Sam Altman ve Dario Amodei arasındaki ilişki, teknolojik bir rekabetten çok daha fazlasını, kişisel kırgınlıklar ve derin felsefi ayrılıklarla dolu bir güç savaşını barındırıyor.
Yapay zeka dünyasının iki devi, OpenAI ve Anthropic, bugün 300 milyar doları aşan değerlemeleriyle küresel ekonomiye yön veriyor.
Ancak bu iki şirketin zirvesindeki isimler olan Sam Altman ve Dario Amodei arasındaki ilişki, teknolojik bir rekabetten çok daha fazlasını, kişisel kırgınlıklar ve derin felsefi ayrılıklarla dolu bir güç savaşını barındırıyor. Bir zamanlar OpenAI’ı birlikte inşa eden bu iki isim, bugün sadece iş stratejileriyle değil, birbirlerine yönelttikleri sert ithamlarla da gündemde.
Wall Street Journal'dan Keach Hagey, bugün teknolojik ve siyasi gelişmelere yön verir hale gelen iki dev arasındaki ilişkinin perde arkasını masaya yatırdı.
Ortak geçmişten sert suçlamalara
Amodei, Anthropic’i OpenAI’a karşı "sağlıklı ve güvenli bir alternatif" olarak konumlandırırken, eski patronu Altman’a yönelik eleştirilerinin dozunu her geçen gün artırıyor.
Amodei’nin son aylarda meslektaşlarıyla yaptığı görüşmelerde, Altman ile Elon Musk arasındaki hukuk mücadelesini "Hitler ile Stalin arasındaki savaşa" benzettiği, OpenAI’ın Trump yanlısı bir bağış toplama komitesine yaptığı yardımı "kötülük" olarak nitelendirdiği belirtiliyor.
Hatta Amodei, OpenAI ve diğer rakiplerini, zararlı olduğunu bile bile ürünlerini pazarlayan tütün şirketlerine benzetiyor.
Delano Caddesi’ndeki ev ve ilk fikir ayrılıkları
İkili arasındaki gerilim, 2016 yılında San Francisco’daki bir grup evinde filizlendi.
Amodei, kız kardeşi Daniela ve OpenAI kurucularından Greg Brockman bu evde yapay zekanın geleceğini tartışıyorlardı.
Brockman, teknolojinin her yönüyle halka açıklanması gerektiğini savunurken, Amodei, bu kadar hassas bir teknolojinin önce hükümetle paylaşılmasının daha güvenli olacağını ileri sürüyordu.
Bu ilk fikir ayrılığı, yıllar sonra Anthropic’in "önce güvenlik" felsefesinin temelini oluşturacaktı.
OpenAI içindeki güç savaşları
Dario ve Daniela Amodei kardeşlerin 2020 sonunda OpenAI’dan ayrılma kararı almasının arkasında sadece güvenlik endişeleri değil, kurumsal yönetimdeki derin çatışmalar da yatıyordu.
İddiaya göre, 2017'de yaşanan toplu işten çıkarmalar ve Greg Brockman’ın yapay genel zekayı (insan seviyesinde yapay zeka / AGI) Rusya ve Çin gibi nükleer güçlere de satma fikri, Amodei için kopuş noktalarından biri oldu.
Amodei, bu fikri "vatana ihanet" ile eşdeğer görerek istifayı düşündü.
Altman araya girerek Brockman’ın yönetimde doğrudan etkili olmayacağı sözünü verse de, bu sözlerin tutulmadığına dair inanç ekip içinde huzursuzluğu artırdı.
'Pandalar' ve nihai kopuş
OpenAI içinde "Pandalar" olarak bilinen Amodei yanlısı grup ile Altman arasındaki güven bağı, karşılıklı casusluk suçlamaları ve sert performans değerlendirmeleriyle tamamen koptu.
2020 yılının sonlarına gelindiğinde Amodei, OpenAI’ın "pazar odaklı" yaklaşımına karşı, yüzde 75 oranında "kamu yararı" ve güvenlik odaklı bir şirket modelini savunan uzun bir muhtıra yazdı.
Kısa süre sonra Dario, Daniela ve beraberindeki yaklaşık bir 10 çalışan OpenAI’dan ayrılarak Anthropic’i kurdu.
Pentagon ve kamuoyuna yansıyan sürtüşme
Bugün bu kişisel husumet, devlet ihaleleri ve küresel politika üzerinden devam ediyor.
Anthropic, Pentagon ile iş birliği yapması engellendiği için Trump yönetimine dava açarken, Altman, OpenAI’ın Savunma Bakanlığı ile gizli projeler yürütmek üzere anlaştığını duyurarak rakibine karşı hamle yapmıştı. Daha sonra OpenAI'a karşı başlayan eleştiri dalgası ve boykot hareketi karşısında Altman da geri adım atmıştı.
Amodei, bu durumu Altman’ın "yalancı" doğasının bir parçası olarak nitelendirirken, iki lider arasındaki uçurum artık kapatılamaz bir boyuta ulaştı.
Şubat ayında Hindistan’da düzenlenen bir etkinlikte, tüm liderler el ele tutuşup havaya kaldırırken Altman ve Amodei’nin sadece dirsekleriyle birbirlerine dokunmayı tercih etmesi, bu devasa bölünmenin sembolik bir özeti olarak kayıtlara geçti.