ABD Başkanı Donald Trump’a meydan okuyan ve Washington ile girdiği bilek güreşinde geri adım atmayan İspanya Başbakanı, iki yönlü bir stratejiyi konsolide ediyor.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Donald Trump ile karşı karşıya gelerek ülkesinde "savaşa hayır" hareketini yeniden canlandırıyor.
Sanchez, kendisini solun küresel lideri konumuna taşıyacak zamanı beklerken, bu strateji güvenlikten ekonomiye kadar pek çok alanda ciddi riskleri de beraberinde getiriyor.
Fakat Pedro Sanchez ne yaptığını gayet iyi biliyor.
ABD Başkanı Donald Trump’a meydan okuyan ve Washington ile girdiği bilek güreşinde geri adım atmayan İspanya Başbakanı, iki yönlü bir stratejiyi konsolide ediyor.
Sanchez bu hamlesiyle, MAGA (Amerika'yı Yeniden Harika Yap) siyasetinin etkisiyle sağa kayan küresel konjonktürde, Avrupa'da zemin kaybeden solun en güçlü ve son temsilcilerinden biri olarak imajını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Diplomatik izolasyon ve ticaret savaşı riski
İspanya Başbakanı'nın bu cesur stratejisi, ülkesini Avrupa genelindeki uzlaşıdan kopararak diplomatik olarak yalnızlaştırma ve ABD’deki İspanyol şirketlerini etkileyecek bir ticaret savaşını tetikleme riski taşıyor.
Ayrıca Madrid’in NATO içindeki bağımsız çizgisi, istihbarat paylaşımı ve ulusal güvenlik konularında Washington ile gerilimi tırmandırabilir.
Buna rağmen Sanchez, geri adım atmak yerine iddiasını büyütüyor. Çarşamba günü yaptığı açıklamada Sanchez, "2003 yılında bazı sorumsuz liderler bizi Orta Doğu'da güvensizlik ve acıdan başka bir şey getirmeyen yasadışı bir savaşa sürükledi," dedi ve ekledi: "Uluslararası hukukun ihlaline hayır. Dünyanın sorunlarını bombalarla çözebileceğimiz illüzyonuna hayır. Geçmişin hatalarının tekrarlanmasına hayır. Savaşa hayır."
Kusursuz koreografiyle kurgulanmış bir çatışma
Sanchez’in ABD-İsrail’in İran’a yönelik müdahalesine karşı yürüttüğü kampanya, Trump’ın İspanya’yı hedef alan ticaret ambargosu tehdidinin ardından geldi.
Trump, Madrid'in Washington'a İran'ı vurmak için İspanyol topraklarındaki askeri üsleri kullanma izni vermemesi üzerine bu tehdidi savurmuştu.
İspanya, Rota ve Moron’daki üslerin sadece insani yardım amaçlı kullanılabileceğini, saldırı operasyonlarına izin verilmeyeceğini ve tüm faaliyetlerin uluslararası hukuka uygun olması gerektiğini vurguladı. Radar verilerine göre bu karar, ABD uçaklarının üslerden çekilmesine neden oldu.
Trump, Beyaz Saray’da Almanya Başbakanı Friedrich Merz’i ağırlarken İspanya’yı "dostça olmayan" ve "korkunç" bir müttefik olarak nitelendirdi. Madrid ise bu saldırgan tutuma karşı dünyanın en güçlü adamıyla yüzleşme vaktinin geldiğine karar vererek yanıtını hazırladı.
Başbakanlık ofisi, Sanchez’in genellikle çok önemli ve ciddi durumlarda başvurulan bir "kurumsal açıklama" yapacağını duyurdu.
Sanchez açıklamasında, "23 yıl önce bir başka ABD yönetimi bizi Orta Doğu'da savaşa sürükledi. Kitle imha silahlarının yok edileceği ve demokrasi getirileceği söylenmişti. Oysa tam tersi oldu. Terörizm arttı, Akdeniz’de göç krizi derinleşti ve enerji maliyetleri yükseldi," ifadelerini kullandı.
Villepin’in yankıları ve Azorlar’ın hayaleti
Sanchez, bu hamlesinde 2003 Irak Savaşı dönemindeki iki dönüm noktasından ilham alıyor.
Birincisi, Fransa'nın eski Başbakanı Dominique de Villepin’in BM Güvenlik Konseyi’nde ABD’ye karşı yaptığı ve tarihe geçen savaş karşıtı konuşması. İkincisi ise dönemin İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar’ın, George W. Bush ve Tony Blair ile Azor Adaları’nda verdiği ve İspanyol kamuoyunda büyük tepki çeken o meşhur fotoğraf.
Aznar’ın savaşa verdiği destek İspanya’da milyonları sokağa dökmüştü. Sanchez, 20 yılı aşkın bir süre sonra aynı sloganı canlandırarak hem kendi siyasi geleceğini sağlamlaştırmayı hem de Villepin gibi tarihin haklı çıkardığı bir lider olmayı umuyor.
Sanchez’in bu çıkışları, Trump’ın gümrük vergileri ve savunma harcamaları konusundaki baskılarından bunalan bazı Avrupalı liderler arasında gizli bir destek buluyor.
Çarşamba günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, Sanchez’i arayarak dayanışma mesajlarını iletti.
Ancak eleştirmenler, Sanchez’in iç siyasi kazanımlar uğruna ABD ile ilişkileri tehlikeye attığını savunuyor. Özellikle Ukrayna’da adil bir barış için ABD’nin güvenlik garantilerine ihtiyaç duyulan bir dönemde, bu tür gerilimlerin Avrupa’nın genel güvenliği için riskli olduğu ifade ediliyor.
Madrid için ise bu sadece bir siyasi tercih değil, bir egemenlik meselesi. İspanyol hükümetine göre mesaj net: "İspanya müttefik bir ülkedir, aynı zamanda egemendir de."