Bir süredir devam eden canlanma, Rail Europe’un CEO’su ve icra kurulu başkanına göre, hükümetler ve işletmeciler sektöre yoğun yatırım yaptıkça hız kazanıyor.
Trenle seyahatin büyüsü uzun süredir devam ediyor; lüks vagonların altın çağından dağları ve yaylaları aşan buharlı seferlere kadar demiryolları, yolcuların hayal gücünü cezbediyor.
Günümüzde tren yolculuğu yeniden yükselişte; özellikle Avrupa’da, kıta genelinde çok çeşitli hatlar ve güzergâhlarla deneyim zenginleştiriliyor. Pek çok yolcu için tren artık yalnızca şehirler arası bir ulaşım aracı değil, bizzat Avrupa seyahat deneyiminin önemli bir parçası haline geliyor.
Björn Bender, Rail Europe CEO’su, ITB Berlin turizm fuarında Euronews Travel’a verdiği röportajda, bu canlanmanın birkaç yıldır kademeli olarak güçlendiğini söylüyor: “Son beş on yılda devreye giren farklı dinamikler var. Başlangıçta genç kuşağı trenle seyahate yönlendiren sürdürülebilirlik tartışması etkili oldu. Asıl ivme ise farklı ülkelerdeki demiryolu işletmeleri ve Avrupa Birliği düzeyindeki yatırımlardan geldi. Örneğin Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında demiryolu altyapısı ve tren filosuna ayrılan 100 milyar euronun üzerinde kaynak var.”
Sonuç olarak, kıta genelinde yeni bağlantılar, modern trenler ve gece seferlerinin geri dönüşüyle hizmet ağı genişliyor. Bender, “Özellikle uluslararası hatlarda ve sınır ötesi seferlerde teklifler artıyor; yeni trenler, gece trenleri geri dönüyor ve benzeri gelişmeler yaşanıyor. Yirmi yıl önce demiryolu, ulaşımın sıkıcı bir parçasıydı. Şimdi çok daha çekici bir seçenek ve Avrupa’da raylı sistemlerin belkemiği haline gelmesi için büyük bir fırsat sunuyor,” diye ekliyor.
Talebi artıran uluslararası yolcular
Bu büyümenin önemli bir kısmını her gün işe gidip gelenler değil, Avrupa’yı trenle keşfeden uluslararası yolcular sağlıyor.
Rail Europe, Avrupa’da tren bileti ve seyahat kartları sunuyor ve müşterilerinin büyük bölümünün kendi ülkelerinin dışında yolculuk yaptığını belirtiyor. CEO Björn Bender, grubun “yurtdışı yolcuları” olarak tanımladığı kitlenin yüzde 80’inden fazlasına hizmet verdiklerini söylüyor. Bu yolcular, Londra–Paris gibi sınır ötesi hatları kullanabiliyor veya Avrupa’ya uçakla geldikten sonra bir ülke içindeki trenlerle seyahat ediyor.
Bender, “Avrupalı olmayan çok sayıda yolcuya hizmet veriyoruz. Örneğin başlıca pazarlarımız ABD ve Hindistan; ama Avrupa içinde de ağırlıklı olarak konfor alanlarının dışına seyahat eden insanlardan oluşuyor,” diyor.
Bu yolcular için tren yolculuğu, Avrupa tatilinin bir parçası olarak deneyimin kendisini oluşturuyor. Bender, “Mesele daha çok deneyimle ilgili ve deneyim ilhamla başlıyor. Doğru bilgiyle, arama, rezervasyon ve ödeme süreçleriyle başlıyor,” diye açıklıyor.
Rail Europe’un hedefi ise bu süreci olabildiğince sadeleştirmek: “Misyonumuz işleri kolaylaştırmak, basitleştirmek ve müşteri için karmaşıklığı ortadan kaldırmak.”
Avrupa başkentlerinin ötesine uzanmak
Trenle seyahat popülerleştikçe, yolcular Avrupa’nın en bilinen destinasyonlarının ötesine yönelmeye başlıyor.
Björn Bender’a göre birçok ziyaretçi büyük başkentleri zaten görmüş durumda ve artık daha az bilinen şehir ve bölgeleri keşfetmek istiyor. “Londra’yı, Paris’i, Roma’yı gördüler. Şimdi Budapeşte’yi, Kopenhag’ı ya da Varşova’yı görmek istiyorlar,” diyor.
Bu değişim, hem demiryolu işletmecileri hem de destinasyonlar için yeni fırsatlar yaratıyor. Büyük şehirler arasındaki bağlantılar hâlihazırda güçlü olsa da, başkentlerin dışındaki noktalara uzanan hatların iyileştirilmesi giderek öncelik kazanıyor.
Bender, “İşin turizm tarafında, insanlar tatil için seyahat ettiklerinde Avrupa’da ikinci ve üçüncü kademe destinasyonları deneyimlemek istiyor,” diye ekliyor. Avrupa genelinde yapılan yatırımlar ise bu bağlantıları kademeli olarak genişleterek, daha geniş bir yelpazedeki yerlere erişimi kolaylaştırıyor.
Demiryolu seyahatini kolaylaştıran dijital platformlar
Uluslararası tren seyahatinin önündeki zorluklardan biri uzun süre Avrupa’daki demiryolu ağlarının parçalı yapısı oldu.
Farklı ulusal işletmeciler, biletleme sistemleri ve tarife yapıları, sınır ötesi yolculukların rezervasyonunu tarihsel olarak bir uçuş rezervasyonu yapmaktan daha karmaşık hale getirdi. Dijital platformlar şimdi bu karışıklığı ortadan kaldırmak için çalışıyor.
Örneğin Rail Europe, yüzlerce işletmeciyi tek bir rezervasyon sisteminde birleştiriyor. “Sistemimize bağlı 250 Avrupa tren işletmesini tek bir arama, tek bir rezervasyon ve tek bir ödeme adımında kullanıcıya sunuyoruz” diyor Bender.
Bu sayede yolcular, birden fazla ülkeyi kapsayan karmaşık güzergâhları tek bir işlemle planlayabiliyor.
“Malaga’dan Kopenhag’a gitmek istiyorsanız bunu sisteme yazıyorsunuz; biz de üç ya da dört arka uç sisteminden en doğru rotayı, en uygun güzergâhı çekiyoruz” diye açıklıyor.
Altyapı ve teknolojiye milyarlarca avro yatırım yapılırken ve yeni bir kuşak tren yolculuğunun romantizmini yeniden keşfederken, Avrupa’nın demiryolu rönesansının süreceği kesin görünüyor. “Olanakların sonu yok” diyor Bender.