Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Kuzey Kıbrıs'ta tüp bebek skandalı: İngiltere'de seçilenlerden farklı donörler çıktı

arşiv fotoğrafı
Arşiv fotoğrafı ©  AP Photo/Michael Wyke
© AP Photo/Michael Wyke
By Ioannis Karagiorgas
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

BBC'nin yürüttüğü kapsamlı araştırma, Kuzey Kıbrıs’taki tüp bebek kliniklerini odağına alan geniş çaplı skandalı ortaya çıkardı. İngiltere’deki ailelerin ihbarlarıyla başlayan süreçte, onlarca çocuğun ailelerin seçtiği kişilerden farklı donörlerin genetik materyaliyle dünyaya geldiği iddia ediliyor.

İngiltere'de ebeveynlerin şikayetleri üzerine BBC tarafından yürütülen uzun soluklu bir araştırma, Kuzey Kıbrıs’ta (KKTC) faaliyet gösteren bir tüp bebek kliniğini merkezine alan büyük bir skandalı ortaya çıkardı.

REKLAM
REKLAM

Araştırma verilerine göre, İngiltere'den bölgeye gelen ailelerin dünyaya getirdiği en az 30 çocukta seçilen donörlerin kullanılmadığı tespit edildi. Şüphe üzerine çocuklarına özel laboratuvarlarda DNA testi yaptıran aileler, şu ana kadar 11 çocuğun genetik kökeninin Türkiye ve çevre ülkelere dayandığını kanıtladı.

ARŞİV - Kuzey Kıbrıs
ARŞİV - Kuzey Kıbrıs AP/Petros Karadjias

İhmal mi, sahtekârlık mı?

İddiaların odağında yer alan KKTC’deki Doğuş IVF Center isimli kliniğin, hastalara sperm örneklerini Danimarka merkezli dünyanın en büyük sperm bankası Cryos International’dan temin ettiklerini beyan ettiği belirtiliyor. Ancak Cryos, söz konusu kliniğin hastalara kendi bünyelerinden sipariş verilmediği halde verilmiş gibi gösterdiğinin tespit edilmesi üzerine 2016 yılında Doğuş IVF Center ile tüm ilişkisini kestiğini açıkladı.

BBC’nin ulaştığı Cryos yetkilileri, kliniğin yıllarca bu iş birliğini reklam malzemesi yapmasına rağmen Doğuş IVF Center’a herhangi bir sperm teslimat kaydı bulunmadığını doğruladı.

İngiliz yayın kuruluşunun araştırması, ilk yedi vakanın gün yüzüne çıktığı geçen Mart ayındaki haberlerin devamı niteliğini taşıyor. O dönemki iddialara yanıt veren KKTC Sağlık Bakanlığı olayla ilgili resmi inceleme başlatıldığını duyurmuştu; ancak BBC’nin ek bilgi taleplerine henüz detaylı bir yanıt verilmedi.

30 vakadan 15'i aynı merkeze işaret ediyor

Mağdur aileler, tıbbi geçmiş, fiziksel görünüm, kişilik özellikleri, eğitim düzeyi ve ilgi alanları gibi kriterlere göre isimsiz donörler seçtiklerini ancak süreç içerisinde tedavilerde farklı genetik materyallerin kullanıldığından şüphelendiklerini ifade ediyor.

BBC’nin aktardığına göre, incelenen 30 vakadan 15’i doğrudan Doğuş IVF Center ile bağlantılı. Vakaların büyük çoğunluğu 2012-2024 yılları arasında gerçekleştirilen ve ortalama tedavi maliyeti 4 bin euroyu aşan işlemleri kapsıyor.

İddialarda 3 isim öne çıkıyor

İhbarlarda ağırlıklı olarak klinikle bağlantılı üç kişinin ismi geçiyor: Kliniğin sahibi ve mesul müdürü Dr. Şevket Alptürk, Dr. Firdevs Uğuz Tip ve hasta koordinatörü Julie Hodson.

Dr. Şevket Alptürk BBC’nin sorularını yanıtsız bırakırken, Dr. Firdevs Uğuz Tip her türlü usulsüzlük suçlamasını reddederek prosedür onaylarının Alptürk’ün sorumluluğunda olduğunu savundu. Julie Hodson da BBC'nin bilgi taleplerine dönüş yapmadı.

Arşiv fotoğrafı
Arşiv fotoğrafı AP Photo/Richard Drew

Dr. Firdevs Uğuz Tip’in, 2015 yılında Doğuş IVF’ten ayrıldıktan sonra çalıştığı diğer iki klinikte de benzer dokuz vakayla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Bu vakaların çoğu, şu an direktörlüğünü yaptığı Miracle IVF bünyesinde gerçekleşti. Dr. Firdevs, kliniğin her zaman yasalara uygun çalıştığını ve hastaların donör seçim sürecini açıklayan onam formlarını imzaladığını savunsa da BBC'nin ulaştığı birçok ebeveyn kendilerine yeterli bilgilendirme yapılmadığını söylüyor.

Süreç üzerine Cryos International, KKTC'deki yetkililerin araştırması tamamlanana kadar Dr. Firdevs ve Miracle IVF ile olan iş birliğini de askıya aldığını duyurdu.

Ailelerin sağlık ve soy ağacı endişesi

Kuzey Kıbrıs, uygun fiyat politikası, yüksek başarı oranları sunması ve donör erişiminin kolaylığı nedeniyle İngiltere'den tüp bebek tedavisi için yurt dışına gitmek isteyenlerin sıkça tercih ettiği noktalar arasında yer alıyor.

Haberde, bölgenin AB hukuk düzenine tabi olmaması nedeniyle denetim mekanizmalarında aksaklıklar yaşandığına dikkat çekildi.

Mağdur aileler için konu sadece genetik kökenle sınırlı değil. Biyolojik donörlerin gerçek tıbbi geçmişini bilememek ve varlığından haberdar olunmayan üvey kardeşlerin bulunma ihtimali ailelerde büyük endişe yaratıyor.

İngiltere merkezli Donor Conceived UK adlı yardım kuruluşunun kurucusu Laura Bridgens, "Bu haberler son derece endişe verici. Donör yardımıyla dünyaya gelen her bireyin kendi kökeni hakkındaki gerçeği bilmesi en temel insan hakkıdır," değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı’ndan seyahat uyarısı

Yaşanan gelişmeler üzerine İngiltere Dışişleri Bakanlığı (Foreign Office) seyahat tavsiyelerini güncelledi.

Yapılan uyarıda, bölgedeki yasal düzenleme eksiklikleri nedeniyle üremeye yardımcı tedavi süreçlerinin riskler barındırabileceğine dikkat çekilerek, bölgede tüp bebek tedavisi görmeyi planlayan vatandaşların gitmeden önce çok kapsamlı bir araştırma yapmaları tavsiye edildi.

Ek kaynaklar • BBC

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Çalışma saatleri belirsizse sağlık tehlikede: Esnek mesainin ağır bedeli

Hamilelikte kuvvet antrenmanı gebelik diyabeti riskini azaltmış olabilir

Şekerli içecekler ve mide kanseri arasında ilk kez bağlantı kuruldu