ABD’li araştırmacıların 2025'ten bu yana Durupınar Formasyonu çevresinde yürüttüğü çalışmada, yer altını tarayan radar teknolojisiyle bazı tünel benzeri yapılar tespit edildiği öne sürüldü.
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki Durupınar Formasyonu çevresinde yürütülen son araştırmalar, uzun yıllardır tartışılan “Nuh’un Gemisi burada olabilir mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
ABD’li araştırmacıların 2025'ten beri yürüttüğü çalışmada, yer altını tarayan radar teknolojisiyle bazı tünel benzeri yapılar tespit edildiği öne sürüldü.
Büyük Ağrı Dağı zirvesinin (Atatürk zirvesi diye de biliniyor) 29 kilometre güneyinde yer alan 164 metre yüksekliğindekindeki Durupınar sahasının şekli ilginç şekilde bir gemiyi andırıyor.
Bu durum, İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi semavi dinlerde yer alan Nuh Tufanı rivayetinde Hz. Nuh'un inşa ettiği geminin kalıntılarının bu sahada yer aldığına inanılmasına yol açıyor.
İlk olarak 1948'de tanımlanan saha, 1970'lerin sonunda kendini amatör arkeolog olarak tanıtan Ron Wyatt'ın dikkatini çekmişti. Wyatt, buranın Nuh'un Gemisi'nin karaya oturduğu yer olduğunu iddia edince bu düşünce hızla yayıldı.
Geçen yıl Wyatt ve ekibi bu düşünceyi kanıtlama amacıyla radarlarla bölgeyi taramaya koyulmuştu
Radar taramalarında 'koridorlar' iddiası
Kendini bağımsız bir araştırmacı olarak tanıtan ve projede çalışan Andrew Jones, yer radarı kullanarak yaptığı incelemelerde yer altında birbirine bağlanan “koridorlar” keşfettiklerini iddia edince proje yeniden gündeme geldi.
GB News'e konuşan Jones, bu yapıların ortada boş bir odaya, yani “atrium” olarak adlandırdığı bir alana açıldığını savunuyor.
Araştırma ekibine göre bu yapı, Tevrat’taki anlatımlarda geçen ve geminin üç katlı iç bölmelerden oluştuğunu belirten tarifle örtüşebilir. Ayrıca kızılötesi termografi gibi yöntemlerle yapılan ölçümlerin de toprak altında gemi benzeri bir yapıya işaret ettiği öne sürülüyor.
1948’de ortaya çıkan gizemli yapı
Ağrı Dağı’nın yaklaşık 30 kilometre güneyinde yer alan Durupınar Formasyonu, modern dünyada ilk kez 1948 yılında yoğun yağış ve depremler sonrası fark edildi.
Kutsal metinlerde Nuh’un Gemisi’nin tufan sonrası “Ağrı Dağları”na oturduğu ifade ediliyor. Bu nedenle bölgedeki gemi şeklini andıran jeolojik oluşum uzun süredir amatör araştırmacıların ilgisini çekiyor.
Tevrat’ta geminin uzunluğunun yaklaşık 300 arşın (yaklaşık 157 metre) olduğu belirtiliyor. Durupınar Formasyonu’nun boyutlarının bu ölçülere kabaca yakın olduğu iddiaları da tartışmayı besleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Araştırma ekibi, 2024 yılında bölgeden 88 farklı toprak örneği topladıklarını ve analizlerde yüksek potasyum seviyelerine rastladıklarını açıkladı. Bu durumun, geçmişte büyük miktarda ahşabın çürümesiyle ilişkili olabileceği öne sürülüyor.
Son röportajında Jones, yüzeyin yaklaşık 6 metre altına kadar uzanan açısal yapıların tespit edildiğini ve bunların güverte altındaki odalara işaret edebileceğini savunuyor. Ayrıca formasyonun iç kısmında yetişen bitkilerin dışarıya göre farklı renkte olması da ekip tarafından “İnsan yapımı olabilir” şeklinde yorumlanıyor.
Bilim dünyası temkinli
Ancak bu iddialar bilim dünyasında genel kabul görmüş değil. Pek çok jeolog, Durupınar Formasyonu’nun tamamen doğal süreçlerle oluşmuş bir jeolojik yapı olduğunu savunuyor. Özellikle heyelanlar ve çamur akıntılarının bu tür şekiller oluşturabileceği belirtiliyor.
Öte yandan araştırma ekibi, bir sonraki aşamada sondaj yaparak daha derin örnekler almayı ve mümkünse yapının içine kamera yerleştirmeyi hedefliyor.