Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Çocuklara sosyal medya yasağı: Avrupalılar ne düşünüyor?

Avrupa genelinde çok sayıda ülke, çocukları korumak için sosyal medya yasakları önermeye başladı.
Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde, reşit olmayanları korumak için sosyal medya yasakları öneriliyor. ©  Canva
© Canva
By Amber Louise Bryce
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Avrupa genelinde ülkeler, Avustralya’nın izinden gidip reşit olmayanlara sosyal medyayı yasaklamayı tartışırken Euronews Next, Avrupalılara bu adıma katılıp katılmadıklarını sordu.

Viral trendlere ve yapay zekâ (AI) üretimi düşük kaliteli içeriklere kadar, çocukların dünyaları giderek dijital deneyimleri tarafından şekillendiriliyor.

REKLAM
REKLAM

Ancak aşırı ekran süresi ve sosyal medyanın zararlı sonuçları artan bir endişe kaynağına dönüştü. Dünyanın dört bir yanındaki hükümetler daha sıkı düzenlemeler getirmeye çalışıyor.

Avustralya, aralık ayında 16 yaş altına sosyal medya yasağı getiren ilk ülke oldu. Bu adım, Facebook, TikTok, Instagram ve YouTube gibi tüm büyük platformlarda reşit olmayanların hesap açmasını engelliyor.

O tarihten bu yana Avrupa genelinde benzer önlemler tartışılıyor. Avusturya, 14 yaş altına yönelik ulusal bir yasaklamayı gündemine alan son ülke oldu. Avrupa Parlamentosu da sosyal medya ve video paylaşım platformlarına bağımsız erişim için AB genelinde asgari yaşın 16 olması yönünde bir öneri sundu.

Birçok kişi, siber zorbalık ve zararlı içeriklerin yayılmasında sosyal medyanın oynadığı rol nedeniyle, reşit olmayanları korumak için çok daha sert kısıtlamalar getirilmesinden yana.

Geçen hafta ABD'de verilen emsal niteliğindeki bir karar tartışmaları daha da alevlendirdi. Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta’nın, çocukların hassasiyetlerinden yararlanarak onların ruh sağlığına bilerek zarar verdiği tespit edildi.

Öte yandan, bazıları ise topyekun bir yasağın çözüm olmadığı görüşünde. Yaş doğrulama sistemlerinin kusurlu olduğunu, ayrıca bunun çocukları internetin daha tehlikeli ve denetimsiz köşelerine yöneltebileceğini savunuyorlar. Ancak tartışmanın her iki tarafı da büyük ölçüde bir noktada birleşiyor: Sosyal medyanın, saldırgan derecede bağımlılık yapıcı algoritmalar üzerine kurulu temel tasarımının değişmesi gerektiği.

Çeşitli ülkeler kendi kısıtlamalarını hayata geçirmeye hazırlanırken, Euronews Next, sosyal medya yasağının reşit olmayanları kapsaması fikrine nasıl baktıklarını öğrenmek için Avrupa şehirlerinde yaşayanlarla konuştu.

Fransa

Lyon’da yaşayan Margot, sosyal medyanın gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisinden endişe duyuyor.
Lyon’da yaşayan Margot, sosyal medyanın gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisinden endişe duyuyor. Mohammad Shayan Ahmad, Anushka Roy

Sosyal medyayla büyüyen 26 yaşındaki Lyonlu Margot, bunun ne tür zararlar verebileceğini bizzat deneyimlemiş.

“Arkadaşlarımın çoğu ve ben, görmememiz gereken şeylerden ya da çevrimiçi zorbalıktan çok çektiğimiz için, bir bakıma gençlerin sosyal medya kullanımının önlenmesi o kadar da kötü bir şey değil diye düşünüyorum.”

Yine de sosyal medyanın artık ergenlerin hayatının büyük bir parçası haline geldiğini, bu nedenle tamamen yasaklanmasının doğru çözüm olmadığına inanıyor.

“Çocuklarını gerçekten eğitmesi gerekenler anne babalar, ayrıca okullar da tehlikeler konusunda bilinçlendirmeli” diye ekledi.

31 Mart’ta Fransız Senatosu, 15 yaş altındakilerin sosyal medyaya erişimini engellemeyi öngören ve yetkililerin eylülde yürürlüğe girmesini umduğu yasa tasarısını oyladı.

Lyon’da yaşayan 26 yaşındaki öğrenci Hanif Ibrahim, bu tür bir adımın genel olarak “net pozitif” olduğunu düşünüyor. Ancak yasağın fazla sert bir önlem olduğu ve reşit olmayanların dijital okuryazarlık açısından geride kalmasına yol açabileceği görüşünde.

“İstemediğimiz şey şu: 16 yaşına bastıkları anda birdenbire tüm bu sosyal medya dünyasının içine atılmaları. Yetişkinliğe ulaştıklarında daha sorumlu kullanıcılar olabilmeleri için sosyal medyayı yavaş yavaş kullanmayı öğrenmelerini sağlamak istiyorsunuz,” dedi.

Belçika

Brüksel’de yaşayan Alexandra Barilova, sosyal medya yasağının tüm Avrupa’da uygulanması gerektiğini düşünüyor.
Brüksel’de yaşayan Alexandra Barilova, sosyal medya yasağının tüm Avrupa’da uygulanması gerektiğini düşünüyor. Gunel Huseynova

Belçika’daki mevcut yasalara göre çocukların sosyal medya hesabı açabilmesi için en az 13 yaşında olması gerekiyor. Ancak bu yaş sınırının 15’e çıkarılmasına yönelik tartışmalar sürüyor.

“Bence [yasak] en azından Avrupa’daki tüm ülkelerde uygulanmalı; çünkü [sosyal medyanın] [ergenlerin] psikolojisi üzerinde büyük etkisi var,” diyen Brüksel sakini Alexandra Barilova, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben bile kullanımı olabildiğince azaltmaya çalışıyorum, bu yüzden bunun gençler için çok faydalı bir şey olduğunu düşünüyorum.”

Yine Brüksel’de yaşayan 27 yaşındaki hemşire Sorengo Guie ise özellikle gençlerin ruh sağlığının nasıl etkilendiği konusunda kaygılı.

“[İş yerinde] her gün görüyorum; depresyondan muzdarip gençlerin sayısı artıyor. Hayatlarında iyi hissetmiyorlar, çünkü sosyal medyada zorbalığa uğruyorlar ya da zayıf olmak ve mankenler gibi görünmek zorundaymış gibi hissediyorlar” dedi.

İngiltere

Taylor, Birleşik Krallık’taki sosyal medya yasaklarına dair görüşlerini paylaşıyor.
Taylor, Birleşik Krallık’taki sosyal medya yasaklarına dair görüşlerini paylaşıyor. Amber Bryce

“Sosyal medyayı yasaklamaya değeceğini sanmıyorum, çünkü çocuklar bunu aşmanın bir yolunu bulur” diyen, Londra’da yaşayan 27 yaşındaki perakende çalışanı Tyler, Euronews Next’e konuştu: “VPN’e (Sanal özel ağ) bağlanıp herhangi bir ülkeye bağlanabilir ve bu hizmetleri yine kullanabilirsiniz. Üstelik birçok genç, ben onların yaşındayken olduğumdan çok daha teknolojik bilgiye sahip.”

İngiltere hükümeti, bu ay başlatılan ve reşit olmayanların çevrimiçi ortamda nasıl korunabileceği konusunda halkın görüşlerine başvurulan bir istişare süreciyle birlikte, 300 genç üzerinde sosyal medya yasağını denemeye hazırlanıyor.

Taylor daha sıkı düzenlemelerden yana, ancak bunun zaten sosyal medya şirketleri tarafından uygulanması gerektiğini düşünüyor.

“[Instagram ve X gibi] platformlar kendi kendilerini denetlemeli ve içerikleri kendileri düzenlemeli” dedi.

Portekiz

Lizbonlu bir sakin, sosyal medya yasaklarının bireysel koşullara bağlı olması gerektiğini düşünüyor.
Lizbonlu bir sakin, sosyal medya yasaklarının bireysel koşullara bağlı olması gerektiğini düşünüyor. Ricardo Figueira

Şubat ayında Portekiz hükümeti, 16 yaş altındakilerin sosyal medyaya serbest erişimini kısıtlayan bir yasa tasarısını onayladı. Bu yasak yalnızca bir ebeveynin ya da yasal vasinin doğrulanmış onayıyla aşılabiliyor.

“[Sosyal medyanın reşit olmayanlara yasaklanması] konusunda tamamen hemfikirim” diyen Lizbonlu bir kadın, kendi çocuklarının ekran süresini kontrol etmekte zorlandığını anlattı.

“Ekranlara, özellikle de sosyal ağlara maruz kalmak, beyni hâlâ gelişmekte olan ve gerçeklik algısı henüz oturmamış çocuklar için zararlı” diyen kadın, resmî düzenlemelerin ebeveynlerin üzerindeki baskıyı da hafifleteceğini sözlerine ekledi.

Lizbonlu bir erkek de sosyal medyanın yol açabileceği “manipülasyon, yanlış bilgi ve kimlik kaybı” endişesiyle yasaktan yana olduğunu söyledi. Bir başka erkek ise her türlü düzenlemenin, bireysel koşulları ve ebeveynlerin onayını dikkate alması gerektiğini savundu.

“[Bu düzenlemelerin nasıl uygulanacağı] bence her bireyin sosyal bağlamına, evde ya da okulda aldığı eğitime bağlı” dedi. “Bir kişinin [sosyal medyayı] kullanmasının gerekip gerekmediğini kısıtlamak, bana kalırsa son derece göreceli.”

Ek röportajlar: Gunel Huseynova, Mohammad Shayan Ahmad, Anushka Roy, Ricardo Figueira, Juan Isidro Montero ve Christina Thykjaer.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Uluslararası Doğrulama Günü: Yapay zekâ dezenformasyonu ayırt etme yolları

Fotoğraflarla: Artemis II astronotları tarihi NASA Ay görevine başladı

Fransa'da 15 yaş altına sosyal medya yasağı: Tasarı Ulusal Meclis ve Senato'yu ikiye böldü