Döviz rezervleri, IMF yeterlilik eşiğinin hayli üzerinde; 17 aylık ithalatı ve kısa vadeli dış borcun dört katını karşılıyor. Yetkililer, altın ağırlıklı bileşimi korurken portföye yavaş yavaş ABD tahvilleri ve yabancı mevduatlar ekliyor.
Özbekistan Merkez Bankası'nın yayımladığı verilere göre, ülkenin uluslararası rezervleri 1 Ocak itibarıyla 66,3 milyar dolardan (55,9 milyar avro) 1 Şubat'a gelindiğinde yaklaşık 75 milyar dolara (yaklaşık 63,2 milyar avro) yükseldi.
Bu dönemde toplam rezervlerin yaklaşık %85'ini altın oluşturdu.
Altın rezervlerinde küresel konum
Dünya Altın Konseyi verilerine göre Özbekistan'ın 380,4 ton resmi altın rezervi bulunuyor; bu miktar ülkeyi dünyada resmi altın rezervleri sıralamasında 17'nci sıraya yerleştiriyor.
Aynı kaynağa göre en büyük altın rezervine sahip ülkeler 8.133,5 ton ile Amerika Birleşik Devletleri, 3.350,3 ton ile Almanya, 2.451,9 ton ile İtalya, 2.437,0 ton ile Fransa ve 2.326,5 ton ile Rusya.
Dünya Altın Konseyi, Özbekistan'ı ayrıca dünyanın en büyük ilk on altın üreticisi arasında gösteriyor.
“Altın rezervlerimizi tutarken belirli bir sıralamanın ya da derecelendirmenin peşinde değiliz” dedi Özbekistan Merkez Bankası Uluslararası Rezervler Yönetimi Dairesi Başkan Vekili Kamol Alimuhammedov.
Sözlerine “Temel ilkemiz, uluslararası rezervlerimizin güvenliğidir” diye devam etti.
Rezerv yönetiminin temel ilkeleri
Merkez Bankası'na göre rezerv yönetimi, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) güvenlik, likidite ve kârlılık olmak üzere üç temel ilkeye dayanan çerçevesini esas alıyor.
Banka, getiri arayışına kıyasla güvenlik ve likiditenin öncelik taşıdığını açıklıyor.
Küresel altın piyasalarındaki dalgalanma dönemlerinde Merkez Bankası, Merkez Bankası Kanunu'na ve uluslararası rezerv yönetimi standartlarına bağlı kaldığını belirtiyor. Alınan kararlar, kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade uzun vadeli değerlendirmelere dayanıyor.
Altınlarının bir bölümünü yurt dışında saklayan birçok ülkenin aksine Özbekistan, fiziki altın rezervlerini ülke içinde tutuyor.
“Tüm altın rezervlerimizi burada, Özbekistan'da, Merkez Bankası kasalarında tutuyoruz” diyen Alimuhammedov, “Bu sayede saklama kurumlarına ya da temerrüde ilişkin riskleri ortadan kaldırıyor, yurt dışı depolamayla bağlantılı kredi risklerini de elimine etmiş oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Yurtiçi altın alımları ve likidite yönetimi
Özbekistan mevzuatına göre Merkez Bankası, yurtiçinde üretilen altını satın alma konusunda öncelik hakkına sahip. Rafineriler, ürettikleri altını Banka'ya teklif etmek zorunda.
“Yurtiçinde üretilen altını satın aldığımızda ekonomiye yüklü miktarda som sürüyoruz” diyen Alimuhammedov, “Bu da dizginlememiz gereken enflasyonist baskı yaratıyor” diye konuştu.
Bu etkinin dengelenmesi için Merkez Bankası, kendi ifadesiyle bir “nötrlük ilkesi” uyguluyor.
“Aşırı likiditeyi sterilize etmek için döviz rezervlerimizin bir bölümünü yerel döviz piyasasında satıyoruz” dedi.
Banka, bu tür döviz işlemlerinin belirli bir kur seviyesini hedeflemekten ziyade altın alımlarının parasal etkisini nötrleştirmeyi amaçladığını belirtiyor.
Merkez Bankası'na göre stratejinin temel unsurlarından biri, ani artış veya azalışlardan kaçınarak fiziki altın miktarını nispeten istikrarlı bir düzeyde tutmak.
Çeşitlendirme adımları
Altının rezervlerin %83 ila %85'ini oluşturmasına rağmen Merkez Bankası, rezerv varlıklarını çeşitlendirmek için adımlar attığını bildiriyor.
Özbekistan, 2020 yılında Dünya Bankası'nın Rezerv Danışmanlığı ve Yönetimi Programı'na (RAMP) katılarak rezerv yönetimi ve sabit getirili menkul kıymet yatırım stratejileri konusunda teknik destek ve eğitim almaya başladı.
2024'te Merkez Bankası, Amerika Birleşik Devletleri Hazine tahvillerine yatırım yapmaya başladı.
“ABD Hazine kâğıtlarına 2024 yılında yatırım yapmaya başladık” diyen Alimuhammedov, “Bugün itibarıyla yaklaşık 1,5 milyar dolar [1,26 milyar avro] tutarında, kısa vadeli ABD Hazine tahvillerinden oluşan hatırı sayılır bir portföyümüz var” ifadelerini kullandı.
ABD Hazine tahvillerinin “son derece likit olduğunu ve piyasa katılımcıları tarafından neredeyse risksiz görüldüğünü” belirterek “Likidite yaratmak için bunları her an satabilirsiniz” diye ekledi.
Ayrıca Merkez Bankası, döviz mevduatlarını 16 ülke ve kredi notu yüksek 35 uluslararası banka arasında çeşitlendirdiğini bildiriyor.
Rezerv yeterliliği göstergeleri
Merkez Bankası, Özbekistan'ın rezervlerinin yaygın olarak kullanılan uluslararası yeterlilik göstergelerini aştığını ifade ediyor.
IMF yönergelerine göre rezervlerin en az üç aylık ithalatı karşılaması gerekiyor. Merkez Bankası, Özbekistan'ın rezervlerinin 17 aylık ithalatı karşıladığının altını çiziyor.
Uluslararası standartlar ayrıca rezervlerin, vadesi bir yıl içinde dolacak kısa vadeli dış borcun tamamını karşılayacak düzeyde olmasını öngörüyor. Banka'ya göre Özbekistan'ın rezervleri, kısa vadeli borç yükümlülüklerinin 4,4 katını karşılıyor.
IMF'nin Rezerv Yeterliliğinin Değerlendirilmesi (ARA) göstergesine göre ise Merkez Bankası, Özbekistan'ın rezervlerinin tavsiye edilen eşik değerin 3,4 katı seviyesinde olduğunu belirtiyor.
“Özbekistan, rezerv yeterliliği açısından ihtiyaç duyulan standartların oldukça üzerinde” diyen Alimuhammedov, “İster ödemeler dengesi baskıları, ister kamu borcu yükümlülükleri, ister para politikası ihtiyaçlarından kaynaklansın, öngörülebilir dış şoklara karşı iyi korunmuş durumdayız” ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası'na göre mevcut rezerv düzeyleri, dış likidite tamponu sağlamak ve makroekonomik politika hedeflerini desteklemek üzere kurgulanmış durumda; çeşitlendirme çabaları ise rezerv varlık tabanını altının ötesine taşıyarak kademeli olarak genişletmeyi amaçlıyor.