Şubat ayında üye ülkelere dağıtılan gizli bir IAEA raporuna göre Tahran, haziran ayındaki 12 günlük çatışma sırasında İsrail ve ABD tarafından bombalanan nükleer tesislerine ajansın erişmesine izin vermedi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Başkanı Rafael Grossi çarşamba günü yaptığı açıklamada, Orta Doğu’daki savaşı sona erdirecek olası bir anlaşmanın, İran’ın nükleer faaliyetlerini doğrulamak için "çok detaylı" önlemler içermesi gerektiğini belirtti.
Grossi, İran’ın nükleer programı için kapsamlı bir doğrulama rejimi kurulması gerektiğini vurgularken, ABD Başkanı Donald Trump ise salı günü yaptığı açıklamada, barış görüşmelerinin ikinci turunun önümüzdeki 2 gün içinde gerçekleşebileceğini belirtti.
Grossi, "İran’ın çok hırslı ve geniş kapsamlı bir nükleer programı var. Tüm bunlar IAEA müfettişlerinin varlığını gerektiriyor, aksi takdirde elinizde bir anlaşma değil, yalnızca bir anlaşma illüzyonu olur," uyarısında bulundu.
Grossi, taraflar umulan bir anlaşmaya vardığında, anlaşmanın "vazgeçilmez güvenlik denetimi bileşenini" sağlamak için ajanstan talepte bulunulacağından emin olduğunu ekledi.
Şubat ayında üye ülkelere dağıtılan gizli bir IAEA raporuna göre Tahran, haziran ayındaki 12 günlük çatışma sırasında İsrail ve ABD tarafından bombalanan nükleer tesislerine ajansın erişmesine izin vermedi. Raporda, İran'ın zenginleştirme faaliyetlerini durdurup durdurmadığının veya etkilenen tesislerdeki uranyum stokunun miktarının doğrulanmasının imkansız olduğu vurgulandı.
Trump yönetimi, İran’ın nükleer silah edinmesini engellemenin temel bir savaş hedefi olduğunu belirtiyor. Buna karşın İran, nükleer silah geliştirmediğini savunuyor ve programına yönelik kısıtlamaları reddediyor. Geçtiğimiz hafta sonu Pakistan'da gerçekleştirilen ilk tur görüşmelerde bir sonuç alınamamış, Beyaz Saray bu başarısızlığı İran'ın "nükleer emellerinden vazgeçmemesine" bağlamıştı.
Ancak salı günü basında yer alan ve ismi açıklanmayan İranlı bir diplomatik yetkiliye dayandırılan haberlerde, İran'ın nükleer hedefleri konusunda müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlandığı iddiası yalanlandı.
IAEA verilerine göre İran, yüzde 60 saflıkta zenginleştirilmiş 440,9 kilogramlık bir uranyum stokuna sahip. Bu oran, silah saflığı olan yüzde 90 seviyesine teknik olarak çok kısa bir adım uzaklıkta bulunuyor.
Uzmanlar, bu stokun İran’ın programını silahlandırmaya karar vermesi durumunda 10 adede kadar nükleer bomba yapmasına olanak tanıyabileceğini düşünüyor. Normal şartlarda bu düzeydeki malzemenin her ay denetlenmesi gerekiyor.
İran uzun süredir programının barışçıl olduğunda ısrar ediyor ancak IAEA ve Batılı ülkeler Tahran'ın 2003 yılına kadar organize bir nükleer silah programına sahip olduğunu belirtiyor.
Grossi, çarşamba günü düzenlediği basın toplantısında, ajansın Kuzey Kore'deki nükleer tesislerde de "faaliyetlerde hızlı bir artış" olduğunu teyit ettiğini belirtti. Bu açıklamalar, Kuzey Kore’nin 2019’da ABD ile yürütülen diplomasinin çökmesinden bu yana ana Yongbyon nükleer kompleksini genişlettiği ve yeni uranyum zenginleştirme sahaları inşa ettiği yönündeki gözlemleri destekler nitelikte.
Geçtiğimiz eylül ayında Güney Kore Birleşme Bakanı Chung Dong-young, Pyongyang'ın 4 uranyum zenginleştirme tesisi işlettiğini ve bunların her gün çalıştığını öne sürmüştü.