Macaristan'ın ana muhalefet partisi, ulusal çıkarların Brüksel uzlaşısından önemli olduğunu savunarak AB ana akımına karşı duruyor.
Macaristan'ın ana muhalefet partisi Tisza, Avrupa Parlamentosu'ndaki çatı grubu Avrupa Halk Partisi (EPP) ile bir ay içinde üçüncü kez ters düştü.
Tisza milletvekilleri, AB'nin Mercosur ticaret anlaşmasına ilişkin güvenceleri içeren karar tasarısına ret oyu vererek grup disiplinine aykırı hareket etti.
Parti heyeti, salı günü yaptığı açıklamada bu kararın "Macar çiftçileri korumak amacıyla" alındığını duyurdu. Strazburg'daki oylamanın ardından yapılan açıklamada partinin duruşu şu ifadelerle aktarıldı: "Tisza, Brüksel'deki ana akıma karşı gelmek anlamına gelse bile Macar çiftçilerin yanındadır."
Tisza Partisi daha önce de ocak ayında Mercosur anlaşmasının Avrupa Adalet Divanı'na taşınmasını desteklemiş ve aşırı sağın başlattığı gensoru önergesinde, Ursula von der Leyen'e destek oylamasına katılmamıştı.
Bu hamlelerin ardından siyasi grup, Tisza'nın yedi milletvekiline yaptırım uygulayarak önümüzdeki altı ay boyunca genel kurul oturumlarında konuşma yapmalarını yasakladı.
Parti yönetimi ise yaptırımları kabul ettiklerini belirterek, Macar çıkarlarının Brüksel'deki herhangi bir uzlaşıdan daha önemli olduğunu vurguladı.
Euronews’e konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen bir EPP yetkilisi, Tisza Partisi’nin Manfred Weber ya da Ursula von der Leyen ile anılmak istememesinin kaygı verici olduğunu söyledi.
Aynı kaynak ayrıca, EPP Grubu Ukrayna'nın AB'ye hızlı katılımını desteklerken, Tisza'nın bu sürece mesafeli durmasının ve iktidara gelmeleri halinde konuyu referanduma götürme vaadinin grup içinde rahatsızlık yarattığını belirtti.
Peter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi, 12 Nisan'da yapılacak seçimlerde Viktor Orban'ın milliyetçi hükümetini devirmeyi hedefliyor ve anketlerde önde görünüyor.
Orban hükümeti ise muhalefetin olası zaferinin Macaristan'ın egemenliğine zarar vereceğini iddia ediyor. Orban sık sık Magyar'ın AB liderlerine, özellikle de Komisyon Başkanı von der Leyen ve EPP Başkanı Weber'e boyun eğdiğini öne sürüyor.
Strazburg'da düzenlenen basın toplantısında konuşan EPP Başkanı Manfred Weber, Macaristan'daki kampanya süreçleriyle arasına mesafe koydu. Weber, kendisinin neden bu kadar öne çıkarıldığını sorgulayarak şunları söyledi:
"Seçimlerin benimle bir ilgisi yok. Geleceği hakkında karar verecek olan sadece Macaristan'dır. Oradaki tartışmalara baktığımda, Tisza Partisi'nin vatandaşların günlük yaşamına ve masadaki somut sorunlara odaklandığını görüyorum."
Brüksel Freedom Hub kurucu ortağı Roland Freudenstein, Orban hükümetinin merkez sağ EPP'yi "Macaristan karşıtı bir güç" olarak göstermeye devam ettiği sürece Tisza'nın zor bir konumda kalacağını belirtti. Freudenstein, partinin seçim stratejisini şu sözlerle değerlendirdi:
"Tisza sürekli olarak vatan haini olduğu suçlamasına karşı kendini savunmak zorunda. Bu bağlamda, diğer ulusal delegasyonlar gibi onların da zaman zaman EPP ile ters düşmelerinin anlayışla karşılanacağını düşünüyorum."
Freudenstein, nisan ayında düzenlenecek seçimlerden önce Tisza'nın Ukrayna ile ilgili herhangi bir açıklama yapmayacağının herkes tarafından anlaşıldığını, ancak seçim sonrasında yeni bir sürecin başlayacağını ifade etti.
Macar siyasi analist Szabolcs Dull da Tisza'nın tüm kararlarını iç siyasete göre şekillendirdiğini ve EPP'nin seçime kadar bu yaklaşımı görmezden geleceğini belirtti.