Fransa İçişleri Bakanlığı, yeni bir raporda 'din karşıtı eylemlerin vicdan özgürlüğünü ve dinin serbestçe yaşanmasını hedef aldığını" ve 'toplumumuzun temel dengesini' tehlikeye attığını belirtti.
Fransa İçişleri Bakanlığı bu hafta, Fransa’da 2010 ile 2025 yılları arasında kaydedilen din karşıtı eylemlere ilişkin "kapsamlı bir genel bakış" sunan ve özellikle geçen yıla odaklanan bir rapor yayımladı.
Belge, "bir dine gerçek ya da algılanan mensubiyet veya dini pratikle bağlantı" nedeniyle kişilere ve mülklere yönelik saldırılardaki ciddi artışa dikkat çekiyor.
Raporda, "Kısmen Covid-19 pandemisi ve hareket kısıtlamalarına bağlanabilecek 2020’deki hafif düşüşün ardından, Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki terör saldırısı ve İsrail-Hamas çatışmasının ardından din karşıtı eylemler, Yahudi karşıtı eylemlerdeki artış ve daha sınırlı ölçüde Müslüman karşıtı eylemler nedeniyle önemli ölçüde arttı," denildi.
Hükümete göre bu yeniden yükseliş, "kaygı verici bir gerçeği" ortaya koyuyor: Din karşıtı nefret artıyor ve ülkenin tamamında tüm inançları etkiliyor.
Hristiyanlık, İslam ve Yahudilik olmak üzere üç büyük tek tanrılı dine odaklanan rapor, tüm din karşıtı eylem mağdurlarının şikâyette bulunmaması nedeniyle rakamların muhtemelen "eksik tahmin edildiğini" de vurguluyor.
İçişleri Bakanlığı, "Bu din karşıtı eylemler, vicdan özgürlüğünü ve dinin serbestçe uygulanmasını zedeliyor," uyarısında bulundu. Bakanlık, "Bunlar ulusal uyumu zayıflatıyor. Toplumumuzun dengesini doğrudan tehlikeye atıyor," ifadelerini kullandı.
2010 ile 2015 yılları arasında Hristiyan karşıtı ve Yahudi karşıtı eylemler, tüm din karşıtı eylemlerin sırasıyla yüzde 43’ünü ve yüzde 41’ini oluştururken, Müslüman karşıtı eylemlerin oranı yaklaşık yüzde 14’tü.
2015’ten bu yana Fransa genelinde din karşıtı eylemlerin toplam sayısı keskin biçimde arttı. 2015 ile 2025 arasında artış yüzde 21 oldu. Ancak oranlar inanç grupları arasında önemli ölçüde değişiyor.
Din karşıtı eylemlerin yarısından fazlası artık Yahudi karşıtı
Yahudi karşıtı eylemler 2010’dan bu yana istikrarlı biçimde artıyor. Hamas’ın 7 Ekim saldırılarının ardından 2023’te rekor seviyeye ulaşıldı.
Belgede, "Yahudi karşıtı eylemlerdeki yeniden yükselişin, herhangi bir İsrail yanıtından önce, 7 Ekim 2023’ün hemen ertesi günü başladığı," belirtiliyor. Buna göre eylül ile ekim arasında yüzde 1.209’luk artış kaydedildi.
Ulusal Bölgesel İstihbarat Müdürlüğü’nün 2023’te kaydettiği 1.676 Yahudi karşıtı olayın 1.242’si yalnızca 7 Ekim ile 31 Aralık 2023 arasında yaşandı.
Fransa’da Yahudi karşıtı eylemlerin sayısı 2025’te hafifçe düşmüş olsa da "tarihsel olarak yüksek bir seviyede" kalmaya devam ediyor. Bu eylemler artık din karşıtı eylemlerin yaklaşık yüzde 53’ünü oluşturuyor. 2022 ile 2025 arasında Yahudi karşıtı eylemlerde yüzde 203 artış kaydedildi.
Bu eylemlerin büyük bölümü kişilere yönelik saldırılardan oluşuyor. 2025’te 890 olay, yani Yahudi karşıtı eylemlerin yüzde 67’si kişilere yönelikti. Mülke yönelik eylemlerin oranı ise yüzde 33 oldu. Bu eylemler çoğunlukla "tehdit içerikli söz ve hareketler"den oluşuyor. Bu kapsamda 576 olay, yani yüzde 44 kaydedildi. Ayrıca 402 olayla grafiti ve diğer yazılamalar yüzde 30’u, 126 olayla fiziksel saldırılar yüzde 10’u, 117 olayla zarar verme eylemleri ise yüzde 9’u oluşturdu.
Belge, Yahudilere yönelik fiziksel şiddetteki düzenli artışa da dikkat çekiyor. Bu tür olayların sayısı 2022’den bu yana üç katına çıktı. 2022’de 42 olan sayı, 2025’te 126’ya yükseldi.
Bakanlık ayrıca, "genç kuşaklar arasında antisemitizmin kalıcılığı" konusunda uyarıda bulunuyor. Bakanlık bunu büyük ölçüde, özellikle 7 Ekim 2023’ten bu yana sosyal medyada "şiddet içerikli söylem ve davranışların daha geniş yayılmasına" bağlıyor.
2025’te Hristiyan karşıtı eylemlerde artış
Hristiyan karşıtı eylemler de 2010’dan bu yana istikrarlı biçimde artıyor. Bu eylemler, 1.063 olayın bildirildiği 2018’de zirveye ulaştı. Ardından Covid-19 pandemisi sırasında, 2019 ile 2021 arasında hafif bir düşüş yaşandı. Ancak sayı geçen yıl yeniden yükselmeye başladı.
Bakanlık, "2025’te toplam 843 Hristiyan karşıtı olay kaydedildi. Bu, 2024’e göre yüzde 9’luk artış anlamına geliyor. Artışta, kişilere yönelik saldırılardaki yükseliş etkili oldu. Bu saldırılar 2024’e kıyasla yüzde 70 arttı," dedi.
Bu olaylar artık tüm din karşıtı eylemlerin üçte birini, yani yüzde 34’ünü oluşturuyor. Mülke yönelik saldırılar ezici biçimde baskın olmayı sürdürürken, bildirilen olayların yüzde 87’sini oluşturdu. Ancak kişilere yönelik saldırılar 2025’te keskin biçimde arttı. 109 olay bildirildi ve bu sayı 2024’e göre yüzde 70 yükseldi.
Raporda, "Hristiyan cemaatinin üyelerini hedef alan fiziksel saldırılar 2025’te iki katına çıktı. 2024’te 11 olan olay sayısı 2025’te 23’e yükseldi," denildi. Raporda ayrıca, "Bu saldırılar ağırlıklı olarak ibadethane yöneticilerine yönelik fiziksel saldırılardan oluşuyor. Bu kapsamda 14 olay kaydedildi ve sayı bir yılda dört katına çıktı," ifadeleri yer aldı.
2025 yılına özellikle, 45 yaşındaki Iraklı Hristiyan Ashur Sarnaya’nın 10 Eylül’de Lyon’da öldürülmesi damga vurdu.
Yetkililer ayrıca dini ayinlerin engellenmesi ve ibadet edenlere yönelik tehditlerde de keskin bir artış kaydetti. Bu tür olaylar 2025’te yüzde 86 arttı. 2024’te 29 olan olay sayısı 2025’te 54’e yükseldi.
Hristiyan karşıtı eylemlerin neredeyse tamamı Katolik cemaatini hedef aldı. 2025’te Katoliklere yönelik 817 olay kaydedildi. Aynı yıl Protestan ve Ortodoks cemaatleri ise sırasıyla 22 ve 4 olay bildirdi.
Müslümanlara yönelik saldırılarda keskin artış
Bakanlık son olarak, 2010 ile 2024 arasında Müslüman karşıtı eylemlerde genel bir artış yaşandığını ve "2015 terör saldırılarının yaşandığı yılda" zirve görüldüğünü belirtti. 2015’te 429 olay kaydedildi.
Bu eylemlerin sayısı 2016 ile 2018 arasında hafifçe düştü. Ancak Covid-19 pandemisi sırasında uygulanan kısıtlamalara rağmen 2019’da yeniden artışa geçti. Müslüman karşıtı eylemler, 2025’te tüm din karşıtı olayların yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturdu.
Hükümet, "2025 yılı, Müslüman karşıtı eylemlerde çok keskin bir artışa sahne oldu. 326 olay kaydedildi. Bu sayı 2024’e göre yüzde 88, 2023’e göre ise yüzde 35 artış anlamına geliyor. Artışta esas olarak kişilere yönelik saldırılardaki yükseliş etkili oldu. Bu saldırılar yüzde 151 arttı," değerlendirmesinde bulundu.
Bu artış, geçen yıl boyunca özellikle Ramazan gibi dini buluşmaların çevresinde veya sporda başörtüsü takılması gibi hararetli kamusal tartışmalar sırasında yaşanan "ani yükselişlerle" kendini gösterdi.
Bu bağlamda bakanlık, "tehdit içerikli söz ve hareketlerde keskin bir artış" yaşandığını belirtti. 2025’te bu kapsamda 158 olay kaydedildi.
Bu, 2024’e göre yüzde 210 artış anlamına geliyor. Namaz kılınan yerlerin ve Müslümanların sıkça gittiği mekânların dışına domuz leşleri bırakılan vakalarda da belirgin bir artış yaşandı. 2025’te 25 olay kaydedildi ve bu sayı 2024’e göre yüzde 317 arttı.
Hükümete göre Müslüman karşıtı eylemlerdeki yeniden yükseliş, kısmen "olgunun daha iyi bildirilmesinden" kaynaklanıyor. Bu durum özellikle Ayrımcılık ve Müslüman Karşıtı Eylemlerle Mücadele Derneği’nin kurulmasıyla bağlantılı görülüyor.
Müslüman karşıtı eylemlerle mücadeleye odaklanan bu kuruluş, 2025’te izleme rolünü güçlendirdi. Kuruluş özellikle bir bildirim platformu kurdu ve Ulusal Bölgesel İstihbarat Müdürlüğü ile ortaklık tesis etti.
İbadethanelerin güvenliği için 47,8 milyon eurodan fazla kaynak
Bu kaygı verici tablo karşısında İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, din karşıtı eylemlerle mücadeleyi öncelik haline getirmek istediğini söyledi. Nuñez, Adalet, Eğitim, Kültür, Kadın-Erkek Eşitliği ve Ayrımcılıkla Mücadele bakanlıkları da dahil olmak üzere, "yakın işbirliği içinde çalışan bir dizi devlet kurumunun" seferber edileceğini belirtti.
Raporda ayrıca, Fransız devletinin 2015’ten bu yana "yaklaşık bin ibadethanenin korunmasını finanse etmek" amacıyla 47,8 milyon eurodan fazla kaynak ayırdığı kaydedildi.
Daha önce "Program K" olarak bilinen "Dini Mekânların Güvenliğinin Sağlanması" programı, ibadethanelerde güvenlik kamerası ve güvenlik sistemlerinin kurulmasını desteklemeyi amaçlıyor.
Program özellikle dini yapıların içinde ve çevresindeki kameraların, zırhlı kapılar, görüntülü diafonlar, interkomlar gibi izinsiz giriş önleyici sistemlerin yanı sıra binaların içindeki güvenlik projelerinin, kilitlerin ve güvenli odaların finansmanına yardımcı oluyor.
Aynı doğrultuda İçişleri Bakanlığı, "inanç topluluklarını güvenlik ve emniyet konularında bilgilendirmek" amacıyla yarım günlük bir farkındalık modülü de geliştirdi. Yerel dini aktörleri hedefleyen modül, din karşıtı eylemlerle mücadele için mevcut önleme ve müdahale mekanizmalarını da kapsıyor.
Bakanlığa göre, programın 20 Mart 2025’te başlatılmasından aynı yılın 31 Aralık tarihine kadar "en az 224 farkındalık oturumu düzenlendi ve bu oturumlardan inanç topluluklarının 1.694 temsilcisi ve lideri yararlandı." Bakanlık, bu modüllerin 2026’da da devam edeceğini ekledi.