İnternet kullanımı, Bağımlılık Davranışları ve Bağımlılıklar Enstitüsü’nün (ICAD) 2025 Ulusal Savunma Günü’nde gençlerle yaptığı araştırmanın odağındaydı.
Portekiz'deki Bağımlılık Davranışları ve Bağımlılıklar Enstitüsü'nün (ICAD) yaptığı araştırma, 18 yaşındaki gençlerin internette, özellikle de sosyal medyada, artık daha fazla zaman geçirdiğini ortaya koydu.
Sonuçlar, Ulusal Savunma Günü 2025'e katılan gençler arasında yapılan anketten elde edildi.
Gençlerin çoğu (%60) internette günde ortalama 4 saat veya daha fazla zaman geçiriyor; 5 saat ve üzeri kullanım olarak tanımlanan yoğun kullanımın, önceki yıllara kıyasla artış gösterdiği belirtiliyor.
“Tek başına bu gösterge sorunların varlığı anlamına gelmiyor; daha çok, sıklıkla iç içe geçen fiziksel ve sanal yaşam biçimlerinin, yeni olma, davranma ve var olma şekillerinin ifadesi” deniliyor araştırmanın sonuç bölümünde.
Gençlerin en çok kullandığı platformlar sosyal ağlar; internete erişimde en çok tercih ettikleri araç ise cep telefonu. Ancak katılımcıların çoğu, yaklaşık %45'i, TikTok, Facebook ve Instagram gibi platformlarda günde 2 ila 3 saat geçirdiğini söylüyor. Gençlerin %13'ü ise sosyal medyada günde yaklaşık 6 saat ya da daha fazla zaman harcadığını kabul ediyor.
Sosyal medyanın yanı sıra, okuma ya da ders çalışma amaçlı çevrimiçi aramalar, oyun (bahis oyunları dahil) ve film, video ile eğitim içerikleri izlemek de gençlerin internette geçirdiği sürenin artmasına yol açan diğer etkenler arasında yer alıyor.
2025'te dikkat çekici bir başka bulgu da, ankete katılan gençlerin %99'unun internete 16 yaşından önce girmeye başladığını, %39'unun ise 10 yaşından önce internet kullanmaya başladığını söylemesi oldu.
Bu veri özellikle önem taşıyor; zira bu oranın giderek yükselmesi, internetin bireylerin hayatına her geçen gün daha erken yaşlarda girdiğini gösteriyor. Araştırma, bu artışın kızlar grubunda erkeklere kıyasla biraz daha belirgin olduğunun altını çiziyor.
Kızların sosyal medyada vakit geçirme veya çevrimiçi arama yapma eğilimi daha yüksekken, erkekler internet başında daha çok oyun oynayarak zaman geçiriyor gibi görünüyor.
Gerçek parayla çevrimiçi oyun oynama söz konusu olduğunda da kullanım oranları şaşırtıcı görünüyor: 18 yaşındaki gençlerin %17'si (erkeklerin %30'u, kızların ise %5'i) çevrimiçi bahis oyunlarına katıldığını belirtiyor.
İnternet kullanımına bağlı sorunlar
İnternetin aşırı kullanımı, özellikle ergenlik çağındaki gençlerde, çok sayıda sorunla ilişkilendiriliyor. Bu nedenle ICAD çalışması, örneklemine şu sorunlardan herhangi birini son dönemde yaşayıp yaşamadığını sordu: okulda ya da işte performans düşüklüğü; tıbbi müdahale gerektiren sağlık sorunları; ev içi davranış problemleri; finansal sıkıntılar; şiddet olayları veya asayişi bozan davranışlar; prezervatif kullanılmadan yaşanan cinsel ilişki; ve duygusal rahatsızlık durumları.
Genel olarak gençlerin %35'i, ankete katılmadan önceki 12 ay içinde bu yedi sorundan en az birini yaşadığını kabul etti.
En sık dile getirilen sorun türü (%20) duygusal rahatsızlık durumları (motivasyon kaybı, üzüntü, memnuniyetsizlik, yalnızlık, kaygı); bunu okulda ya da işte düşük performans (%17) izliyor.
Bu çalışma, gençler ve çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin AB düzeyindeki siyaset tartışmalarının öne çıkan başlıklarından biriyle örtüşüyor.
Geçen yılın başında yayımlanan bir Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) raporu, dijital dünyanın gençler üzerindeki hâkimiyetini küresel yalnızlığın başlıca itici güçlerinden biri olarak göstermişti.
Ekranların aşırı kullanımı, daha az fiziksel egzersiz yapılması ve daha kalitesiz bir uyku ile birlikte; kaygı, depresyon, stres ve sosyal izolasyonla da ilişkilendiriliyor.
Birleşik Krallık'ın gençlerin sosyal medyaya erişimini yasaklama planları, tüm Avrupa'da süren tartışmayı yeniden alevlendirdi. Fransa, İspanya, Avusturya, Yunanistan ve Danimarka gibi ülkeler, çocukların erişimini kısıtlamaya dönük önlemleri masaya yatırıyor; siber zorbalık ve platformların bağımlılık yaratıcı tasarımıyla ilgili endişelerden, intihar ve kendine zarar verme gibi trajedilere kadar uzanan bir yelpazede kaygılar dile getiriliyor.