürecek 14 günlük maraton boyunca 30’a yakın konserle müzikseverlere unutulmaz anlar yaşatacak. Festival kapsamında yaklaşık 200 yerli ve yabancı sanatçı İstanbul’un farklı noktalarında sahne alacak. Açılış konseri, efsanevi Miles Davis’in ruhunu selamlayan “We Want Miles” projesiyle Marcus Miller ve ekibine emanet olacak.
Festivalin ilk üç günü, geleneğe dönüşen Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu konserleriyle başlayacak. Ardından 1 Temmuz’da soul ve R&B tınılarını Latin ritimleriyle harmanlayan Thee Secret Souls, 2 Temmuz’da ise folk ve country köklerine dönen "Robert Plant with Saving Grace and Suzi Dian" projesi sahne alacak.