Macaristan’ın yeni başbakanı Peter Magyar, Viktor Orban’ın 16 yıllık iktidarına son vererek Brüksel’deki güç dengelerini değiştirmeye hazırlanıyor.
Peter Magyar’ın, Viktor Orban’ın 16 yıllık iktidarına son vererek Macaristan’ın bir sonraki başbakanı olarak seçilmesi, AB Komiseri Oliver Varhelyi’den hükümet bağlantılı düşünce kuruluşu MCC Brussels’a kadar Orban’ın Brüksel’deki nüfuz ağını yeniden şekillendirebilir.
Anayasal üçte iki çoğunluğu elde eden Tisza Partisi, Macaristan’ın AB ve NATO ile olan ilişkilerini yeniden yönlendirme sözü verdi. Magyar henüz Brüksel planlarının detaylarını açıklamamış olsa da, kampanya dönemi boyunca ve oylamanın ardından kapsamlı değişim vadetti.
Magyar, pazartesi günü düzenlediği uluslararası basın toplantısında, "Bu sorunları çözmek için sadece bir hükümet değişimi yeterli değil, bir rejim değişikliği gerekiyor çünkü ülkemizi fiilen organize bir suç örgütü yönetiyor," dedi.
Magyar ayrıca, Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok da dahil olmak üzere kilit devlet isimlerini istifaya çağırdı, aksi takdirde görevden alınacaklarını belirtti. Ayrıca Orban'ın en yakın dostlarından ve zengin çevresinden biri olan, Macaristan'ın en zengin adamı Lőrincz Meszaros gibi isimleri de hedef aldı.
Son yıllarda Orban, politika gündemini ilerletmek ve siyasi anlatısını güçlendirmek için Brüksel’de kapsamlı bir ağ kurmuştu. Şimdi birçok kilit isim görevden alınma riskiyle karşı karşıyayken, müttefik kuruluşlar da finansmanlarının kesildiğini görebilir.
En zayıf halka: Komiser Varhelyi
Orban’ın Brüksel’deki en öne çıkan müttefiklerinden biri, Sağlık ve Hayvan Refahı’ndan sorumlu AB Komiseri Oliver Varhelyi.
Ne Magyar ne de Tisza Partisi onu açıkça hedef olarak isimlendirmedi ancak Brüksel’deki pek çok kişi hükümet değişikliğini, Varhelyi'yi görevden alınması için baskı yapmak adına bir fırsat olarak görüyor.
Varhelyi, Orban’ın yakın bir müttefiki olarak kabul ediliyor ve "Patriots for Europe" (Avrupa için Vatanseverler) grubu tarafından düzenlenen siyasi etkinliklere düzenli olarak katılıyor. Varhelyi şu anda, bir casusluk skandalında rolü olduğu iddiasıyla Komisyon içinde yürütülen bir soruşturmanın konusu.
Basına yansıyan haberlere göre, diplomatik çalışmaları yürüten ve başkentle Brüksel’deki kurumlar arasında köprü kuran Macaristan Daimi Temsilciliği; AB kurumlarında çalışan Macar vatandaşlarını hedef alan bir casus ağını yönetiyordu. Komisyon bir soruşturma başlattı ve Macaristan seçimlerinden 2 gün sonra, salı günü, ilerleme kaydedildiğini bildirdi.
Komisyon sözcüsü Balazs Ujvari, "İlerleme kaydedildi ve tüm idari adımlar tamamlandığında Komisyon, Parlamentoyu bilgilendirecek," diyerek daha fazla ayrıntı vermeyi reddetti.
Varhelyi, geçtiğimiz ekim ayında büyükelçilik döneminde herhangi bir casus toplama faaliyetinden haberdar olmadığını söylemişti. Daimi Temsilci olarak, müstakbel başbakanla birlikte de çalışmıştı. Magyar, 2011-2015 yılları arasında diplomat olarak görev yapmıştı.
Magyar, ekim ayında yaptığı açıklamada, Varhelyi’nin iddialar hakkında "tüm gerçeği açıklamadığını" söylemişti. Soruşturma bulguları Varhelyi’yi zor durumda bırakırsa, bu durum hem yeni Macar hükümeti hem de Komisyon’un kendisi için bir görevden alma gerekçesi oluşturabilir.
Komiserlerin, kendi ülkelerindeki hükümet güvenini geri çekse bile istifa etmeleri zorunlu değil. Ancak gönüllü olarak istifa edebilirler veya Komisyon başkanı istifalarını isteyip onları görevden alabilir. İkinci durumda, ilgili üye devletin onayıyla, komiser o ülke tarafından önerilen yeni bir adayla değiştirilebilir. Varhelyi, Euronews'ün yorum talebine şu ana kadar yanıt vermedi.
Büyükelçilik ve diplomatik kadrolar
Magyar büyükelçileri değiştirmekten spesifik olarak bahsetmese de Macaristan’ın Brüksel’deki Daimi Temsilciliği pozisyonu, ülkenin diplomatik hizmetindeki en hassas makamlardan biri.
Kariyer diplomatı olan Daimi Temsilci Balint Odor, Rusya’ya yönelik çeşitli yaptırım paketlerinin engellenmesi ve Rus iş adamlarının listeden çıkarılmasına karşı çıkılması dahil olmak üzere, Orban hükümetinin Brüksel’deki kilit kararlarını ve vetolarını uygulayan isimdi. Odor diplomatik kariyerine 2002'de başlamış ve bu göreve 2022'de atanmıştı.
Yeni hükümet Macaristan’ın AB politikasını değiştirmeye hazırlanırken, Odor'un değiştirilmesi —kesin olmamakla birlikte— muhtemel görünüyor. Odor geniş çevrelerce bir "Orban sadığı" olarak görülmese de, bu pozisyon tam siyasi güven gerektiriyor.
Pazartesi günkü basın toplantısında Magyar, büyükelçilere özel olarak atıfta bulunmadan mevcut diplomatik ve sivil hizmet aygıtına güvenmeyi planladığının sinyalini verdi: "Birinin kariyer diplomatı, hükümet yetkilisi veya daire başkanı olarak sistemin parçası olması ve ülkemizin yağmalanmasını izlemiş olması, onların iyi birer kamu görevlisi olmadığı anlamına gelmez. Bu insanların deneyimlerinden yararlanacağız."
Macaristan Daimi Temsilciliği de yorum talebine henüz yanıt vermedi.
Düşünce kuruluşları ve entelektüel ağı
MCC Brussels, Orbán’ın yakın çevresinin ideolojik sütunlarından biri olarak görülen özel bir eğitim enstitüsü ve düşünce kuruluşu olan Mathias Corvinus Collegium'un (MCC) AB kolu.
Giden başbakanın siyasi direktörü Balazs Orban, MCC mütevelli heyetine başkanlık ederken, MCC Brussels İngiliz-Macar akademisyen Frank Furedi tarafından yönetiliyor. Kuruluşun amacı Brüksel’deki politika tartışmalarını etkilemek.
Seçim sonuçlarına rağmen MCC Brussels operasyonlarını küçültmeye niyetli olmadığını belirtiyor. MCC Brussels’tan John O’Brien, Euronews’e yaptığı açıklamada, "MCC Brussels’ta yaptığımız işe devam etmeyi planlıyoruz, hiçbir yere gitmiyoruz ve yapacak çok işimiz var," dedi ve ekledi: "Bağımsız bir kuruluş olarak araştırmalarımıza, analizlerimize ve savunuculuğumuza devam edeceğiz; AB kurumlarını sorumlu tutmayı sürdüreceğiz."
MCC Brussels şu anda MCC’nin Budapeşte’deki merkezinden gelen sübvansiyonlarla finanse ediliyor, bu rakam 2025 yılı için toplam 6,26 milyon euroydu.
Basın toplantısında Magyar, devlet varlıklarının MCC’ye devredilmesini soruşturma tehdidinde bulunarak, bu varlıkları geri almak için özel bir ofis planlandığını duyurdu. Ayrıca MCC ve CPAC gibi muhafazakar buluşmalara verilen devlet finansmanının kesileceğini söyledi: "Devlet bu tür şeyleri finanse etmeyecek; ne CPAC adlı etkinliği, ne Mathias Corvinus Collegium’u ne de diğer bağlı kurumları. Şimdiye kadar finanse edilmemeliydi diyorum. Bu bir suçtu."
Ancak MCC, seçimden sadece birkaç gün önce büyük bir mali enjeksiyon aldı. Geçtiğimiz cuma Macar petrol devi MOL, hissedarlarına yaklaşık 662 milyon euro tutarında bir temettü ödemesini onayladı. MCC, MOL’da yüzde 10 hisseye sahip ve bu da Orban iktidarı kaybetmeden hemen önce MCC Budapeşte merkezinin kasasına yaklaşık 66 milyon euro girdiği anlamına geliyor.
Etkinlikler ve resepsiyonlarda kesinti
"Sivil Macaristan Vakfı" (Foundation for a Civic Hungary), Brüksel’de lobi yapmak, etkinlikler düzenlemek ve Orban’ın muhafazakar gündemini tanıtmak için ofis bulunduran iktidardaki Fidesz partisinin vakfı.
Ofis şu anda, Fidesz’in zayıf seçim performansı ışığında Brüksel’deki varlığını yeniden değerlendiriyor. Brüksel ofisinden Euronews’e yapılan açıklamada, "Macar yasaları ile Avrupa ve Alman uygulamaları uyarınca, parti vakıfları bağlı oldukları partilere verilen oylarla orantılı olarak devlet desteği alırlar. Seçim sonuçlarına saygı duyarak, önümüzdeki haftalarda faaliyetlerimizle ilgili kararlar alacağız. Vakfımız gelecekte de sivil tarafa hizmet etmeye devam edecektir," denildi.