Yeni bir araştırma, bilişsel gelişimin sanılandan çok daha erken başladığını ve bebeklerin dünyayı çok küçük yaşlardan itibaren etkin biçimde işleyip sınıflandırdığını ortaya koydu.
Bebekler üzerinde yapılan yeni bir çalışmaya göre, 2 aylık bebekler canlı varlıklarla cansız nesneleri ayırt edebiliyor.
Araştırma bulguları, Trinity College Dublin’de görevli araştırmacıların 130’dan fazla bebeğin beynine ait fMRI görüntülerini analiz ettiği bir çalışmadan elde edildi.
fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme), kandaki oksijen düzeylerindeki değişimleri ölçerek beynin farklı görsel uyaranlara nasıl tepki verdiğini incelemeye olanak tanıyan bir yöntem.
Pazartesi günü Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan bu çalışma, bilim insanları ve doktorların bebeklik dönemindeki bilişsel gelişimi ve ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan ruh sağlığı bozukluklarının kökenini daha iyi anlamalarına yardımcı olabilir.
Çalışma nasıl yürütüldü?
Bu araştırmada, iki aylık bebeklerin uyanık haldeyken beyin taramaları gerçekleştirildi. Bebekler bir yer minderine yatırıldı, kulaklarına gürültü önleyici kulaklıklar takıldı ve yaşamlarının ilk yılında sıklıkla karşılaştıkları bir düzine kategoriye ait görseller gösterildi.
Bu görseller arasında kediler, kuşlar, lastik ördekler, alışveriş arabaları ve ağaçların resimleri yer aldı.
Çalışmanın başyazarı Cliona O'Doherty, “Örneğin bir kediye baktığınızda, beyniniz fMRI cihazıyla kaydedilebilen belirli bir biçimde etkinleşiyor ve bu, kediye özgü bir imza örüntüsü oluşturuyor. Daha sonra size bir ağaç gibi, cansız bir nesne gösterdiğimizde ise verdiğiniz yanıtın örüntüsü tamamen farklı olabiliyor,” diye açıkladı.
“Yetişkinlerde bu durumun son derece güvenilir ve tutarlı olduğunu biliyoruz; farklı kategori türleri veya canlı-cansız nesneler için birbirinden ayrışan tepkiler gözlemleyebiliyoruz. Ancak bunun bebekler için de geçerli olup olmadığını henüz bilmiyorduk. Biz de bebeklerde tam olarak bunu araştırdık,” diye ekliyor.
Çalışma kapsamında bebeklerin önemli bir bölümü 9 aylık olduklarında yeniden taramaya alındı ve araştırmacılar bunlardan 66’sından başarıyla veri elde etti.
O'Doherty, dokuz aylık bebeklerin beyinlerinin, iki aylık bebeklere kıyasla canlı varlıklarla cansız nesneleri birbirinden çok daha belirgin biçimde ayırt edebildiğini belirtiyor.
Sonuçlar neden önemli?
Araştırmacılara göre çalışma, bebeklerin beyninin dünyayı daha önce varsayılandan çok daha karmaşık biçimlerde işlediğini ortaya koyuyor.
O'Doherty yaptığı açıklamada, “Bebekler, bizim düşündüğümüzden çok daha fazla şey biliyor ve beyinleri çevrelerindeki dünyayı son derece karmaşık şekillerde işliyor. Sadece orada pasif bir şekilde yatıp kendi başlarına hareket edebilecekleri ve konuşabilecekleri günü beklemiyorlar. Yaşamın ilk yılında çok yoğun ve karmaşık bir bilişsel gelişim yaşanıyor. Artık bu tür yöntemlerle bunu gerçekten ölçmeye başlayabiliyoruz,” dedi.
King's College London’da Genomik Nörogörüntüleme ve Yapay Zeka profesörü olan Gustavo Sudre de bulguların yaşamın ilerleyen dönemlerindeki ruh sağlığı ve nöro-gelişimsel bozuklukları anlamak açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
“Beyinlerinde bu temsilleri bizim sandığımızdan çok daha erken oluşturduklarını görmek ve bunu davranışsal olarak ifade etmedikleri için, daha önce sözünü ettiğimiz o gecikmeye karşın beynin, davranışlarına yansımayan bir temsile çoktan sahip olduğunu görebilmek çok önemli,” diye açıkladı.
“Ve bu, özellikle ruh sağlığı bozukluklarını konuşmaya başladığımızda bizi çok ilgilendiriyor; çünkü çoğu zaman bir bozukluğu davranışlara bakarak teşhis ediyoruz ve buna beyinde yol açan şey muhtemelen çok, çok daha erken ortaya çıkmış oluyor.”