Parlayan küreler ve gizemli ışıklar Almanya’da çok sayıda ihbarı tetikliyor. Tartışmayı Pentagon belgeleri alevlendirirken, Hessen’deki CENAP yıllardır bu görülen olayları açıklamaya çalışıyor.
Olağanüstü gök olaylarını inceleyen Merkezi Araştırma Ağı (CENAP), gökyüzündeki gözlemlerine bilimsel bir açıklama arayan Almanya’daki insanlar için başvurulacak bir merkez.
CENAP’ın başındaki Hansjürgen Köhler, şu sıralar hiç olmadığı kadar çok ihbar aldıklarını anlatıyor: “Her gün üç ile altı arasında bildirim alıyoruz. Hiç kuşkusuz, Almanca konuşulan ülkelerde en yoğun başvurunun yapıldığı ihbar merkezi biziz.” Ağustos 2026 itibarıyla o ve ekibi yaklaşık 14 bin olayı aydınlatmış durumda.
Köhler amatör bir gökbilimci; her şey, kendi deyimiyle, “gençlik hevesiyle” başlamış.
“Gözlemevinde çalışıyor, orada bilgimizi geliştiriyorduk. O dönem çok sayıda telefon geliyordu, gözlemevi bundan bunalmıştı. Bu da bizi UFO meselesini daha yakından ele almaya itti.”
Daha 11 yaşındayken Ay’a inişi televizyondan izlemişti. Bu deneyim onu derinden etkilemiş, merakının temelini atmış. “O zaman başıma neler geleceğini bilseydim, işe hiç girişmezdim; gerçekten de sinir bozucu birkaç yıl oldu. Ama artık bundan keyif alıyorum, çünkü insanlara makul açıklamalar sunabiliyoruz.”
“1973’te, henüz genç erkeklerken bu konuyla ilgilenmeye başladığımız ilk yıllarda, İkinci Dünya Savaşı dönemine ait ABD’den mikrofilmler getirttik; üzerinde o zamanlar açıklanamayan birer fenomen olarak görülen uçan cisimler vardı.”
“Savaş yıllarında bile doğa kaynaklı olayların tekrar tekrar ortaya çıktığını fark ettik” diyor Köhler. Çekimler, özellikle de pilotların yanlarından neyin uçup geçmiş olabileceğini şaşkınlıkla sorgulayan tepkileri nedeniyle, kimi zaman oldukça etkileyiciydi.
Pentagon dosyaları UFO’ları yeniden gündeme taşıyor
Bugün, Washington’daki Pentagon’un sözde UFO dosyalarını yayımlamasıyla, konu yeniden ivme kazanmış durumda.
ABD Donanması daha önce, bugün resmî olarak çoğunlukla “Tanımlanamayan Anomalik Olaylar” (UAP) olarak adlandırılan bilinmeyen uçan cisimleri gösteren videolar yayımlamıştı. Pentagon, Nisan 2020’de, 2004 ve 2015 yıllarına ait üç kaydın gerçekliğini ilk kez resmen doğruladı. Videolarda, ABD askeri pilotlarının, menşei başlangıçta net biçimde belirlenemeyen uçan cisimlerle karşılaşmaları görülüyor.
Aralık 2022’de, ABD Savunma Bakanlığı bünyesinde “Tüm Alanlarda Anomali Çözüm Ofisi” (AARO) adıyla özel bir birim bile kuruldu. Bu kurum, UAP ihbarlarını sistematik biçimde incelemek, ulusal güvenliğe yönelik olası riskleri değerlendirmek ve geçmiş vakaları analiz etmekle görevlendirildi.
Köhler içinse bunlar çoktan eskimiş bilgiler: “Arşivleri zaten tanıyoruz, benim için yeni sayılabilecek hiçbir şey yok. Genç kuşak için elbette yeni bir malzeme. Biz ise, eski görüntüleri izlediğimizde ancak esneyebiliyoruz.”
Kayıtlardan biri, “Gimbal” olarak bilinen video, Ocak 2015’te ABD Donanmasına ait bir F/A-18’in Kaliforniya kıyıları açıklarındaki eğitim uçuşu sırasında çekildi. Kızılötesi görüntüde, kendi ekseni etrafında dönüyormuş gibi görünen ve pilotların şaşkınlıkla yorumladığı bilinmeyen bir cisim yer alıyor. Pentagon, kaydın gerçek olduğunu bizzat doğruladı ancak kendi açıklamasına göre, cismin tam olarak ne olduğuna dair kesin bir sonuca henüz varamadı.
Köhler, videoda görülen şeyin aslında sadece bir balon olduğuna inanıyor. Balonun görünürdeki yüksek hızını, uçak ile balon arasındaki görece hareketle açıklıyor: Jetin büyük hızından dolayı, cisim son derece yüksek bir süratle yanlarından geçiyormuş izlenimi oluşuyor.
F/A-18’lerle ilgili ek bir notu daha var: “ABD Donanmasında hizmete girdiğinden beri, bu uçakların elektronik algılama sistemlerinde sorunlar yaşanıyor. Bu problemi kontrol altına almak için dokuz güncelleme yapıldı, ama hâlâ ölçülen hız göstergeleri de dahil olmak üzere yanlış okumalar meydana gelebiliyor.”
Ancak Köhler hafif bir hayal kırıklığıyla devam ediyor: “Bunların hepsi bir şekilde kaybolup gidiyor. Film sürekli yeniden gösteriliyor, bizim yaptığımız açıklamalar ise sıcak bir taşın üzerindeki tek damla su gibi; onlar da yok olup gidiyor. Özellikle sosyal medyada ve X’te anlatılan masallar akla hayale sığmıyor. Artık hiç bakmıyorum, çünkü sinirleniyorum; benim yaptığım işin tam tersine işliyor.”
Köhler, kendisine ulaşan ihbarları şöyle özetliyor: “Sözde her gün, çok uzaklardan gelen birtakım beyefendiler buraya uğruyor ve burada ne yaptığımıza bakıyor. Evrenin bir yerlerinde başka yaşam olduğunu inkâr etmiyorum. Ama bu varlıkların, son derece gelişmiş bir teknolojiyle galaksiler arası yolculuk yapıp mavi gezegenimize gelmesi ve sonra gelip tam da burada, çöle düşüp kaza yapması mı gerekiyor?”
CENAP’ı eleştirenler, kuruluşun birçok UFO gözlemini son derece kuşkucu bir gözle değerlendirdiğini ve geleneksel açıklamalara fazlasıyla ağırlık verdiğini söylüyor. Destekçilerine göre ise tam da bu yaklaşım, örgütün en büyük gücü: CENAP, gözlemleri bilimsel çerçeveye oturtmaya ve gerçekten açıklanamayan olgular ile yanlış yorumlamaları birbirinden ayırmaya çalışıyor.
Görüş ayrılıkları, esas olarak, şimdiye kadar bilinmeyen olası açıklamalara ne ölçüde açık olunması gerektiği sorusundan kaynaklanıyor.
Uzman Köhler, “İnsanların ne gördüklerini kestirmeye çalışırken şaşırıp kalmalarını anlayabiliyorum; ben de böyle bir duruma düşebilirim” diyor. “Bazıları gece saat 2’de polisi arayıp gökyüzünde yanıp sönen bir şey gördüklerini söylüyor. Polisler de, insanlar o kadar ısrar edince bizi arıyor. Sonra iki polis, şikâyetçiyle birlikte gökyüzüne bakıyor, onlar da gördüklerini açıklayamıyor ve bizi arıyor.”
Köhler bu tür durumlar için bir tavsiye de veriyor: “Vatandaş gördüğü şeyin ne olduğunu kendi başına da öğrenebilir; ücretsiz astronomi uygulamaları var. Telefonunu gökyüzüne doğru tutuyor ve ekranda karşısındaki gök cisminin adı beliriyor.”
Peki şimdiye kadar neleri teşhis etti?
Uçaklar, helikopterler, roket kademeleri, uydular; meteorlar, parlak ateş topları (gündüz meteorları), gezegenler, parlak yıldızlar gibi gök cisimleri; her türden balon (hava durumu, atmosfer, sıcak hava balonları) ve çocuk doğum günleri ile düğünlerde kullanılan XXL boyutlu folyolu süs balonları; ayrıca kimi zaman kilometrelerce uzağa kadar uzanan etkinlik lazerleri…
Ancak Köhler’in çözemediği vakalar da var. Bunları uzaylı ziyaretlerine kanıt olarak görmeyi umanlar ise ondan hayal kırıklığı dolu bir yanıt alıyor: “Bunlar uzaylı ziyaretleri değildi. Sadece, elimizde kritik bilgiler eksik olduğu için açıklanamamış vakalar olarak kaldılar. Ciddi bir inceleme için tarih, saat, yer, baktığınız yön ve mümkünse görsel kayıt gerekiyor. Ancak bunlar olduğunda araştırma yapabiliriz.”