Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Borusan Contemporary’de 'Perili': Yapay zeka çağında görüntü ve gerçeklik

"Perili"
"Perili" ©  Borusan Contemporary
© Borusan Contemporary
By Buse Keskin
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Sergi, teknolojinin ötesinde insanın değişen konumuna ve görme biçimlerine odaklanıyor.

Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan seçilen eserleri bir araya getiren “Perili” sergisi, yapay zeka, algoritmalar, veri teknolojileri ve dijital kültürün görüntüleri üretme ve algılama biçimlerimiz üzerindeki etkisini araştırıyor.

REKLAM
REKLAM

Dr. Kumru Eren’in küratörlüğündeki sergi, 19 Eylül 2026’dan 15 Ağustos 2027’ye kadar Borusan Contemporary’nin Perili Köşk’teki mekânında ziyaret edilebilecek.

“Perili”, teknolojiyi yalnızca bir araç olarak ele almak yerine, insanın değişen konumuna ve görme biçimlerine odaklanıyor. Sergide farklı dönemlere ve medyumlara ait eserler bir araya getirilerek görüntülerin nasıl üretildiğinin yanı sıra bu görüntülerin arkasında çalışan görünmez sistemler de tartışmaya açılıyor.

Seçkide Rafael Lozano-Hemmer, Memo Akten, teamLab, Quayola, Zimoun, DRIFT, Marco Brambilla ve Daniel Canogar’ın çalışmalarının yanı sıra Kemal Önsoy’un erken dönem eserleri de yer alıyor.

"Perili" T.S. Eliot'ın "Dört Kuartet"i ile Jacques Derrida'nın "hauntology" kavramından hareketle Perili Köşk'ü dijital çağın yeni bilinmezleriyle dolu bir mekana dönüştürüyor.

Görüntüyü algoritmalar üretiyor

Sergide teknoloji, doğa ve izleyici arasındaki ilişki farklı sanatçıların çalışmaları üzerinden ele alınıyor.

Memo Akten’in “Dalgalar 2.0: Toprak” (2023) adlı çalışması, yerkabuğundaki uzun zaman dilimlerine yayılan jeolojik hareketleri algoritmalar aracılığıyla görselleştiriyor. Rafael Lozano-Hemmer ise robotik sistemler, sensörler, ışık ve gözetim teknolojilerini kullanarak izleyiciyi eserlerin bir parçası haline getiriyor.

Quayola’nın “Akşamın Etkileri” (2022) adlı çalışmasında çiçek görüntüleri veri setlerine dönüştürülerek resimsel olanla algoritmik görüntü bir araya getiriliyor. teamLab’ın dijital şelalesi de doğa, görüntü ve hesaplama arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

Zimoun, gündelik ve endüstriyel malzemelerden oluşturduğu mekanik düzeneklerle mekân ve hareket ilişkisini araştırırken, DRIFT’in “Kodlanmış Doğa 1” (2022) adlı çalışması kuş sürülerinin kolektif davranışlarından hareket ediyor ve izleyicinin varlığına tepki veren bir sistem oluşturuyor.

Marco Brambilla’nın “Cennetin Kapısı” (2021) adlı video çalışması Hollywood imgelerini kesintisiz bir dijital akışta bir araya getirerek kolektif görsel hafızaya bakıyor. Daniel Canogar’ın “250 K” (2011) adlı eseri ise geri dönüştürülmüş bakır kabloları hareketli görüntülerin yüzeyine dönüştürüyor.

Kemal Önsoy’un katmanlı çizimleri ise figürasyon ile soyutlama arasında hareket ederek geçmiş, bugün ve gelecek arasındaki ilişkiyi sorguluyor.

'Perili Köşk'ün belleği serginin parçası

Serginin adı, Borusan Contemporary’nin 2011’den bu yana faaliyet gösterdiği tarihî Perili Köşk’ten geliyor. Yusuf Ziya Paşa Köşkü’nün inşası Birinci Dünya Savaşı sırasında yarım kalmış, tamamlanamayan üst katları nedeniyle yapı zamanla “Perili Köşk” olarak anılmaya başlanmıştı.

Sergi, yapının tarihî belleğini günümüzde hayatı şekillendiren yapay zeka, veri ve algoritmaların yarattığı belirsizliklerle ilişkilendiriyor. Böylece “perili” kavramı, geçmişin hayaletlerinden ziyade insanın doğrudan görmediği ancak gündelik yaşamını etkileyen teknolojik sistemlere gönderme yapan bir metafora dönüşüyor.

Küratör Dr. Kumru Eren, serginin teknolojiyi merkeze almak yerine “insanın değişen konumu ve görme biçimlerini yeniden düşünmek” üzerine kurulduğunu belirtiyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Boubon’dan Kopenhag’a: Türkiye-Danimarka kültür iş birliği büyüyor

Lin Fanglu’nun 'She’s Bestowed Love' eseri The Peninsula Istanbul'da

Borusan Contemporary’de 'Perili': Yapay zeka çağında görüntü ve gerçeklik