Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

İnsan antikoru üreten inekler başrolde: Hantavirüse karşı aşı ve tedavi çalışmaları ne durumda?

Hantavirüsün Sin Nombre suşu
Hantavirüsün Sin Nombre suşu ©  Wikimedia Commons
© Wikimedia Commons
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Genetik olarak değiştirilmiş ve tamamen insan antikorları üretebilen inekler kullanılarak geliştirilen 'SAB-163' adlı deneysel tedavinin, Andes virüsü dahil dört farklı hantavirüs türüne karşı hayvan modellerini koruyabildiği açıklandı.

Hantavirüs salgınının görüldüğü 'MV Hondius' adlı kruvaziyer gemisinde yaşanan ölümler, dünya çapında çok az bilinen ancak son derece ölümcül olabilen bu virüsü yeniden gündeme taşıdı. Gemide şu ana kadar üç kişi hayatını kaybetti.

REKLAM
REKLAM

Salgının merkezindeki virüsün ise nadir durumlarda insandan insana bulaşabilen 'Andes' türü olduğu doğrulandı.

Uzmanlar, virüsün şu an geniş çaplı bir pandemi tehdidi oluşturmadığını vurgulasa da, etkili tedavi ve onaylı aşı eksikliği bilim insanlarının yıllardır çözmeye çalıştığı büyük bir soruna işaret ediyor.

Virüs nasıl bulaşıyor?

Hantavirüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasıyla kirlenmiş parçacıkların havaya karışıp solunmasıyla bulaşıyor. Bu nedenle özellikle fare popülasyonlarının yoğun olduğu bölgelerde risk artıyor. Ancak Güney Amerika’daki Andes virüsü diğer hantavirüs türlerinden farklı olarak yakın temas halinde insanlar arasında da bulaşabiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, kruvaziyer yolcularında tespit edilen türün Andes virüsü olduğunu doğruladı. Bilim insanları, bazı yolcuların gemiye binmeden önce Arjantin’de enfekte olmuş olabileceğini düşünüyor. Virüs nadir görülse de bazı türlerinde ölüm oranı yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor.

Askeri araştırmalarla başlayan aşı çabası

ABD Ordusu Bulaşıcı Hastalıklar Araştırma Enstitüsü’nde çalışan virolog Jay Hooper, hantavirüs aşıları üzerinde yaklaşık 30 yıldır çalışan isimlerden biri. Hooper’a göre iklim değişikliği gelecekte hantavirüs vakalarının artmasına neden olabilir.

Scientific American dergisine röportaj veren bilim insanı, değişen iklim koşullarının kemirgen popülasyonlarını etkileyebileceğini ve insanların bu hayvanların yaşadığı alanlarla daha fazla temas kurmasına yol açabileceğini belirtiyor.

Hantavirüs aşısı geliştirme çalışmaları aslında onlarca yıl öncesine dayanıyor. Virüsün özellikle sahada görev yapan askerler için risk oluşturması nedeniyle ABD ordusu 1980’lerden beri aşı araştırmalarına yatırım yapıyor.

Hooper’ın ekibi, 1990’larda ABD’de ortaya çıkan Sin Nombre türü ile Güney Amerika’daki Andes türüne karşı aşı geliştirmeye başladı. Araştırmacılar, insanlardaki ölümcül akciğer sendromuna çok benzeyen hamster modelleri geliştirerek deneysel aşıları test etmeye çalıştı.

Bugüne kadar Andes, Hantaan ve Puumala adlı üç farklı hantavirüs türüne karşı Faz 1 klinik denemeleri gerçekleştirildi. Özellikle Andes DNA aşısının insanlarda koruyucu nötralize edici antikorlar oluşturduğu görüldü. Ancak aşının etkili olabilmesi için en az üç doz gerekebilir.

Neden hâlâ onaylı bir aşı yok?

Bilim insanlarına göre en büyük sorunlardan biri hantavirüs vakalarının nadir ve coğrafi açıdan dağınık olması. Bu nedenle klasik Faz 3 etkinlik çalışmaları yürütmek zorlaşıyor. Araştırmacılar bu yüzden antikor düzeylerini “koruma göstergesi” olarak kullanmaya çalışıyor.

Bir diğer büyük engel ise finansman eksikliği. Hooper, hantavirüs aşılarının ticari açıdan büyük bir pazar oluşturmadığını açıkça söylüyor. Aşıların muhtemel hedef kitlesi; riskli bölgelere seyahat edenler, açık alanda çalışanlar, askerler ve kemirgenlerle yoğun temas halinde olan kişilerle sınırlı.

Bu nedenle özel sektörün ilgisi düşük kalıyor. Hooper, yıllardır süren araştırma sürecini “yıllarca kayayı tepeye itmeye çalışmak gibi” sözleriyle tanımlıyor.

İnsan antikoru üreten inekler üzerinde çalışılıyor

Araştırmacılar yalnızca aşı değil, antikor temelli tedaviler üzerinde de çalışıyor. Genetik olarak değiştirilmiş ve tamamen insan antikorları üretebilen inekler kullanılarak geliştirilen “SAB-163” adlı deneysel tedavinin, Andes virüsü dahil dört farklı hantavirüs türüne karşı hayvan modellerini koruyabildiği açıklandı. Ancak ürün henüz insanlar üzerinde klinik deneme aşamasına geçmedi.

Bilim insanları ayrıca mRNA tabanlı yeni nesil aşı teknolojilerini de değerlendiriyor. COVID-19 pandemisinde mRNA platformlarının ne kadar hızlı geliştirilebildiğini hatırlatan araştırmacılar, yeterli finansman ve küresel talep oluşması halinde hantavirüs aşılarının da çok daha hızlı ilerleyebileceğini düşünüyor.

mRNA teknolojisiyle yeni aşı girişimleri

Hantavirüs salgınıyla birlikte dikkat çeken şirketlerden biri İngiltere merkezli biyoteknoloji firması EnsiliTech oldu. Şirketin kurucuları yaklaşık 15 yıl önce hantavirüs aşısı geliştirmeye başladı.

Şirketin yöneticilerinden Matt Slade, NBC'ye yaptığı açıklamada, hantavirüsün “ihmal edilmiş” bir virüs olduğunu ve sektörde neredeyse hiçbir çalışma yapılmadığını söylüyor.

EnsiliTech’in geliştirdiği deneysel aşı, COVID-19 aşılarında kullanılan mRNA teknolojisini temel alıyor. Ancak şirket, Pfizer ve Moderna’nın COVID aşılarında yaşadığı en büyük lojistik sorunlardan birini çözmeye çalışıyor: Aşının aşırı düşük sıcaklıklarda taşınma zorunluluğu.

Şirket bu sorunu çözmek için “ensilication” adını verdiği bir yöntem geliştirdi. Bu yöntemde mRNA, koruyucu bir silika kafes içine yerleştiriliyor. Böylece aşının oda sıcaklığında taşınabilmesi hedefleniyor.

Şirketin mevcut aşısı, Doğu Asya’da görülen ve böbrek hasarı ile iç kanamaya yol açabilen “Hantaan” türünü hedef alıyor. İnsan deneylerine henüz başlanmadı ve ilk klinik çalışmaların başlamasının bile üç ila dört yıl sürebileceği belirtiliyor.

MV Hondius salgınının merkezindeki Andes virüsü için de gelecekte ayrı bir aşı geliştirilebileceği ifade ediliyor. Ancak uzmanlara göre süreç oldukça uzun olabilir.

Çin ve Güney Kore’de aşılar

Boston Çocuk Hastanesi'nde Hassas Aşılar Programı direktörü Dr. Ofer Levy ise NBC'ye Çin ve Güney Kore’de hantavirüse karşı kullanılan bazı aşıların bulunduğunu söyledi. Ancak bunların sonuçlarının karışık olduğunu ve diğer ülkelerde erişilebilir olmadığını ekledi.

Levy’ye göre de küresel ölçekte salgınların nadir görülmesi, finansmanın sürekli geri planda kalmasına yol açtı. Levy, COVID dönemindeki olağanüstü yatırımın bu alanda hiç görülmediğini belirtiyor.

Moderna da hantavirüs aşısı geliştiriyor

COVID-19'a karşı mRNA aşılarıyla bilinen Moderna da hantavirüse karşı koruma sağlayacak hantavirüs aşısı üzerinde çalışma yürüttüklerini açıkladı.

Şirket, Arjantin'den yola çıkan ve Kanarya Adaları'na doğru hareket eden 'MV Hondius' isimli gemide ortaya çıkan hantavirüs salgınından önce zaten çalışmalara başladığını duyurdu.

Haberlerin ardından Moderna hisseleri yüzde 12 yükselirken, aşı çalışmasının henüz çok erken aşamada olduğu belirtiliyor.

Moderna, COVID-19'un yanı sıra nadir görülen virüslere karşı aşı çalışmaları yürütmesiyle de tanınıyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Sağlık Bakanlığı'ndan hantavirüs açıklaması: 'Türkiye'de pozitif vaka yok'

Hantavirüs alarmı verilen gemide neler yaşandı?

DSÖ'den hantavirüs açıklaması: 'Yeni bir COVID değil ancak tedbir şart'