Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Avrupa'nın içine düştüğü 'derin şüpheden' kurtulması ve olaylara 'katlanmaktan' daha fazlasını yapabilmesi için 'çok az zaman kaldığını' söyledi.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Washington ve Pekin'in, kendi güç mücadelelerinde Avrupa'yı bir "bilinmeyen değişken" olarak gördükleri için zayıflatmaya çalıştıklarını belirtti.
Fransız bakan, Avrupa Birliği'ni (AB) kendisine yönelik şüphelerini bir kenara bırakmaya ve küresel sahnede varlık göstermeye çağırdı.
Geleneksel AB Büyükelçiler Konferansı'nda konuşan Barrot, ABD ve Çin'e atıfta bulunarak, "Ana jeopolitik meydan okuma, iki süper güç arasında büyüyen rekabettir," dedi.
Barrot'a göre, bu iki ülkenin çatışmacı tutumları ve uluslararası düzeni kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirme arzusu, dünyayı Çin-Amerikan ikilisinin hakimiyetindeki rakip nüfuz alanlarına bölebilir.
'Değişken: Avrupa'
En kötü senaryoda bu rekabetin nükleer silahlara sahip iki güç arasında açık bir çatışmaya dönüşebileceği uyarısında bulunan Barrot, sonucun yine de önceden belirlenmiş olmadığını savunarak, "Bu doğası gereği karmaşık denklemler sisteminde, her şeyi değiştirebilecek tek bir bilinmeyen değişken var. O değişken Avrupa," dedi.
Barrot, "dünyanın vahşileşmesine karşı direnişin" Avrupa'da örgütlendiğini belirterek, Güneydoğu Asya'dan Latin Amerika'ya kadar özgür kalmak isteyen halkların, Avrupa'nın ayağa kalkıp yolu göstermesini beklediğini vurguladı.
Barrot, hem Washington'ın hem de Pekin'in Avrupa'yı zayıflatmaya çalıştığını savundu. Bakan, Çin'in AB kurumlarını devre dışı bırakarak üye devletlerle ikili ilişkilere öncelik verdiğini; ABD'nin ise geçen yılki Ulusal Güvenlik Stratejisi'nde Avrupa'nın "medeniyet düzeyinde bir silinme" ile karşı karşıya olduğunu belirterek, Avrupa'nın mevcut gidişatına karşı "direnişi körükleyerek" müdahaleye hazır olduğunu ima ettiğini hatırlattı.
Barrot'un görüşüne göre, Avrupa "olgun" bir güç olmasına rağmen, "derin bir şüpheyle boğuştuğu" için küresel stratejik denklemde nüfuz sahibi olmakta zorlanıyor. Bu şüphe, vatandaşların demokratik sistemlerin kendilerini ekonomik çalkantılardan ve jeopolitik gerilimlerden koruyup korumadığını sorgulamasından besleniyor.
"Siyasi organizasyonumuz olan Avrupa Birliği tehlikede. Her şey kaybedilmiş değil ama Avrupa ancak halklarıyla yeni bir pakt kurarsa toparlanabilir," diyen Barrot, bu paktın sınırları koruyan, ekonomik baskılara direnen, demokratik süreçleri dış müdahaleye karşı savunan ve ticari anlaşmazlıklara sert yanıt veren bir Avrupa'yı kapsaması gerektiğini söyledi.
Avrupa'nın bu meydan okumaya karşı uyanmaya başladığını ancak temponun artması gerektiğini belirten Barrot, "çünkü çok az zaman kaldı" uyarısında bulundu.
Günün erken saatlerinde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de bloğu gücünü "daha kararlı bir şekilde" yansıtmaya ve "daha gerçekçi, çıkar odaklı bir dış politika" geliştirmeye çağırmıştı. Von der Leyen, bu politikanın zaman zaman Avrupa değerleriyle "mükemmel bir şekilde bağdaşmayabileceğini" de vurguladı.