Louvre Müzesi, Avrupalı olmayan bireysel ziyaretçiler için yeni giriş ücretini 32 euroya çıkararak yüzde 45’lik bir artışa gitti. Müze yetkililerine göre rehberli gruplar için ücret 28 euro olacak ve ziyaret başına kişi sayısı, 'ziyaret kalitesini korumak' amacıyla 20 ile sınırlandırılacak.
Fransa, zor durumdaki Paris simgesinin yenilenmesini finanse etmek amacıyla Louvre’da Avrupalı olmayan ziyaretçilere yüzde 45 daha yüksek giriş ücreti uygulanmasını hayata geçirdi. Tartışma yaratan bu adım, Avrupa’da müzelerde “çifte fiyatlandırma” konusunda atılmış en cesur adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Çifte fiyatlandırma, ziyaretçilerin geldikleri ülkeye göre farklı ücretlendirilmesi anlamına geliyor. Gelişmekte olan birçok ülkede yaygın olan bu uygulama, Avrupa’da şimdiye kadar büyük ölçüde görülmemişti. Eleştirmenler, bu yöntemin ayrımcı olduğunu ve Mona Lisa’ya ev sahipliği yapan, dünyanın en çok ziyaret edilen müzesine erişimi bazı düşük gelirli yabancı ziyaretçiler için zorlaştırdığını savunuyor.
Louvre yetkilileri, giriş ücretinin 22 eurodan 32 euroya yükseltilmesinin, geçen yılın başında açıklanan ve Versailles Sarayı, Paris Operası ve Sainte-Chapelle gibi büyük kültürel mekânlarda da uygulanmaya başlanan ulusal “farklılaştırılmış fiyatlandırma” politikasının bir parçası olduğunu belirtti.
Çarşamba günü AFP’ye konuşan turistlerin tepkileri ise karışıktı.
Eşiyle birlikte Paris’te bir haftalığına bulunan, 60’lı yaşlarında Avustralyalı Kevin Flynn, Avrupa dışından gelenler için 32 euroluk (37 dolar) yeni ücretin “kabul edilebilir” olduğunu belirtti.
“İtalya’da, Malta’da birçok yerde fiyatlar benzer,” dedi.
Güney Koreli Joohwan Tak ise uygulamayı “adil bulmadığını” ifade ederek, “Hepimiz insanız. Büyük bir fark var,” diye konuştu.
Brezilyalı Marcia Branco ise şunları söyledi: “Hindistan’a gittiğimde Hintliler yabancılardan daha az ödüyor, bu normal çünkü gelirleri daha düşük. Ama Paris’teyim; sözde zengin bir ülkede. Bu yüzden bunu adaletsiz buluyorum.”
Kimler daha yüksek ücret ödeyecek?
Yeni düzenleme, ABD başta olmak üzere, Louvre’un yabancı ziyaretçilerinin büyük bölümünü oluşturan AB dışındaki ülkelerden gelenleri kapsıyor.
Louvre’un açıklamasına göre, Avrupa Birliği (AB) vatandaşları ya da AB ülkelerinde ikamet edenler ile İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç vatandaşları veya sakinleri dışındaki ziyaretçiler daha yüksek ücreti ödeyecek.
32 euroluk ücret, Avrupa dışından gelen bireysel ziyaretçiler için geçerli olacak. Rehberli gruplar ise kişi başı 28 euro ödeyecek ve grup büyüklüğü en fazla 20 kişiyle sınırlandırılacak.
18 yaş altındaki ziyaretçiler başta olmak üzere bazı gruplar için ücretsiz giriş uygulaması devam ediyor.
Bir önceki fiyat artışı Ocak 2024’te yapılmış ve standart giriş ücreti 17 eurodan 22 euroya yükselmişti.
CGT Culture sendikası ise bu politikayı kınayarak, kültüre erişimin “ticari bir ürüne” dönüştürüldüğünü ve ulusal mirasa erişimde eşitsizlik yaratıldığını savundu.
Avrupa’nın başka noktalarında ise Roma’daki Kolezyum, Forum ve Palatin Tepesi için standart giriş ücreti 18 euro, Atina’daki Akropolis içinse yetişkin bileti 30 euro seviyesinde.
Versailles, Chambord ve Paris Operası da katılıyor
Versailles Sarayı, Loire bölgesindeki Chambord Şatosu ve Paris Ulusal Operası gibi diğer Fransız kamuya ait kültürel mekânlar da Avrupalı olmayan ziyaretçiler için fiyat artışına gidiyor.
Versailles’da “Passport” biletinin yüksek sezondaki fiyatı, AB, İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç dışından gelenler için 35 euro olacak. Aynı bilet bu ülkelerin vatandaşları veya sakinleri için 32 euro olarak kalacak. Sainte-Chapelle’de ise Avrupa dışından gelenler için bilet ücreti 22 euroya yükselirken, Avrupalılar için 16 euro olacak.
Louvre, yeni fiyatlandırmanın “Louvre – Yeni Rönesans” modernizasyon projesi kapsamındaki yatırımları finanse edeceğini ve müzeye yılda 15 ila 20 milyon euro ek gelir sağlayabileceğini belirtti.
Fransız hükümeti de artışları mali gerekçelerle savunuyor. Yetkililere göre, Louvre’un fiyat politikasındaki değişiklik, onarıma ihtiyaç duyan müze için yıllık 20 ila 30 milyon euro ek kaynak yaratabilir. Müze, geçen ekim ayında büyük bir soygunla da sarsılmıştı.
Araştırmacıların yaklaşık 88 milyon euro değer biçtiği Louvre’daki taç mücevherleri hırsızlığı, müzelerde güvenlik harcamaları ve yenileme maliyetlerinin nasıl karşılanması gerektiğine dair tartışmaları daha da alevlendirdi.
Louvre sendikaları ise uygulamayı “felsefi, toplumsal ve insani açıdan şoke edici” olarak nitelendiriyor ve müzenin koleksiyonunun — büyük bölümü Mısır, Orta Doğu ve Afrika kökenli yaklaşık 500 bin eser — evrensel bir değere sahip olduğunu vurguluyor.
Ayrıca personelin artık ziyaretçilerin kimliklerini kontrol etmek zorunda kalacak olmasının pratik sorunlar yaratacağına dikkat çekiliyor. Müze çalışanları, ücretler ve çalışma koşulları nedeniyle pazartesi günü yeniden greve gitti.
‘Önce Fransa’ mı, yoksa ‘kültürel istisna’ mı?
Fransız araştırmacı Patrick Poncet, bu kararı ABD Başkanı Donald Trump’ın, 1 Ocak’tan itibaren ABD milli parklarında yabancı turistler için giriş ücretini 100 dolar artıran “Önce Amerika” politikasına benzetti.
Poncet, geçen ay Le Monde’da yayımlanan yazısında, Fransız politikasını “dünyanın başka yerlerinde olduğu gibi dizginlenemeyen milliyetçiliğin geri dönüşünün bir belirtisi” olarak tanımladı.
Avrupa’nın en çok ziyaret edilen ülkesinin bu adımının, diğer kültürel destinasyonları da benzer uygulamalara yöneltip yöneltmeyeceği ise henüz belirsiz.
Avrupa’da yaşa dayalı indirimler yaygın. Atina Akropolisi, Madrid’deki Prado ve Roma’daki Kolezyum gibi pek çok mekânda 18 yaş altı ziyaretçiler için giriş ücretsiz.
Louvre’da da tüm ülkelerden 18 yaş altındaki ziyaretçiler ve 26 yaş altı Avrupalılar için ücretsiz giriş uygulaması sürüyor.