Hayabusa2'nin Temmuz 2031'de küçük ve son derece hızlı dönen bir gök cismine ulaşması bekleniyor. Ancak bazı bilim insanları, uzay aracının karşılaşacağı cismin aslında bir asteroit olmayabileceğini öne sürüyor.
Japonya'nın asteroid örnek toplama göreviyle ünlenen Hayabusa2 uzay aracı, 2018'de Ryugu asteroidine ulaşıp topladığı kaya örneklerini Dünya'ya gönderdikten sonra yeni hedefi olan 1998 KY26 adlı gizemli gök cismine doğru yolculuğunu sürdürüyor.
Hayabusa2'nin Temmuz 2031'de bu küçük ve son derece hızlı dönen asteroide ulaşması bekleniyor. Ancak bazı bilim insanları, uzay aracının karşılaşacağı cismin aslında bir asteroid olmayabileceğini öne sürüyor.
Yeni bir gök cismi sınıfına ait olabilir
1998 KY26, son yıllarda astronomların ilgisini çeken "karanlık kuyrukluyıldız" (dark comet) olarak adlandırılan yeni bir gök cismi sınıfının üyesi olabilir.
Bu kavram, 2017'de Güneş Sistemi dışından gelen ilk gözlemlenmiş ziyaretçi ʻOumuamua sonrasında ortaya atılmıştı.
Karanlık kuyrukluyıldızlar, görünüş açısından asteroidlere benzese de bazı davranışları kuyrukluyıldızları andırıyor. Asteroidler Güneş'in etrafında dönen kaya, buz veya toz kütleleri olarak tanımlanırken, kuyrukluyıldızlar Güneş'e yaklaştıklarında gaz salarak karakteristik kuyruklarını oluşturuyor.
Bazı araştırmacılar, 1998 KY26'nın da iki cismin özelliklerini sergileyen bu sıra dışı sınıfa ait olabileceğini düşünüyor.
Avi Loeb'den sıra dışı iddia
Ancak Harvardlı astrofizikçi Avi Loeb çok daha farklı bir ihtimal üzerinde duruyor.
Yıllardır ʻOumuamua'nın alışılmadık davranışlarını inceleyen Loeb ve çalışma arkadaşları, henüz hakem değerlendirmesinden geçmemiş yeni bir makalede 1998 KY26'nın doğal bir gök cismi değil, Sovyet uzay programından kalma bir araç olabileceğini öne sürdü.
Araştırmacılara göre söz konusu cisim, 1988'de Mars'ın uydusu Phobos'u incelemek amacıyla fırlatılan ancak görev sırasında kaybedilen Phobos 1 uzay aracının kalıntısı olabilir.
Loeb, blog yazısında "Özellikle bunun, Temmuz 1988'de fırlatıldıktan iki ay sonra hatalı bir komut nedeniyle arızalanan Phobos 1 görevinin kalıntısı olabileceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Bir 'tire' eksikliği görevi sona erdirmişti
Phobos 1 görevi, Ağustos 1988'de Dünya ile iletişimini kaybetmişti. Daha sonra yapılan incelemelerde, gönderilen bir komuttaki eksik bir kısa çizginin (tire işareti) kritik sistemlerin kapanmasına neden olduğu ortaya çıkmıştı.
Loeb ve ekibi, uzay aracının itici motorlarının çalıştırılması sırasında oluşan yörüngenin, günümüzde 1998 KY26'nın izlediği yörüngeyle istatistiksel açıdan uyumlu olabileceğini savunuyor.
Araştırmacılar ayrıca iki cismin yaklaşık olarak benzer boyutlarda olduğunu ve her ikisinin de oldukça uzunlamasına bir şekle sahip göründüğünü belirtiyor.
Bilim dünyası şüpheyle yaklaşıyor
Bununla birlikte uzmanlar, uzayın büyüklüğü düşünüldüğünde bu hipotezin oldukça spekülatif olduğuna dikkat çekiyor.
Loeb ise bilim insanlarının yalnızca kaya ve buz kökenli gök cisimlerini değil, son 69 yılda insanlar tarafından uzaya gönderilmiş nesneleri de olası açıklamalar arasında değerlendirmesi gerektiğini savunuyor.
Astronoma göre 1998 KY26'nın teknolojik kökenli olduğunun kanıtlanması halinde, 3I/Atlas ve ʻOumuamua'nın da gelişmiş bir dünya dışı uygarlık tarafından gönderilmiş teknolojik bir nesne olabileceği yönündeki tartışmalı tezine dolaylı destek sağlayabilir.
Gerçeği Hayabusa2 ortaya çıkaracak
Şimdilik 1998 KY26'nın gerçekte ne olduğu bilinmiyor.
Üstelik gök cisminin son derece hızlı dönmesi, Hayabusa2'nin yüzeye yaklaşmasını ve olası gözlemler yapmasını teknik açıdan zorlaştırabilir.
Loeb ve ekibi ise 2031'de gerçekleştirilecek yakın gözlemleri merakla bekliyor.
Makalede, "2031 yılında Hayabusa2'nin yapacağı gözlemlerin bu nesnenin kökenini belirlemede kritik öneme sahip olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle 1998 KY26'nın doğasını daha iyi anlamaya yönelik gözlemsel, dinamik ve teorik çalışmaların sürdürülmesini teşvik ediyoruz," ifadelerine yer verdi.