Macaristan parlamentosu, Başbakan Magyar'ın Cumhurbaşkanı Sulyok'u 'Orban'ın kuklası' olmakla suçlamasının ardından kendisini görevden almayı sağlayacak bir anayasa değişikliğini onayladı. Ancak Sulyok istifa etmeyi reddediyor ve bu adımın anayasaya aykırı olduğunu savunuyor. Peki, şimdi ne olacak?
Macaristan parlamentosu, Başbakan Peter Magyar'ın selefi Viktor Orban'ın siyasi mirasını tasfiye etmeyi amaçlayan ve "purgatorium" (arınma) adı verilen planı kapsamında, pazartesi günü Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok'un görevden alınması için anayasayı değiştirdi.
Bu gelişme, nisan ayındaki seçimlerden ezici bir zaferle çıkarak iktidara gelen Péter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi'nin ilk ciddi siyasi sınavı olarak görülüyor.
Uzmanlar, cumhurbaşkanını görevden alma girişiminin kamuoyunda güçlü bir destek bulmasına rağmen, hukuki açıdan ters tepebileceğini belirtiyor. İşte Macaristan Başbakanı ile Cumhurbaşkanı arasındaki bu güç savaşının detayları:
Magyar neden Cumhurbaşkanı Sulyok'u hedef alıyor?
Nisan ayındaki seçimleri açık ara farkla kazanan Magyar, Sulyok'u Orban'ın bir kuklası olarak nitelendirerek defalarca istifaya çağırdı.
Magyar’ın asıl hedefi, siyasi sistemi tamamen revize etmek; kendisi sadece bir hükümet değişikliği değil, bir "rejim değişikliği" vadetmişti. 70 yaşındaki cumhurbaşkanını makamına yakışmamakla suçlayan Magyar, Sulyok'un Orbán'ın ayrıştırıcı söylemlerine ve hukukun üstünlüğüne yönelik saldırılarına karşı duramadığını savunuyor.
Magyar’ın tezinin merkezinde, Sulyok'un seçim kampanyası sırasında gizli servislerin hedefi olduğu iddia edilen muhalif aktivistleri ve siyasetçileri korumaması yer alıyor.
Magyar, "En önemli temellerinden biri risk altındayken anayasallığı savunmalıydı. Kural şudur: Gizli servis Macaristan devletini korur, hiçbir zaman iktidar partisinin özel ordusu haline gelemez," dedi.
Hukuk uzmanı Tamas Lattmann ise iktidar partisinin cumhurbaşkanının af çıkarma yetkisinden de çekindiğini belirtiyor. Lattmann, "Önceki hükümetin kilit isimleri hakkında cezai işlem başlatmak istediklerinde, cumhurbaşkanının bu kişileri affederek yargılanmalarını engelleme riski var," değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı yanıt verdi mi?
Evet, özetle koltuğunu kolay kolay bırakmayacağını söyledi.
Sulyok, parlamentonun görev süresini kısaltmak için hiçbir yasal dayanağı olmadığını savunarak bu adımın Macaristan'ı bir anayasa krizine sürükleyebileceği uyarısında bulundu. İstifa etmeyeceğini net bir dille belirten Sulyok, Magyar’ın bu hamlesini demokrasiye yönelik bir tehdit olarak nitelendirirdi.
Sulyok pazar günü yaptığı açıklamada, "Soru şu: Bu güç, uluslararası düzeyde tanınan ve kabul edilen hukukun üstünlüğü ilkelerini ve gerçek temsili demokrasiyi silip süpürecek mi?" ifadelerini kullandı.
Fidesz cephesinde durum ne?
Onlar için de bu tamamen siyasi bir mücadele.
Sulyok'u bu makama getiren Fidesz partisi, cumhurbaşkanını görevden alma girişimini "tiranlığa" doğru atılmış bir adım olarak nitelendirdi ve protesto çağrısı yaptı.
Sulyok'u bizzat aday gösteren eski Başbakan Viktor Orban da sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, Macar halkını bu "zoraki" görevden almaya karşı direnmeye çağırdı. Ancak son seçimlerde ağır bir yenilgi alarak iktidardan düşen Orban için en büyük sorun, artık eskisi kadar popüler ve güçlü olmaması.
Orban, "Cumhurbaşkanı görevden zorla alınırsa Macaristan'ın direnme hakkı vardır. Biz de direneceğiz," dedi.
Görevden alma süreci nasıl işleyecek?
Parlamentonun pazartesi günü kabul ettiği anayasa değişikliğinin ardından, Sulyok'un bunu imzalayıp imzalamayacağına karar vermek için beş günü var. İmzalaması halinde değişiklik yürürlüğe girecek ve görevini kaybedecek.
İmzalamayı reddederse, parlamento anayasal görevlerini yerine getirmediği gerekçesiyle azil sürecini başlatacak ve Anayasa Mahkemesi'nden Sulyok'un yetkilerini iptal etmesini isteyecek. Lattmann'a göre bu oldukça riskli bir strateji.
Lattmann, "Anayasa Mahkemesi, Tamás Sulyok'un değişikliği imzalamayarak anayasayı ihlal ettiğine karar verebilir ancak bu ihlalin görevden alınmasını gerektirecek kadar ciddi olmadığına hükmedebilir," dedi.
"Bu durumda mahkeme, anayasaya aykırı davrandığını tespit etse bile Sulyok'u görevde bırakabilir. Anayasa Mahkemesi'nde hâlâ Fidesz tarafından atanmış çoğunluğun bulunduğunu düşünürsek, bu oldukça gerçekçi bir ihtimal."
Lattmann ayrıca, cumhurbaşkanlığına geçici olarak parlamento başkanının vekalet etmesi planlarını da sorgulayarak, Macar yasalarına göre buna yalnızca cumhurbaşkanının görevini yerine getiremeyecek durumda olması halinde izin verildiğini hatırlattı.
Lattmann, yasayı imzalamayı reddetmenin cumhurbaşkanının görevini yapamaz durumda olduğu anlamına gelmeyeceğini, bunun da yeni anayasal tartışmalar yaratabileceğini savundu. Sulyok da sadece başbakan kendisini istemediği için görevini yapamaz ilan edilemeyeceğini öne sürebilir.
Tüm bunlar yasal mı?
İktidardaki Tisza Partisi, cumhurbaşkanını görevden almanın seçmenlerin çoğunluğu tarafından desteklenen temel bir seçim vaadi olduğunu savunuyor. Magyar, kampanya dönemi boyunca Orban hükümeti döneminde atanan kilit isimleri görevden alma niyetini defalarca dile getirmişti. 21 Araştırma Merkezi'nin mayıs ayında yaptığı bir anket, Macar seçmenlerin yüzde 67'sinin Sulyok'un görevden alınmasını istediğini gösteriyor.
Lattmann, "Tamas Sulyok, Orban rejiminin bir sembolü haline geldi, bu yüzden başbakan için tamamen meşru bir hedef," dedi.
Ancak Sulyok, görevden alınması için hiçbir anayasal zemin olmadığını yineleyerek güçler ayrılığı ilkesine saygı gösterilmesi gerektiğini savunuyor.
Geçen hafta yaptığı açıklamada Sulyok, "İstifa etmek için hiçbir nedenim yok; görevden alınmamın anayasal bir dayanağı bulunmuyor," diyerek bu anayasa değişikliğinin doğrudan tek bir kişiyi hedef aldığını ve bu yönüyle hukukun üstünlüğünü zedelediğini söyledi.
Brüksel ne diyor?
Avrupa Komisyonu, anayasa değişikliğiyle ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtiyor. Haziran ayında AB Adalet Komiseri Michael McGrath Euronews'e verdiği demeçte, bu tür kadro değişimlerinin meşru olabileceğini ifade etmişti.
McGrath, "Bir ülkenin siyasi manzarasında bu kadar büyük bir deprem yaşandığında, kadrolarda da değişikliklerin olması kaçınılmazdır," demişti.
Öte yandan, 50'ye yakın Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili, Avrupa Komisyonu'na bu konuyu acilen gündeme alma çağrısında bulundu.
Sulyok, Avrupa Konseyi'nin anayasal konulardaki danışma organı olan ve devletlerin demokratik standartlara uyum sağlamasına yardımcı olan bağımsız hukuk uzmanlarından oluşan Venedik Komisyonu'ndan görüş talep etti.
Venedik Komisyonu bağımsız ve tarafsız bir organ olarak kabul ediliyor. Heyetin haziran ayında Macaristan'a yaptığı ziyaretin ardından, uzmanların konuyu ekim ayında ele alması bekleniyor.