İnternette dolaşıma giren iddialar, İtalya'nın İran'daki savaşla bağlantılı siyasi gerekçelerle Sicilya'daki Sigonella Üssü'nü ABD askeri uçaklarına kapattığını öne sürüyor. Ancak resmi açıklamalar ve birden fazla kaynak, durumun siyasi olmaktan çok usule ilişkin olduğunu gösteriyor.
İtalya, 27-28 Mart tarihleri arasında ABD ordusunun Akdeniz'deki Sicilya adasında bulunan Sigonella Deniz Hava Üssü'ne iniş yapmasına yönelik talebini reddetti.
Bu karar, İspanya'nın İran'a yönelik saldırılarda yer aldığı bildirilen ABD uçaklarına kendi hava sahasını kapatacağını açıklamasından kısa süre önce geldi. Bu durum, iki Avrupa ülkesinin koordineli bir siyasi tutum aldığı yönündeki spekülasyonları artırdı.
Sosyal medyada bazı kullanıcılar, bu reddin Başbakan Giorgia Meloni'nin siyasi tutumunu yansıttığını, İtalya'nın ABD politikasından uzaklaştığını ya da NATO ile İran arasındaki daha geniş gerilimlere tepki verdiğini öne sürdü.
Ancak bu iddialar gerçeği bağlamından koparıyor.
Usule ilişkin bir mesele
İtalyan gazetesi Corriere della Sera'nın haberine göre Washington, Sigonella'nın kullanımı için yetki talebini uçak ABD'den havalandıktan sonra iletti. İtalya mevzuatına göre yabancı askeri uçakların ulusal üsleri kullanabilmesi için önceden onay alınması gerekiyor.
İtalyan hükümetine göre bu şart, önceden belirlenmiş idari prosedürlerin bir parçası. Buna göre talepler önceden ve her bir durum özelinde değerlendiriliyor.
Bu olayda ise talep, uçak havalandıktan sonra yapıldığı için gerekli koşulları karşılamadı ve bu nedenle reddedildi.
Anlaşmalar ne diyor?
İtalya'daki ABD askeri güçlerinin varlığı ve üsleri kullanımı, NATO ittifakının ilk yıllarında oluşturulan ve o tarihten bu yana düzenli olarak güncellenen, 1954'e uzanan bir dizi ikili savunma anlaşmasıyla düzenleniyor.
Bu anlaşmalar, ABD'ye Sigonella dahil bazı tesislere erişim hakkı tanıyor, ancak bu erişim açık biçimde tanımlanmış koşullara bağlı bulunuyor.
Uygulamada, rutin faaliyetlerin çoğu İtalyan makamlarının "teknik yetkilendirmeler" olarak tanımladığı kapsamda yürütülüyor. Bu kapsam; lojistik, ulaştırma ve destek operasyonlarını içeriyor.
Bunlar genellikle "kinetik olmayan" görevler olarak adlandırılıyor; yani doğrudan askeri eylem veya fiziksel güç kullanımını içermiyor.
Başbakan Giorgia Meloni, mart ayının başlarında İtalyan radyo istasyonu RTL 102.5'e yaptığı açıklamada, bu anlaşmaların yalnızca lojistik ve muharip olmayan faaliyetlere izin verdiğini yineleyerek, "üssün bu anlaşmanın dışında kullanılmasına izin verilmeyecek," dedi.
Meloni ayrıca askeri operasyon içeren herhangi bir talebin her olay özelinde değerlendirileceğini ve bunun parlamentoyu da devreye sokabileceğini söyledi.
Daha genel çerçevede ise Meloni, 11 Mart'ta Senato'da yaptığı konuşmada İtalya'nın tutumunu temkinli ifadelerle ortaya koydu.
Meloni, "Savaşta değiliz ve bir savaşa girmek istemiyoruz," derken, İtalyan üslerinin kullanım biçiminde yapılacak herhangi bir değişikliğin uygun siyasi kanallardan geçmesi gerektiğini vurguladı.
Hükümet ne dedi?
İtalya hükümeti tarafından yayımlanan resmi açıklamaya göre, ABD uçaklarının üssü kullanmasına izin verilmemesi siyasi bir mesaj olarak değil, yerleşik hukuki ve usuli çerçeve içinde değerlendirilmeli.
Başbakanın resmi konutu Palazzo Chigi tarafından yapılan basın açıklamasında, İtalya'nın "mevcut uluslararası anlaşmalara tam uyum içinde" hareket ettiği ve hükümetin parlamentoya sunduğu politika çizgisi doğrultusunda davrandığı belirtildi.
Açıklamada, hükümetin tutumunun "açık" olduğu, parlamentonun da bunu onayladığı ve politikada herhangi bir değişiklik bulunmadığı ifade edildi.
Metin ayrıca kararların pratikte nasıl alındığını da vurguluyor. Askeri üslerin kullanımına ilişkin her talebin, geçmişte de "her zaman olduğu gibi", belirli prosedürler izlenerek "dikkatle, vaka bazında" incelendiği belirtiliyor.
Bu da söz konusu kararın tek seferlik ya da siyasi saikle alınmış bir ret değil, yapılandırılmış bir değerlendirme sürecinin sonucu olduğuna işaret ediyor.
Bu açıklamalar, Donald Trump'ın NATO'ya ve üye ülke liderlerine yönelik eleştirilerini yeniden gündeme taşımasının ardından ittifak içinde tansiyonun yükseldiği bir dönemde geldi. Trump'ın, ABD'nin ittifaktan çekilme ihtimalini dillendirdiği ve Avrupalı müttefikleri yetersiz askeri destek vermekle suçladığı bildiriliyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dahil Avrupalı liderler, bu tür söylemlerin birlik ve stratejik güvenilirliği zedeleyebileceği uyarısında bulunurken, iş birliğinin sürdürülmesi çağrısı yaptı.
Londra'da ise Başbakan Keir Starmer, NATO'nun kolektif savunmanın temel taşlarından biri olduğunu yineleyerek, güvenlik öncelikleri konusunda Atlantik'in iki yakası arasındaki ayrışmanın büyüdüğüne dikkat çekti.