2026 yılında siber güvenlik alanında gündemi belirleyecek en kritik başlıkları kapsamlı biçimde ele alıyoruz; öne çıkan eğilimlere yakından bakıyoruz.
2025’te Avrupa, havaalanlarındaki aksaklıklar ve seçim sabotajı iddialarından, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in uçuşunda GPS sahteciliği ile uzaydaki uydulara yönelik saldırılara kadar uzanan bir siber saldırı dalgasıyla karşı karşıya kaldı.
Kıta en ağır darbeyi alanlar arasındaydı; dünya çapındaki fidye yazılımı saldırılarının yüzde 22’sini Avrupa oluşturdu; bu saldırılarda veriler çalınıp şifreleniyor ve fidye karşılığında geri veriliyor. Dağıtık hizmet reddi (DDoS) saldırıları da arttı; yalnızca yılın ilk bölümünde Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde 3,2 milyon kaydedildi.
Bu siber saldırılar mali açıdan da büyük etkiler yarattı; küresel sigorta grubu Howden’a göre son beş yılda Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkelerin toplam maliyeti 300 milyar euroyu buldu.
Siber güvenliği ele alma ihtiyacı hiç olmadığı kadar acil ve 2026’da hükümetlerin başlıca önceliklerinden biri olmasını bekliyoruz. Euronews Next, bu yıl siber güvenliğin nereye evrileceğine dair öngörüleri içeren bazı önemli raporları derledi.
Jeopolitik tehditler genişleyecek
Forrester’a göre 2025 siber güvenliğin “jeopolitik bir gerilim noktasına” dönüştüğü yıldıysa, 2026 Rusya, Çin, İran ve Kuzey Kore gibi aktörlerin operasyonlarını genişleteceği bir yıl olacak; küresel pazar araştırma şirketi bunu siber güvenlik öngörüleri raporunda yazdı.
Şirket, siyasi istikrarsızlığın ve yeni teknolojilerin bu yıl siber güvenlik ve risk liderlerini uyum sağlamaya zorlayacağını söyledi.
Bu kaygı, şirketin 2026’ya yönelik yıllık Cybersecurity Forecast raporunu derleyen Google Cloud güvenlik ekiplerince de dile getiriliyor. Çin’in, siyasi ve ekonomik etkisini güçlendirmek için siber kampanyaları muhtemelen sürdüreceğini öngörüyorlar.
Google’ın özellikle savunmasız gördüğü alanlardan biri, Tayvanlı TSMC gibi rakiplerle yaşanan rekabet ve ABD’nin ihracat kısıtlamaları nedeniyle yarı iletken sektörü.
Google raporu, Rusya’nın siber operasyonlarının Ukrayna’da süreceğini, ayrıca ABD ve diğer Batı ülkelerine yönelik bilgi operasyonlarını artırmak gibi “uzun vadeli küresel stratejik hedefleri” önceliklendireceğini de belirtiyor.
ABD’li teknoloji şirketi, Moskova’nın kritik seçimler öncesinde anlatıları manipüle etmeyi sürdüreceğine inanıyor; 2025’te Polonya, Almanya ve Moldova’da görüldüğü gibi. İran’ın ise Orta Doğu’da, Tahran’ın çıkarlarıyla uyumlu sahte haber odaklı internet siteleri aracılığıyla siber operasyonlarını artırması bekleniyor.
Avrupa Birliği’nin bu devlet aktörlerine 2026’da karşı koymasının yollarından biri, saldırganlar tarafından aktif biçimde istismar edilen güvenlik açıklarının kataloğu niteliğindeki kendi “bilinen şekilde istismar edilen açıklar” veri tabanını oluşturmak olacak; Forrester bunu öngörüsünde belirtti.
Şirket, AB’nin bu açıklar veri tabanının sınır ötesi koordinasyonu ve istihbarat paylaşımını muhtemelen iyileştireceğini de ekledi.
Yapay zekâ: istisnadan normale
Google ve yıllık Global Threat Landscape Report’u yayımlayan ABD’li siber güvenlik şirketi Fortinet’e göre yapay zekâ (AI), 2026’da hem saldırıların yürütülme biçimini hem de savunmayı yeniden şekillendirecek.
Her iki şirket de, insanlara yardımcı olmak için otonom eylemler gerçekleştirmek üzere tasarlanan ve ne yapacaklarını söyleyecek bir insana ihtiyaç duymayan yapay zekâ ajanlarını, güvenlik ekipleri için yeni bir meydan okuma olarak öne çıkardı.
Google, saldırganların bu yapay zekâ araçlarını saldırıları ölçeklendirmek için giderek daha fazla kullanacağını söylerken, Fortinet tehdit aktörlerince devreye alınan yapay zekâ ajanlarının insan müdahalesi olmadan saldırıları koordine edebileceğini belirtti.
Google ayrıca, yerleşik güvenlik protokollerini aşmaları ve gizli komutları izlemeleri için yapay zekâ sistemlerini manipüle eden prompt injection (istem enjeksiyonu) gibi yeni saldırı tekniklerinde de yapay zekânın kullanılacağını öngörüyor.
Google’ın güvenlik ekiplerinin dikkat çektiği bir başka yeni saldırı da vishing: insan sesini yapay zekâyla klonlayarak son derece gerçekçi taklitler üretmek. Örneğin, şirket çalışanlarından kişisel ya da gizli bilgi talep etmek için yöneticilerin veya BT personelinin ses klonlarının kullanılması.
Fortinet, yıllık CISO Predictions Report’ta, bilgisayar korsanlarının kullanıcıları bir bağlantıya tıklamaya ya da bir eki indirmeye yönlendirerek bilgilerini çalan sahte iletiler, yani gerçekçi oltalama e-postaları yazmak için yapay zekâyı kullanmaya devam edeceğini yazdı.
Ancak Google’a göre, yapay zekâ ajanlarının saldırısına uğrayan şirketler de saldırıları özetlemek, kötü amaçlı kodu çözmek ve taktikleri tespit etmek için bu teknolojiyi bir araç olarak kullanabilir.
Savaş alanı uzaya genişliyor
Gemilerin, otomobillerin, uçakların ve akıllı telefonların konumunu uydular aracılığıyla hassas biçimde belirleyen küresel konumlandırma sistemleri (GPS), Fortinet’in CISO Predictions Report’una göre 2025 boyunca başlıca hedefler arasındaydı.
Fortinet’e göre bu yıl, yörüngedeki uydulara yönelik siber saldırılar daha da artacak.
GPS, uyduların konumlarını ve zamanı içeren radyo sinyallerini sürekli olarak yaymasıyla çalışır. Yerdeki cihazlar, örneğin akıllı telefonlar veya araç navigasyon sistemleri, bu sinyalleri alır ve her bir uydunun ne kadar uzakta olduğunu hesaplayarak kendi konumlarını belirler.
Fortinet’e göre tehdit aktörleri bu sistemleri iki ana yolla istismar ediyor: Ya GPS sinyallerini alınamaz hâle gelecek şekilde engelliyorlar ya da “spoofing” adı verilen saldırıyla sahte sinyaller yayıyorlar.
Fortinet’in raporuna göre sahte GPS sinyalleri göndererek “mühimmatın etkinliğini düşürmek veya devre dışı bırakmak, dronları ve füzeleri başka yöne çevirmek, uçakların düşman bölgesine girmesine ve iniş yapamamasına yol açmak” mümkün.
Fortinet, “siber savaş standart uygulama hâline geldikçe” GPS sistemlerine yönelik müdahalenin 2026’da da süreceğini; GPS kaynaklı kesinti riskinin havayolları, deniz taşımacılığı ve savunma üreticileri için daha yüksek olduğunu belirtiyor.
GPS’e yönelik müdahalelerin zararını sınırlamak için Fortinet, şirketlerin kullandıkları uydulara daha fazla şifreleme katmanı eklemeleri gerektiğini söylüyor.