AB üyesi ülkelerin cuma günü Mercosur anlaşmasının imzalanmasına yeşil ışık yakması, Avrupa ve Latin Amerika genelinde 700 milyondan fazla insanı kapsayan geniş bir ticaret bloğunun önünü açtı. Fransa ise tutumunu sürdürerek, Avrupa Parlamentosu’nda anlaşmaya karşı mücadeleye devam etmeyi planlıyor.
AB üyesi ülkelerin nitelikli çoğunluğu, Mercosur anlaşmasına cuma günü destek verdi. Böylece Avrupa Komisyonu ile Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’dan oluşan Latin Amerika ülkeleri grubu arasında yirmi yılı aşkın süredir devam eden zorlu müzakereler ve AB içindeki yıllara yayılan bölünmeler sona ermiş oldu.
Euronews’e konuşan ve konuya aşina diplomatlara göre Fransa, Polonya, Avusturya, Macaristan ve İrlanda anlaşmaya karşı oy kullanırken, Belçika çekimser kaldı.
Karar, engelleyici bir azınlık oluşturmak için yoğun çaba harcayan Fransa açısından bir darbe olarak değerlendiriliyor.
Üye ülkelerin desteği, Mercosur’dan yapılacak ithalatın AB piyasasında ciddi bozulmalara yol açmasını önlemek amacıyla daha sıkı izleme öngören bir koruma mekanizmasının kabul edilmesinin ardından geldi.
Ursula von der Leyen tarafından Aralık 2024’te sonuçlandırılan anlaşma, 700 milyondan fazla insanı kapsayan bir serbest ticaret alanı oluşturmayı hedefliyor.
Anlaşmayla Avrupalı şirketler, Latin Amerika’da halihazırda faaliyet gösteren yaklaşık 30 bin AB firmasının bulunduğu 280 milyonluk bir pazara daha geniş erişim elde edecek.
Almanya ve İspanya’nın öncülük ettiği destekçi ülkeler, anlaşmanın yeni pazarlara erişimi artıracağını savunurken, Fransa’nın liderliğindeki muhalifler ise bunun AB’li çiftçileri Latin Amerika’dan gelen tarım ürünleri karşısında haksız rekabete maruz bırakacağı uyarısında bulundu.
Oylamanın, cuma günü saat 17.00’ye (TSİ 19:00) kadar yazılı bir belgeyle resmiyet kazanması bekleniyor.
Metinde değişiklik yapılması ihtimali bulunsa da, bu olasılığın düşük olduğu ve oylamanın anlaşmanın imzalanacağını gösterdiği, geriye kalan sürecin büyük ölçüde bir formaliteden ibaret olduğu belirtiliyor.
Çiftçiler karşı çıkıyor
AB’li çiftçilerin anlaşmaya yönelik tepkisi sert oldu. Anlaşma yürürlüğe girdikten sonra çoğu üründe gümrük vergilerinin kademeli olarak kaldırılması öngörülürken, sığır eti, kümes hayvanları ve şeker gibi rekabete duyarlı tarım ürünlerini korumak amacıyla kota uygulamaları yürürlükte kalacak.
Birçok üye ülke anlaşmaya yıllardır karşı çıkıyor. 2019 yılında hazırlanan taslak metin, çevresel ve tarımsal kaygıları gerekçe gösteren Fransa’nın öncülüğünde bazı hükümetler tarafından engellenmişti.
Son aylarda Avrupa Komisyonu, çiftçilerin tepkisini yumuşatmak ve özellikle İtalya’nın kritik desteğini güvence altına almak amacıyla bazı tavizler ekledi.
Bu kapsamda 2028’den itibaren Ortak Tarım Politikası (CAP) kapsamında sağlanacak 45 milyar euroluk fonlara erken erişim ve gübreler için AB’nin karbon sınır vergisinin dondurulması gibi adımlar öne çıktı.
Çevresel endişeleri gidermek için müzakereciler ayrıca 2016 Paris İklim Anlaşması’na uyumu anlaşmanın “temel unsuru” haline getirdi. Taahhütlerin ihlali durumunda anlaşmanın kısmen ya da tamamen askıya alınmasının önü açıldı.
Buna rağmen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, perşembe gecesi X platformunda yaptığı açıklamada Fransa’nın anlaşmaya “hayır” oyu vereceğini duyurdu.
Cuma günü yapılan oylama, AB’nin anlaşmayı imzalamasının önünü açarken, Ursula von der Leyen’in yakın zamanda Latin Amerika’ya gitmesi bekleniyor. Ancak AB’nin anlaşmayı sonuçlandırma süreci, Avrupa Parlamentosu’nun onayını da gerektiriyor.
Perşembe gecesi geç saatlerde Renew grubunun Fransız delegasyonu, Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı’nın, anlaşmanın Parlamento oylaması olmadan geçici olarak uygulanmasına imkân tanıyan bir hukuki manevra yaptığını öne sürdü.
Fransız muhalifler ise şimdi anlaşmayı Avrupa Parlamentosun’da engellemeye odaklanmış durumda.