Avrupa Komisyonu, Venedik Bienali başkanına gönderdiği mektupta, Rus pavyonunun yeniden açılmasına tepki olarak kültür kurumuna tahsis edilen iki milyon euroluk fonu dondurma tehdidinde bulundu.
Rusya’nın 2026 Venedik Bienali’ne katılımı, İtalyan kurumları ile Brüksel arasında süren gerilimi tırmandırırken, Başbakan Giorgia Meloni hükümeti içinde de derin görüş ayrılıklarına yol açıyor.
Son haftalarda bir grup Avrupa Parlamentosu üyesi, 2022’den bu yana kapalı olan Rus pavyonunun yeniden açılmasına karşı Avrupa Komisyonu’nu acil önlem almaya çağırmıştı. Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen ve Kültürden Sorumlu Üye Glenn Micallef ise 10 Mart’ta yayımladıkları notta Bienal yönetiminin kararını “şiddetle kınadıklarını” belirtmişti.
Cuma günü İtalyan basınında yer alan haberlere göre, Eğitim ve Kültür Yürütme Ajansı (EACEA) tarafından Bienal Başkanı Pietrangelo Buttafuoco’ya gönderilen mektupla Avrupa Komisyonu, kuruma ayrılan fonların dondurulması veya iptali için resmi bir süreç başlattı. Komisyon, Bienal’den pozisyonunu netleştirmesini talep ederek 30 gün süre verdi; aksi halde 2028’e kadar planlanan yaklaşık iki milyon euroluk hibenin kaybedilmesi gündeme gelebilir.
Rusya’nın 9 Mayıs’ta açılması planlanan 61. Uluslararası Sanat Sergisi’ne katılımı, Ukrayna’nın işgaliyle bağlantılı yaptırımların ihlali olarak değerlendiriliyor. Ukrayna hükümeti ve 22 AB ülkesi serginin yeniden açılmasını protesto etti.
İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli de son günlerde konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Giuli, Bienal’in sanatsal özerkliğini sorgulamadığını belirtse de, Rus bombardımanının hedefi olan Lviv’e yaptığı ziyaret nedeniyle Merkez Pavyon’un restorasyonuna katılmamasını eleştirdi.
Salvini ve Stefani Komisyon'a karşı
Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, Rusya’nın katılımına karşı çıkmayarak Brüksel’in tutumuna sert sözlerle karşılık verdi. Milano’da düzenlenen bir etkinlikte konuşan Lig lideri, Avrupa bürokrasisini hedef alarak, Venedik Sanat Bienali’ne yönelik “kaba bir şantaj” yürütüldüğünü iddia etti. Salvini, “Rus sanatçıları davet etmeye cüret ettiğiniz için fonlarınızı elinizden alacağım” şeklinde bir yaklaşımın kabul edilemez olduğunu söyleyerek, “Gerçekten delirmiş durumdayız” ifadelerini kullandı.
Dünyada ve özellikle İran’da yaşanan gelişmelere dikkat çeken Salvini, Brüksel’in İtalyan kültür kurumlarını tehdit etmesini “utanç verici” olarak nitelendirdi.
Alberto Stefani de Avrupa Birliği’nin tutumuna tepki göstererek bunu “kabul edilemez” olarak tanımladı. Stefani’ye göre sanat, özellikle resmi diplomasinin çözüm üretmekte zorlandığı dönemlerde, kültürel gerilimleri aşmak için bir köprü işlevi görmeli.
İtalyan milletvekillerine de seslenen Stefani, “Barış sansürle inşa edilmez, özgürlük kısıtlanarak savunulmaz. Bienal, yönetilmesi gereken bir sorun değil; savunulması gereken bir karşılaşma alanıdır” ifadelerini kullandı.
Bonelli Komisyon'u eleştirdi: Çifte standart
Avs AP üyesi Angelo Bonelli, Avrupa kurumlarının tutumuna yönelik sert eleştirilerde bulunarak, Brüksel’i çifte standart uygulamakla suçladı. Bonelli, Avrupa Komisyonu’nun Rusya’nın varlığı nedeniyle yaptırım tehdidinde bulunduğunu, ancak Gazze’de yaşananlara ve 70 binden fazla can kaybına rağmen İsrail’in katılımı konusunda sessiz kaldığını ve herhangi bir koşul öne sürmediğini söyledi.
Yeşiller Partisi sözcüsü, 17 Mart’ta 187 paydaşın imzasını taşıyan ve İsrail’in Bienal’den dışlanmasını talep eden mektubu da hatırlattı. Bonelli, “Değişken geometri politikası artık kabul edilemez. Eğer sanatın barış için bir diyalog alanı olduğuna inanılıyorsa, Bienal kendi özerkliği içinde karar vermelidir; ancak Ruslar dışlanıyorsa, İsrailliler de dışarıda bırakılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Kiev Bienale katılan Rus sanatçılara yaptırım uyguluyor
Brüksel’den gelen baskılara paralel olarak Volodimir Zelenski, Venedik pavyonuyla bağlantılı beş Rus kültür figürüne yönelik yaptırımları içeren bir kararname imzaladı. Söz konusu kişiler, “saldırganlığı meşrulaştırmak ve propaganda yapmak” ile suçlanıyor.
Yaptırım listesinde, pavyonun komiseri ve Rostec genel müdür yardımcısının kızı Anastasia Karneeva; Rus kültürel işbirliği özel temsilcisi Mikhail Shvydkoy; işgal altındaki Kırım’a seyahat ettikleri gerekçesiyle Kırım bağlantılı Valeria Oliynyk ve Artem Nikolaev; ayrıca Donetsk bölgesinde bir propaganda filminde yer almakla suçlanan Ilya Tatakov bulunuyor.
Yaptırımlar; ekonomik kısıtlamaları, Ukrayna’ya giriş yasağını ve kültürel değişim ile bilimsel işbirliğinin askıya alınmasını kapsıyor.