Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Su ısıtıcısında iç çamaşırı yıkadılar: Otel misafirlerinin tuhaf alışkanlıkları ortaya çıktı

Oteller, evden uzaktaki evimiz gibi; yine de otele giriş yaptığımızda hepimiz biraz daha iyi davranabiliriz.
Oteller evden uzaktaki evimiz gibi ama otele giriş yaptığımızda hepimiz biraz daha özenli davranabiliriz. ©  Photo by Clay Banks on Unsplash
© Photo by Clay Banks on Unsplash
By Saskia O'Donoghue
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Yeni bir araştırmaya göre Britanyalılar, su ısıtıcısında iç çamaşırı yıkamak ve büfeden yiyecek kaçırmak gibi otel alışkanlıklarını itiraf etti; çalışma, Hotels.com ile görgü uzmanı William Hanson’ın yeni nezaket rehberiyle birlikte yayımlandı.

Otellerde konukların yaptığı tüm gafları gördüğünüzü mü sanıyorsunuz? Bir daha düşünün.

REKLAM
REKLAM

Yeni bir araştırma, seyahat ederken yolcuların itiraf ettiği en tuhaf alışkanlıklardan bazılarını ortaya koydu; kahvaltı büfesinden gizlice yiyecek kaçırmaktan su ısıtıcısında iç çamaşırı yıkamaya ve odalara fazladan misafir sıkıştırmaya kadar.

İngiltere’de yeni Hotels.com Rewards (kaynak İngilizce)programının duyurulması vesilesiyle, Hotels.com (kaynak İngilizce) İngiliz görgü kuralları uzmanı William Hanson ile iş birliği yaparak, kahvaltı büfesi protokolünden otel odalarından bir şeyler “aşırmanın” gri alanlarına kadar uzanan, modern otel görgü kurallarında izlenmesi gereken 10 pratik kuralı içeren “Grand Etiquette Hotel Guide”ı yayımladı.

Otel rezervasyon platformunun araştırması çevrim içi yapıldı ve 2 bin yetişkin Britanyalıdan yanıt topladı.

Bulgulara göre her üç otel misafirinden biri, günün ilerleyen saatlerinde atıştırmak için kahvaltı büfesinden yiyecek kaçırdığını kabul ediyor. Katılımcıların üçte birinden fazlası ise maliyeti düşürmek için rezervasyon yaparken konuk sayısını düzenli olarak yanlış girdiğini söylüyor.

Öte yandan, iş özellikle nahoş davranışlara geldiğinde yolcular belli sınırlar çiziyor: Yalnızca yüzde 2’si havuz kenarında aşırı samimi tavırlar sergilediğini ya da personele kaba davrandığını söylüyor.

Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 23’ü otel odasındaki su ısıtıcısında iç çamaşırı yıkamanın asla kabul edilemeyeceğini belirtiyor; havlu bırakarak şezlong “rezerve” edenler de birçok kişinin nefret listesinin başında yer alıyor.

Ankete katılan Britanyalıların başka ülkelerden gelen yolcular hakkında da fikirleri vardı. Japonların ve İsveçlilerin en kibar, Amerikalılar ile Almanların ise en az kibar konuklar olduğunu düşündüklerini söylediler; elbette bu tamamen öznel bir değerlendirme.

Yolcunun hangi ülkeden geldiği fark etmeksizin, Hanson ile Hotels.com’un görgü listesi daha nazik seyahat etmenin yollarına dair öneriler sunuyor. İşte tavsiyeleri.

Görgü kurallarına uygun, daha iyi bir otel misafiri nasıl olunur?

Personele nazik davranın: Personele karşı kaba olmak, otel misafirlerinin sergileyebileceği en itici davranış olarak listenin başında yer aldı. Hanson’a göre doğru olan, temizlik görevlisinden müdüre kadar her çalışanı içten bir saygıyla karşılamak. Bunun, işin içinde olan herkes için deneyimi daha keyifli hale getirmesinin yanında, kendini değerli hisseden personelin nazik konuklara daha iyi hizmet sunma eğiliminde olduğunu da vurguluyor.

Koridorlarda sessiz olun: Lobi ve otel barlarında belli bir gürültü normal kabul edilebilir ama koridorlar başka bir konu. Kapı çarpmaları ve koridorda bağırış çağırış yüzünden uyanmaktan daha sinir bozucu pek az şey vardır. Bu yüzden yolcular, diğer konukları da düşünerek koridorlarda sessizce ilerlemeli, seslerini alçak tutmalı ve ortalığı inleterek yürümemelidir.

İçkiyi fazla kaçırmayın: Birçoğumuz tatilde bir iki kadeh içmekten hoşlanırız; ancak Hanson, iyi geçen bir içki faslının “halka açık bir gösteriye” dönüşmemesi gerektiğini söylüyor. Ortak alanlarda ölçülü olmayı, vakar ve kontrolü korumayı, aynı zamanda etraftaki herkesin de iyi vakit geçirdiğinden emin olmayı tavsiye ediyor.

Kapalı alanlarda sigara içme dürtüsüne yenik düşmeyin: Kapalı alanlarda sigara içmek yıllardır birçok ülkede yasak; yine de bazıları sigarayı yakmaktan geri durmuyor. Kapalı alanda sigara içmek, bir otel odasını sonraki konuklar için mahvedebileceği gibi tahliyeye kadar varabilen ciddi sorunlara yol açabiliyor. Odada sigara içenler yüksek para cezalarıyla da karşılaşabiliyor; dolayısıyla işe hiç kalkışmamak en doğrusu.

Otel odanızı darmadağın etmeyin: Hepimiz otel odamızı az çok evimiz gibi hissettirmek isteriz, ama herkesin iyiliği için onu korkunç derecede dağınık hale getirmemekte fayda var; özellikle de temizlik personeli için. Odayı makul ölçüde düzenli tutarsanız, görevliler işlerini daha verimli yapabilir ve siz de gün boyu gezip tozduktan ya da havuz kenarında uzandıktan sonra daha keyifli bir mekana geri dönmüş olursunuz.

Odadaki su ısıtıcısına saygı gösterin: Kısa süre önce bir fenomen, otel odasındaki su ısıtıcısının iç çamaşırı yıkamak için kullanılmasını öneren paylaşımıyla gündem olmuş ve büyük tepki çekmişti. Hanson, su ısıtıcısını çamaşır için kullananların “toplumdan dışlanmayı hak ettiğini” söylüyor; bu belki biraz abartılı olabilir. Yine de su ısıtıcılarının gerçekten yalnızca sıcak içecek hazırlamak için kullanılması gerektiği açık.

Çivilenmemiş her şeyi yanınıza almayın: Otel banyo ürünleri ve terlikler, çoğumuzun eve götürmekten hoşlandığı küçük lüksler olabilir; ancak konukların konaklamaları bittiğinde odadan gizlice çıkarabilecekleri şeylerin de bir sınırı var. Yastık ve bornoz gibi büyük eşyalar yerinde bırakılmalı. Alındıkları takdirde, konukların yüklü bir faturayla ya da en azından bu ufak hırsızlık yüzünden büyük bir utançla karşılaşmaları mümkün.

Kahvaltıda kendinizi kaybetmeyin: Hanson, kahvaltı büfesinin “istediğini al, istediğin kadar al” mantığıyla işlemediğini söylüyor. Büfe, herkesin sunulan yiyeceklerden adil biçimde yararlanmasını sağlamak için kuyruk adabınızı sergilemek adına iyi bir fırsat.

Şezlong kapatmaktan kaçının: Günümüzde ‘şezlong savaşları’ sıklıkla haber konusu oluyor; birçok tatilci gün doğarken şezlong kapmak için yarışıyor. Hanson, yalnızca bir havlu bırakıp ortadan kaybolmanın, özellikle de havlu sahibi öğle sonrasına kadar görünmüyorsa, son derece kötü bir davranış olduğunu söylüyor; çünkü bu, o şezlongu başkalarına fiilen kapatmak anlamına geliyor. “Bir şezlongun ‘sahibi’, yalnızca bir parça kumaşla değil, bizzat orada bulunarak belli olur” diyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Avrupa'nın en iyi otel havuzları: Sıcak dalgasında serinleyecek yerler listelendi

Avrupa'nın lüks otelleri Esquire’ın yeni 'Onur Listesi'ne girdi

Su ısıtıcısında iç çamaşırı yıkadılar: Otel misafirlerinin tuhaf alışkanlıkları ortaya çıktı