Macaristan'ın Ukrayna'ya yönelik 90 milyar euroluk kredi paketini veto etmesi Avrupa Birliği'nde büyük tepki çekti. Brüksel, Budapeşte'yi "sadakatsizlikle" ve "üye ülkeler arasındaki iş birliği ilkelerini ihlal etmekle" suçluyor.
Avrupa Birliği liderliği, Macaristan'ın Ukrayna için hazırlanan 90 milyar euroluk kredi paketini beklenmedik bir şekilde veto etmesinin ardından Budapeşte yönetimini sert bir dille eleştirdi.
Brüksel, bu hamleyi birliğin temel taşlarından biri olan "samimi iş birliği ilkesinin ihlali" olarak nitelendiriyor.
Aralık ayında uzun ve zorlu müzakereler sonucu kararlaştırılan finansal destek programı, yasama sürecinin son aşamasındaydı ve ilk ödemenin nisan ayı başında yapılması planlanıyordu.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, pazartesi günü yapılan dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamada, "Bu durum gerçekten üzücü. AB anlaşmalarında yer alan samimi iş birliği maddesine pek uygun bir davranış değil," ifadelerini kullandı.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa da Macaristan Başbakanı Viktor Orban'a gönderdiği mektupta, 27 liderin üzerinde uzlaştığı kararlara saygı duyulması gerektiğini vurguladı.
Costa, mektubunda durumun ciddiyetine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Liderler bir fikir birliğine vardıklarında, aldıkları kararla bağlıdırlar. Bu taahhüdün herhangi bir şekilde ihlal edilmesi, samimi iş birliği ilkesinin çiğnenmesi anlamına gelir. Hiçbir üye devletin, AB Konseyi tarafından kolektif olarak alınan kararların güvenilirliğini sarsmasına izin verilemez."
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Paris'te yaptığı açıklamada Costa'nın görüşlerine katıldığını belirterek, "son AB Konseyi'nde verilen siyasi taahhütlerin yerine getirileceğinden emin olduğunu ve bunun aksinin mümkün olamayacağını" söyledi.
Krizin merkezinde, Rus ham petrolünü Ukrayna üzerinden Macaristan ve Slovakya'ya taşıyan Sovyet döneminden kalma Druzhba boru hattı yer alıyor.
Ocak ayı sonunda bir insansız hava aracı saldırısıyla hasar gören hattaki sevkiyatın durmasından Macaristan ve Slovakya, Ukrayna'yı sorumlu tutuyor.
Başbakan Orban, Costa'ya yazdığı mektupta Ukrayna'yı suçlayarak, "Ukrayna, şubat ortasından bu yana siyasi mülahazalarla ve uluslararası yükümlülüklerini ihlal ederek Druzhba boru hattı üzerinden Macaristan'a ham petrol transferini yeniden başlatmayı reddediyor. Bu, Macaristan'ın enerji güvenliğini baltalayan bir düşmanlık eylemidir," ifadelerini kullandı.
Kiev yönetimi ise onarım çalışmalarının Rus bombardımanı nedeniyle aksadığını savunuyor. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Macaristan ve Slovakya'nın tutumuna tepki göstererek, "Macar ve Slovak ültimatomları sadece Kremlin'e yöneltilmelidir. Bu iki ülke tüm AB'yi rehin tutamaz. Her iki ülkeyi de yapıcı iş birliğine ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz," dedi.
Macaristan sadece kredi paketini değil, Rusya'ya yönelik yeni yaptırım paketini de veto etti. Bu durum, AB içinde "oy birliği kuralının suistimal edildiği" tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Litvanya Dışişleri Bakanı Kestutis Budrys, veto yetkisinin kötüye kullanılmasını engellemek için oylama kurallarının gözden geçirilmesi çağrısında bulunarak, "Her seferinde bu vetolarla engellenemeyiz," dedi.
İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard ise bu vetonun Macaristan'da nisan ayında yapılacak genel seçimlerle bağlantılı olabileceğini öne sürdü.
Orban'ın anketlerde geride olduğunu hatırlatan Stenergard, "Seçimlerin yaklaşıyor olmasının bir tesadüf olduğunu düşünmüyorum," değerlendirmesinde bulundu.
Kaja Kallas da seçim bağlantısı konusunda temkinli bir dil kullandı ancak Macar halkının Ukrayna’ya yardıma karşı çıkacağına inanmadığını belirterek, “Macaristan’ın tarihini göz önünde bulundurduğumda, Macar halkının ihtiyaç içindeki Ukrayna halkına yardım edilmemesini destekleyeceğini düşünmek benim için çok zor” dedi.