Sabotaj, casusluk, dezenformasyon ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları gibi hibrit tehditler tırmanışta ve Almanya'yı birden fazla cephede hedef alıyor. Peki bir ülke, tespit edilmesi son derece güç ve engellemesi daha da zor olan bu tür saldırılara karşı kendini nasıl koruyabilir?
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve çok sayıda bakan, Almanya'nın Rusya ile doğrudan savaşta olmadığını ancak yine de Moskova'nın hibrit saldırısı altında bulunduğunu vurguladı.
Merz, Leipzig/Halle Havalimanı'na yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısı girişiminin ardından düzenlediği basın toplantısında, İHA uçuşları, sabotaj ve dezenformasyonun yanı sıra Rusya'nın "ciddi maddi hasarları, hatta yaralanma ve ölümleri göze alarak giderek artan bir acımasızlıkla hareket etmeye hazır olduğunu" belirtti. Bu açıklama, Berlin hükümetinin söz konusu saldırı girişimi nedeniyle ilk kez açıkça Rusya'yı suçlaması anlamına geliyordu.
Rusya'nın Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinden bu yana, Kiev'in müttefiki olan ülkelere yönelik hibrit savaş iddiaları sıklıkla dile getiriliyor ve Almanya bu tehdide en açık ülkelerden biri olarak görülüyor.
İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt bu nedenle mevcut tehdit seviyesini "soyut" kategorisinden "yüksek" seviyesine çıkardı. Hibrit saldırıların arkasında kimin olduğunu belirlemek ve farklı olayların birbiriyle bağlantılı olup olmadığını kanıtlamak zor olduğu için bu tür eylemlerin tespiti son derece karmaşık.
Almanya'da Rusya kaynaklı hibrit eylemlere yönelik endişeler artarken, bu yöntemlere başvuran tek devlet Moskova değil. Federal Sivil Koruma ve Afet Yardım Dairesi'ne (BBK) göre Çin, İran ve Kuzey Kore de Almanya'yı hibrit önlemlerle hedef alıyor.
Hibrit kampanya nasıl tespit edilir?
Güvenlik uzmanı Ferdinand Gehringer, Euronews'e yaptığı değerlendirmede, "Her siber saldırı, sabotaj eylemi veya dezenformasyon girişimi otomatik olarak hibrit bir kampanyanın parçası değildir," dedi.
Gehringer'e göre belirleyici olan, farklı önlemler arasındaki tespit edilebilir bağlantı. Bu bağlantı "ortak bir aktör, koordineli zamanlama, tekrarlanan hedefler veya yöntemler ve her şeyden önce ortak bir stratejik amaç" içerebilir.
Bunun bir örneği, Leipzig/Halle Havalimanı'na yapılan İHA saldırısı girişimi. Ukrayna'ya askeri teçhizat da taşıyan Ukraynalı Antonov kargo uçaklarının hemen yakınında patlayıcı takılı bir İHA tespit edilmişti.
İçişleri Bakanı Dobrindt basın açıklamasında, bir Rus istihbarat servisi adına "kullan-at ajanlar" olarak adlandırılan kişilerin sürece dahil olmuş olabileceğini varsaydıklarını söyledi. Suçun işleniş biçimi, kullanılan teknoloji ve istihbarat bulguları, federal hükümetin saldırının arkasında Rusya'nın olduğu sonucuna varmasını sağladı.
Gehringer, tam da bu noktada genel durum değerlendirmesinin devreye girdiğini belirtiyor. Münferit olayların aynı operasyonun parçası olup olmadığını anlamak için polisten istihbarat servislerine, orduya (Bundeswehr), siber savunmaya ve özel sektöre kadar farklı alanlardan gelen bilgilerin bir araya getirilmesi gerekiyor.
Gehringer, "Bağlantılar ancak teknik izler, suç kalıpları, zaman çizelgeleri ve dezenformasyon söylemleri birlikte incelendiğinde ortaya çıkarılabilir," dedi.
Almanya kendini nasıl savunuyor?
Hibrit savaş genellikle açık silahlı çatışma eşiğinin altında gerçekleşir. Amacı bir ülkenin zayıf noktalarından yararlanmak, devlet kurumlarına olan güveni sarsmak ve toplumu huzursuz ederek istikrarsızlaştırmaktır.
Peki bir ülke ve toplum, hibrit saldırılara ve hatta hibrit savaşa karşı nasıl hazırlanabilir ve kendini nasıl savunabilir?
Alman ordusunu (Bundeswehr) tek başına yeniden silahlandırmak, şüpheli saldırılara, casusluk girişimlerine veya dezenformasyona yanıt olamaz. Hibrit saldırılar çoğu durumda kinetik araçlarla da püskürtülemez. O halde bir devlet, silahlı saldırı eşiğinin altında kalan bir müdahaleye nasıl yanıt verir?
Federal hükümet 2022'den bu yana hibrit tehditlere karşı önlemlerini artırdı. Bunlar arasında dezenformasyon ve diğer hibrit tehditlerle ilgilenen bakanlıklar arası bir görev gücü yer alıyor. Ayrıca siber saldırıları ve yabancı bilgi manipülasyonunu olası faillere bağlamayı sağlayan prosedürler de mevcut.
AB düzeyinde ise "Hibrit Araç Kutusu" (Hybrid Toolbox) ortak yanıtlar için bir mekanizma sağlıyor. Bu yıldan itibaren faaliyete geçen Hibrit Tehditlerle Mücadele Ortak Merkezi (GAZ Hybrid) ise casusluk, sabotaj, dezenformasyon ve diğer tehditlere ilişkin bilgileri bir araya getirerek bu tür faaliyetlerin erkenden tespiti ve daha etkili mücadele edilmesini hedefliyor.
Leipzig'deki İHA saldırısı girişiminde federal hükümet "kararlı, soğukkanlı ve orantılı" bir yanıt verdi. Bonn'daki Rusya Başkonsolosluğu ile Berlin'deki Rus Evi'nin kapatılması, AB düzeyinde hibrit saldırılar nedeniyle ek Rus vatandaşlarına yaptırım uygulanması, giriş kontrollerinin sıkılaştırılması ve Rusya'nın gölge filosuna yönelik baskının artırılması gibi önlemler açıklandı.
Toplum savunmanın bir parçası
Ancak Gehringer'e göre savunma, henüz bir kampanya başlamadan önce devreye girmeli: "Genel olarak sadece tepki vermekten uzaklaşıp öngörüye dayalı bir yaklaşıma geçmeliyiz. Amaç, saldırganlar için maliyeti yükseltmek, planlama süreçlerini bozmak, ağları mümkün olduğunca erken ortaya çıkarmak ve saldırıların etkisini köreltmek olmalıdır."
Örneğin, bir elektrik trafosuna yapılan saldırı kesintiye yol açarsa, hanehalkları ve işletmeler şebeke operatörü arızayı giderene kadar acil durum enerjisiyle bu açığı kapatabilir. Gehringer, en iyi senaryoda hazırlık sürecinin mükemmelleşerek hibrit saldırıların henüz planlama aşamasında tespit edilip kaynağında yok edilebileceğini vurguladı.
Aynı zamanda devletin ve toplumun olası saldırılara karşı iletişimsel açıdan hazırlıklı olması gerekiyor. Bu durum sadece hasarı sınırlamakla kalmayıp hibrit operasyonların korkutucu etkisini de elinden alacaktır.
Güvenlik uzmanı Euronews'e yaptığı açıklamada, bunun ancak caydırıcılık, savunma ve dayanıklılığın (rezilyans) birleşimiyle başarılabileceğini belirtti. Gehringer'e göre halk bu süreçte "çok önemli bir rol oynuyor" ancak "hala gereksiz yere pamuklara sarılıyor."
"Oysa halk çözümün bir parçası," diyen uzman, dezenformasyonun hiçbir zaman tamamen engellenemeyeceğini ve açık bir toplumun manipülatif bilgilerle mücadele etmek zorunda olduğunu ifade ediyor. Gehringer, "Bu nedenle hedefimiz izolasyon değil, toplumsal dayanıklılık olmalıdır. Vatandaşların bilgileri kritik bir gözle değerlendirebilmesi, medyanın bağımsız çalışması ve devletin hızlı, inandırıcı ve şeffaf iletişim kurması gerekiyor," diyerek sözlerini tamamlıyor.