Yeni çalışma, kuraklık koşullarının toprak altındaki mikroorganizma topluluklarında antibiyotik direncini artırdığını ortaya koydu.
Modern tıbbın en güçlü silahları olan antibiyotikler, aslında toprak bakterilerinin birbirleriyle savaşmak için geliştirdiği moleküler cephaneliklerden ödünç alındı.
Ancak bilim dünyası, bu cephaneliğin artık işlememeye başladığını gösteren karanlık bir tabloyla karşı karşıya.
Bugüne kadar antibiyotik direncinin temel sorumlusu olarak ilaçların yanlış ve aşırı kullanımı gösterilse de direnci artıran tek faktör bu değil. Hakemli bilimsel dergi Nature Microbiology dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, beklenmedik bir faili daha işaret ediyor: İklim değişikliği ve kuraklık.
Kurak toprak bakteriler için eğitim kampı
Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (Caltech) araştırmacıları tarafından yürütülen çalışma, kuraklık koşullarının toprak altındaki mikroorganizma topluluklarında antibiyotik direncini seçici bir şekilde artırdığını ortaya koydu.
Toprak kurudukça, mikroplar tarafından üretilen doğal antibiyotikler, geriye kalan küçük nem ceplerinde çok daha yüksek yoğunluğa ulaşıyor. Bu yüksek yoğunluktaki "ilaçlı" ortam, sadece dirençli olan bakterilerin hayatta kalmasına izin vererek onları güçlendiriyor.
Araştırmacılar, beş farklı coğrafi bölgeden alınan toprak örneklerini kurutarak yaptıkları deneylerde, direnç genlerinin bolluğunun kuraklıkla doğru orantılı olarak arttığını gözlemledi.
Durum hastanelere de yansıdı
Asıl endişe verici şey ise bu durumun hastanelere yansıması. Bakteriler, genetik materyalleri ve direnç genlerini türler arasında paylaşma konusunda yetenekli. Bilim insanları, dünya genelinde 100'den fazla hastaneden alınan verileri incelediklerinde, çevredeki kuraklık koşulları ile hastanelerdeki antibiyotik dirençli enfeksiyon vakaları arasında güçlü bir korelasyon buldu.
Topraktaki dirençli bakterilerin klinik ortamlara tarım, rekreasyonel faaliyetler ve hatta sadece tozun solunması yoluyla geçtiği düşünülüyor.
Toprak ve hastane suşları arasındaki genetik dizilimlerin bazen yüzde 100 aynı olması, bu geçişin ne kadar doğrudan olduğunu kanıtlıyor. Araştırmacılar, iklim değişikliği nedeniyle artması beklenen kuraklık dalgalarının, özellikle risk altındaki bölgelerde antibiyotik direncini küresel bir halk sağlığı krizine dönüştürebileceği uyarısında bulunuyor.
Avustralya Macquarie Üniversitesi'nden mikrobiyal ekolog Timothy Ghaly, bu çalışmanın "topraktan kliniğe" giden yolu yeniden tanımladığını belirtiyor. Çalışmanın sonuçları, antibiyotik direnciyle mücadelenin sadece hastanelerdeki ilaç yönetimiyle sınırlı kalamayacağını gösteriyor.
Bilim insanlarına göre, gezegenin değişen iklimini göz ardı ederek modern tıbbın silahlarını korumak artık mümkün olmayabilir.