Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Venezuela krizi: AB demokratik geçiş çağrısı yapıyor, Trump petrol istiyor

Corina Machado ve Edmundo Gonzalez Venezuela'nın 2024 başkanlık seçimleri sırasında.
Corina Machado ve Edmundo Gonzalez Venezuela'nın 2024 başkanlık seçimleri sırasında. ©  Cristian Hernandez/Copyright 2024 The AP. All rights reserved
© Cristian Hernandez/Copyright 2024 The AP. All rights reserved
By Jorge Liboreiro
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

ABD’nin Karakas’taki operasyonunun ardından Washington, Brüksel ve Avrupa başkentlerinden gelen açıklamalar, Atlantik’in iki yakası arasında derin bir görüş ayrılığını ortaya koydu.

Avrupa Komisyonu, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun görevden uzaklaştırılmasını, Maduro’nun halefi Delcy Rodriguez tarafından değil, Venezuela halkı tarafından yönlendirilmesi gereken bir “demokratik geçiş için fırsat” olarak çerçeveledi.

Bu yaklaşım, cumartesi günü gerçekleştirilen askeri müdahalenin ardından Venezuela’nın değerli petrol rezervlerine “tam erişim” istediğini ve ülkenin “kontrolünün kendisinde olduğunu” söyleyen ABD Başkanı Donald Trump ile Avrupa Birliği’ni (AB) karşı karşıya getiriyor.

Trump ayrıca Rodriguez’e, ABD’nin taleplerine boyun eğmesi çağrısında bulunarak, aksi takdirde “çok büyük bir bedel” ödeyeceğini söyledi.

Başlangıçta ABD’yi Venezuela’yı yasa dışı biçimde işgal etmekle suçlayan Rodriguez ise daha sonra kamuoyundaki tutumunu yumuşattı ve Beyaz Saray’a, “ortak kalkınmaya odaklı, iş birliğine dayalı bir gündem üzerinde birlikte çalışmak” üzere bir “davet” iletti.

Avrupa Komisyonu, pazartesi günü Rodriguez’i meşru bir devlet başkanı olarak tanımayacağını açıkladı. Komisyon, tutanaklara göre muhalefet lideri Edmundo Gonzalez’in açık farkla kazandığı 2024 başkanlık seçimlerine dikkat çekti. Gonzalez, Trump’ın halef olarak ihtimal dışı bıraktığı Nobel Barış Ödüllü Maria Corina Machado tarafından desteklenmişti.

Hem Gonzalez hem de Machado halihazırda sürgünde yaşıyor.

Avrupa Komisyonu’nun baş sözcüsü Paula Pinho, pazartesi öğleden sonra yaptığı açıklamada, “Nicolás Maduro’nun demokratik yollarla seçilmiş bir lider olma meşruiyetine sahip olmadığını hatırlatmakta fayda var. Bu nedenle hafta sonu yaşananlar, Venezuela halkının öncülük edeceği bir demokratik geçiş için fırsat sunmaktadır,” dedi.

Pinho, “Aynı bağlamda, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’na uyulması gerektiğini de hatırlatıyoruz,” diye ekledi.

Gazetecilerin soruları karşısında Pinho, birçok hukukçu ve siyaset gözlemcisinin devlet egemenliğine saldırı olarak nitelediği ABD müdahalesinin hukuki niteliği konusunda tavır almaktan kaçındı. Bunun yerine, Venezuela’da demokratik olarak seçilmiş olanların ülkeyi fiilen yönetme “olasılığına” dikkat çekti; bu, Gonzalez ve Machado’ya açık bir göndermeydi.

Pinho, “Bu, dünyadaki her halk için olduğu gibi, Venezuela halkının ülkeyi yönetmesine ilişkin bir meseledir” dedi. “Hangi ülkeden söz edersek edelim.”

Sınırlı kınama

Bu açıklama, Maduro yönetiminin gayrimeşruluğuna ve onun devrilmesinin sunduğu demokratik potansiyele odaklanan AB liderlerinin çoğunun benimsediği çizgiyi yansıtıyor.

Şu ana kadar ABD’nin eylemlerine en sert tepkiyi veren isim İspanya Başbakanı Pedro Sanchez oldu. Sanchez, müdahaleyi uluslararası hukukun ihlali ve “son derece tehlikeli bir emsal” olarak nitelendirdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, Washington’un Venezuela liderini devirmek için seçtiği “yöntemi” onaylamadığını belirtti.

Macron, sözcüsüne göre bakanlar kuruluna hitabında, “Fransa halk egemenliğini destekler ve bu halk egemenliği 2024’te ifade edilmiştir,” dedi. “Bir geçiş olacaksa, 2024’ün kazananı merkezi bir rol oynamalıdır.”

Avrupa başkentlerinden gelen kamuoyu açıklamaları, Atlantik’in iki yakası arasındaki derin ayrılığı gözler önüne serdi.

Askeri operasyonun ardından Trump, ABD’nin Venezuela’yı “yöneteceğini” ve iradesini ülkeye dayatacağını defalarca dile getirdi, olası bir demokratik geçişin üzerinde ise fazla durmadı. Trump cumartesi günü, Machado’nun devlet başkanı olabilmek için Venezuela halkı nezdinde gerekli “destek” ve “saygıya” sahip olmadığını söyledi.

Washington Post daha sonra, Machado’nun Nobel Barış Ödülü’nü kabul etmesinin, ödülü kendisi için kamuoyu önünde talep eden Trump’ı rahatsız ettiğini yazdı.

Trump, Florida’dan dönüş yolunda gazetecilere, Rodriguez’i kastederek “Yemin ederek göreve gelen kişilerle muhatabız,” dedi.

Rodriguez hükümetinden beklentileri sorulduğunda ise Trump, asıl hedefinin dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip Venezuela’nın kaynaklarını kullanmak olduğunu açıkça ortaya koydu.

“Tam erişime ihtiyacımız var,” dedi. “Petrole ve ülkelerini yeniden inşa etmemizi sağlayacak diğer şeylere erişmemiz gerekiyor.”

Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya göre ABD’nin kontrolü, sahada asker konuşlandırmak yerine, Venezuela’nın petrol ihracatına yönelik askeri bir “karantina” yoluyla sağlanacak.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İspanya ve beş Latin Amerika ülkesinden ABD’ye Venezuela tepkisi

AB’den Venezuela için itidal çağrısı: Uluslararası hukuk vurgusu

AB-Ürdün arasında ilk zirve: Beklentiler neler?