Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Mısır'da bulunan çene kemiği insanın kökenine dair hikayeyi değiştirebilir

Arşiv görüntüsü.
Arşiv görüntüsü. ©  Unsplash
© Unsplash
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Bulgular, kuyruksuz maymunların erken evriminin sanıldığından daha kuzeyde gerçekleşmiş olabileceğine işaret ediyor.

Mısır'ın kuzeyindeki bir çölde bulunan 17-18 milyon yıllık çene kemiği fosili, kuyruksuz maymunların evrimine ilişkin yerleşik görüşleri sarsabilecek yeni kanıtlar ortaya koydu.

REKLAM
REKLAM

Kuyruksuz maymunlar (şempanze, goril, orangutan ve bonobo) ile insanlar, evrimsel süreçte milyonlarca yıl önce yaşamış ortak bir atayı paylaşıyor. İnsanlar bu grubun yaşayan modern bir üyesi olarak kabul ediliyor. Bu yüzden söz konusu çene kemiği insanın evrimsel tarihine de ışık tutabilir.

Araştırmacılar, daha önce bilinmeyen bir türe ait olduğunu belirledikleri fosili "Masripithecus moghraensis" adıyla tanımladı.

Science dergisinde yayımlanan bulgular, kuyruksuz maymunların erken evriminin sanıldığından daha kuzeyde gerçekleşmiş olabileceğine işaret ediyor.

Kuzey Afrika'da bulunan ilk kesin kuyruksuz maymun fosili

Araştırma, Mansoura ve Güney Kaliforniya üniversitelerinden bilim insanları tarafından yürütüldü.

Fosil, Mısır'ın kuzeyindeki Wadi Moghra bölgesinde bulundu.

Araştırmacılara göre bu çene kemiği, Kuzey Afrika'da şimdiye kadar keşfedilmiş ilk kesin kuyruksuz maymun fosili olma özelliğini taşıyor.

Yaklaşık 17 ila 18 milyon yıl öncesine tarihlenen fosil, erken dönem kuyruksuz maymunların Avrupa ve Asya'ya yayılmasından en az bir milyon yıl daha eski.

Bu da onların evrimsel tarihinin yalnızca Doğu Afrika ile sınırlı olmayabileceğini düşündürüyor.

Dişleri sıra dışı bir beslenme düzenine işaret ediyor

Bulunan alt çene kemiği, daha önce bilinen türlerden farklı özellikler taşıyor. Buna göre, "Masripithecus" büyük köpek dişlerine ve iri küçük azı dişlerine sahipti. Azı dişlerinin yüzeyi ise yuvarlak ve pürüzlü yapıdaydı. Ayrıca oldukça güçlü bir çene yapısı bulunuyordu.

Araştırmacılar, bu özelliklerin hayvanın ağırlıklı olarak meyvelerle beslendiğini ancak gerektiğinde sert kabuklu yemişler ve tohumlar gibi daha dayanıklı besinleri de tüketebildiğini gösterdiğini belirtiyor.

Bu esnek beslenme stratejisinin, iklim koşullarının giderek daha mevsimsel hale geldiği Kuzey Afrika ortamında önemli bir avantaj sağlamış olabileceği düşünülüyor.

Soy ağacında özel bir yere sahip olabilir

Bilim insanlarına göre keşfin en önemli yönü yalnızca yeni bir tür bulunması değil.

Araştırma ekibi, fosilin anatomik özelliklerini jeolojik veriler ve günümüzde yaşayan maymun türlerinden elde edilen genetik bilgilerle birlikte değerlendirdi.

Sonuçlar, "Masripithecus"un modern kuyruksuz maymunlara giden evrimsel çizgiye, Erken Miyosen döneminden bilinen diğer türlerden daha yakın olabileceğini gösterdi.

Bu nedenle tür, günümüzde yaşayan büyük maymunların ve insanların uzak akrabalarının evrimsel geçmişini anlamada önemli bir eksik halkayı temsil ediyor olabilir.

Maymunların kökeni için yeni bir coğrafi merkez önerisi

Bugüne kadar Doğu Afrika, kuyruksuz maymunların ortaya çıktığı temel bölge olarak kabul ediliyordu. Ancak yeni bulgular, Kuzey Afrika'nın da bu süreçte önemli bir rol oynamış olabileceğini ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, keşfin aynı zamanda milyonlarca yıl önceki kıtasal hareketlere de ışık tuttuğunu belirtiyor.

Erken Miyosen döneminde Afrika ve Arabistan levhaları Asya'ya doğru yaklaşıyordu. Deniz seviyelerinin düştüğü dönemlerde Kuzey Afrika ile Orta Doğu arasında canlıların geçişine izin veren doğal koridorlar oluşuyordu.

Araştırma ekibi, bu bölgenin günümüzde yaşayan kuyruksuz maymunların erken evriminde kritik bir geçiş alanı görevi görmüş olabileceğini düşünüyor.

Bu senaryoya göre Doğu Afrika, kuyruksuz maymun evriminin tek merkezi olmaktan ziyade daha geniş bir coğrafi ağın parçası olabilir.

Yeni keşiflerin önü açılabilir

Araştırmacılar bölgede saha çalışmalarının devam ettiğini ve gelecekte daha fazla fosil bulunabileceğini düşünüyor.

Bilim insanlarına göre bu keşif, evrim tarihinin önemli bölümlerinin hâlâ yeterince araştırılmamış bölgelerde gizli olabileceğini ve insanın kökenine ilişkin hikayenin henüz tamamlanmadığını gösteriyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Akreplerin 'metal silahları' ortaya çıktı: Evrimsel bir tasarım

Kişiye özel genetik veriler, hedeflenmiş eksozom tedavisi ile Japonya sağlıkta devrim yaratıyor

İtalya'da boz ayılar insanlarla yakın etkileşim sonucu evrimleşti