Görevden ayrılan Başbakan Robert Golob'un liberal Özgürlük Hareketi, 90 sandalyeli parlamentoda 29 sandalye kazanarak, Donald Trump hayranı Janez Jansa'nın Slovenya Demokrat Partisi'nin önünde seçimi kıl payı önde tamamladı.
Slovenya Cumhurbaşkanı'nın pazartesi günü yaptığı açıklamaya göre, ülkenin bu ay yapılan seçimlerinde liberallerin kıl payı galip gelmesinin ardından, yeni seçilen parlamento 10 Nisan'da toplanacak ve zorlu koalisyon görüşmelerinin önü açılacak.
Slovenya Cumhurbaşkanı Natasa Pirc Musar, 22 Mart'taki seçimde parlamentoya giren yedi partinin liderleriyle yaptığı ilk istişarelerin ardından gazetecilere, "Resmi sonuçlar yayımlanır yayımlanmaz, yeni parlamentoyu 10 Nisan'da açılış oturumu için toplantıya çağıracağım," dedi.
Pirc Musar, mevcut jeopolitik koşulların yeni hükümetin mümkün olan en kısa sürede kurulmasını sağlayacak hızlı koalisyon müzakerelerini gerektirdiği uyarısında bulundu, ancak parlamentodaki iki blokun mevcut pozisyonlarının "birkaç tur görüşmeyi öngörülebilir" kıldığını da kabul etti.
Görevden ayrılan Başbakan Robert Golob'un liberal Özgürlük Hareketi (GS), 90 sandalyeli parlamentoda 29 sandalye kazanarak seçimi kıl payı önde tamamladı. GS'yi, ABD Başkanı Donald Trump hayranı Janez Jansa'nın liderliğindeki ve 28 sandalye kazanan Slovenya Demokrat Partisi (SDS) izledi.
Nihai sonuçlara göre, partilerden hiçbiri müttefikleriyle birlikte çoğunluğu sağlayamadı. Bu durum, onları Jansa'nın eski müttefiki Anze Logar tarafından kurulan muhafazakâr parti ve düzen karşıtı Resni.ca (Gerçek) ile görüşmeye zorladı.
Golob, geçen hafta Resni.ca ve Logar'ın da katıldığı koalisyon görüşmelerini başlattı. Golob, ABD-İran savaşının yol açabileceği olası küresel ekonomik krizle başa çıkmak için ulusal birlik koalisyonu kurulmasını önerdi.
Golob, pazartesi günü Pirc Musar ile görüşmesinin ardından, "Geçmişte karşı saflarda yer alanlar arasında, halka ve ekonomiye fayda sağlayacak somut adımlar üzerinden iş birliği yaparak güven inşa edebiliriz," dedi.
Jansa ise partisinin dile getirdiği usulsüzlük iddiaları açıklığa kavuşmadan seçim sonuçlarının netleşmiş sayılamayacağını savunarak herhangi bir koalisyon görüşmesini reddetti.
Pirc Musar, Jansa'nın bu iddialarına, "Bu seçimlerin meşruiyetine ilişkin her türlü şüpheyi reddediyorum," diyerek yanıt verdi.
Yasalara göre cumhurbaşkanının, açılış oturumundan sonraki 30 gün içinde parlamentoya başbakan adayını önermesi gerekiyor.
Skandalların arka planı
22 Mart'taki seçimler, oylama başlamadan yalnızca birkaç gün önce Golob ve yakın çevresinin usulsüzlük yaptığı iddiasını içeren video ve ses kayıtlarının sızdırıldığı skandalların gölgesinde gerçekleşti.
Golob, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın da aralarında bulunduğu AB liderlerine bir mektup göndererek, Slovenya'daki seçimlere yabancı müdahale konusunda endişelerini dile getirdi.
Yolsuzlukla mücadeleye odaklanan "anti-corruption 2026 (yolsuzluk karşıtı 2026)" internet sitesinde yayımlanan kayıtlarda, üst düzey yetkililerin kamu alım süreçlerinin hızlandırılmasını, devlet fonlarının aktarılmasını ve ticari anlaşmalarda manipülasyonları görüştüğünün görüldüğü öne sürüldü.
En tartışmalı başlıklardan biri, Ljubljana'da kısmen harap durumdaki bir binanın 7,7 milyon euroya satın alınması oldu.
Bu rakam, binanın 2019'daki alım fiyatının yaklaşık beş katına denk geliyor. Ortaya saçılan bilgiler, kamu kaynaklarının kötüye kullanıldığı, nüfuz ticareti yapıldığı ve iş dünyası ile gazetecilere baskı uygulandığı iddialarına yönelik incelemeleri yoğunlaştırdı.
Daha sonra Slovenya hükümeti, daha önce davaya katılma isteğini dile getirmesine rağmen, Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail'e karşı açtığı soykırım davasına katılmama kararı aldı.
Yerel medyanın aktardığına göre Golob başlangıçta davaya katılmaya sıcak baksa da, sonunda ulusal güvenlik yetkililerinin etkisiyle bu adımdan vazgeçti.
Haberlere göre yetkililer, davaya katılmanın Slovenya'nın ulusal güvenliğini tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu. Buna gerekçe olarak da ülkenin siber savunma sistemlerinin önemli bölümünün İsrail menşeli olması gösterildi.