İngiltere Ticaret Bakanı Peter Kyle, AB'nin yeni sanayi stratejisinde Londra'nın dışarıda kalmaması için Brüksel'de temaslarda bulunuyor. İngiltere, ekonomik güvenlik için "Avrupa'nın birleşmesi" gerektiğini savunuyor.
İngiltere İş ve Ticaret Bakanı Peter Kyle, Londra ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki bağları güçlendirmek ve hazırlanmakta olan Avrupa Tercih Sistemi'ne İngiltere'nin de dahil edilmesini sağlamak amacıyla Brüksel'de üst düzey temaslarda bulunuyor.
Savunma sanayisine yönelik kredi programlarına katılım konusunda daha önce uzlaşma sağlayamayan Londra yönetimi, şimdi sanayi ürünlerinde "Avrupa Malı" statüsünü elde etmek için diplomatik bir taarruz başlattı.
Bakan Kyle, AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Avrupa kıtasında ekonomik güvenlik konusunda ortak bir zorlukla karşı karşıyayız. Artan küresel ekonomik gerilimler karşısında dayanıklılık inşa etmek için Avrupa kıtası bir araya gelmelidir," dedi.
Londra, Brüksel'in "Avrupa Malı" ürünleri önceleme hamlesinin İngiltere'yi kamu ihalelerinden ve devlet yardımlarından dışlamasından endişe ediyor.
İngiliz yetkililer, AB ve İngiltere ekonomilerinin katı bir ayrımı kaldıramayacak kadar birbirine geçtiğini savunuyor.
AB içinde ise bu konuda görüş ayrılıkları yaşanıyor. Fransa, bu ayrıcalığın sadece Avrupa Ekonomik Alanı üyeleriyle sınırlı kalmasını isterken; Baltık ve İskandinav ülkeleri ile Almanya, inovasyonun engellenmemesi için güvenilir ticaret ortaklarını da kapsayan daha geniş bir tanım yapılmasını talep ediyor.
İngiltere'nin bu talepleri, geçmişteki başarısız müzakerelerin gölgesinde gerçekleşiyor.
Londra, daha önce AB'nin 150 milyar euro değerindeki SAFE savunma kredisi programına dahil olmak istemiş ancak mali katkı payı konusundaki büyük uçurum nedeniyle görüşmeler çökmüştü.
AB'nin 2 milyar euro civarındaki katkı talebine karşılık İngiltere'nin sadece 100 milyon euro teklif etmesi, anlaşmanın önündeki en büyük engel olarak kalmaya devam ediyor.
Başbakan Keir Starmer, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, "İster SAFE ister diğer girişimler olsun, kelimenin en geniş anlamıyla Avrupa'nın, yani AB ve diğer Avrupa ülkelerinin daha yakın çalışması mantıklıdır," demişti.
Starmer hükümeti bir yandan iç siyasette Nigel Farage liderliğindeki Reform UK partisinin baskısını hissederken, diğer yandan kamuoyunun değişen Brexit algısıyla karşı karşıya.
Son anketler İngiliz halkının yüzde 58'inin AB'den ayrılmayı "hata" olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Ancak Brüksel, İngiltere’nin malların, hizmetlerin, sermayenin ve kişilerin serbest dolaşımını kapsayan dört temel özgürlüğü kabul etmeden Tek Pazar’dan ayrıcalıklı şekilde yararlanamayacağı yönündeki net tutumunu koruyor.