Rafael Grossi Euronews’e, faal reaktörleri nedeniyle BAE’deki nükleer tesise yapılan İHA saldırısının Zaporizhya’dan daha riskli olduğunu, tonlarca nükleer maddenin çok ağır radyolojik sonuçlara yol açabilecek bir kazayı tetikleyebileceğini söyledi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi, geçen ay Birleşik Arap Emirlikleri'nin Barakah nükleer santraline düzenlenen insansız hava aracı saldırısının, reaktörlerin o sırada çalışır durumda olması nedeniyle Ukrayna'daki Zaporijya tesisindeki durumdan potansiyel olarak daha tehlikeli olduğunu söyledi.
Körfez ülkesinin batısındaki tesisi ziyaret ettikten sonra Euronews'e konuşan IAEA Başkanı, saldırıyı “son derece ciddi ve sorumsuz bir eylem” olarak nitelendirdi ve sivil nükleer altyapının hedef alınmasının doğurduğu riskler konusunda uyardı.
Grossi, “Bir nükleer santral, bir ülkenin enerji altyapısının çok önemli bir parçası olmasının yanı sıra, binlerce, tonlarca nükleer malzemenin bulunduğu bir yer; bunlar çok, çok ciddi sonuçları olan bir radyolojik kazayı tetikleyebilir” dedi.
Grossi, olayın, Avrupa'nın en büyük nükleer santrali olan Zaporijya'daki durumla karşılaştırılabileceğini, ancak arada önemli bir fark bulunduğunu söyledi.
“Her ne kadar çok ciddi bir durum olsa da, IAEA orada çalışıyor ve bu bizim açımızdan son derece hassas bir mesele; reaktörler bizim ‘shutdown’ dediğimiz, yani durdurulmuş durumda” diye açıkladı Grossi.
“Yani çalışmıyorlar, işletmede değiller. Barakah ise işletmede. Bu da onu potansiyel olarak daha da tehlikeli kılıyor.”
Rus güçleri, Moskova'nın Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgalini başlatmasından kısa süre sonra, Mart 2022'de Zaporijya NGS'yi ele geçirerek o tarihten bu yana kontrol altında tutuyor.
IAEA, tesise yakın bölgede art arda yaşanan topçu atışları ve soğutma sistemlerinin çalışmasını sağlayan dış güç kaynağındaki kesintiler üzerine, Eylül 2022'de sahada kalıcı bir izleme varlığı oluşturdu.
Zaporijya'daki altı reaktörün tamamı 2022 sonundan bu yana soğuk durdurma halinde. IAEA, tesisteki güvenlik marjlarının aşındığı ve nükleer kaza riskinin, yakın görünmese de, göz ardı edilemeyeceği uyarısını defalarca yineledi.
Bu açıklamalar, BAE yetkililerinin daha önce Irak'tan yapıldığını belirlediği insansız hava aracı saldırısını, uluslararası toplumun şu anda karşı karşıya olduğu en önemli nükleer güvenlik kaygıları arasına yerleştiriyor.
Birleşik Arap Emirlikleri Federal Nükleer Düzenleme Kurumu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hamad Alkaabi, saldırıyı ciddi bir tırmanma ve uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirdi.
Alkaabi, “Bir nükleer santrale saldırmak açıkça ciddi bir tırmanmadır. Kamuya ve çevreye radyasyon yayılması ihtimalinin doğurabileceği sonuçlar nedeniyle, uluslararası alanda tabu sayılan bir şeydir” dedi.
Alkaabi, işletmede olan nükleer tesislere yönelik saldırıların, uluslararası insancıl hukuk ve nükleer güvenlik ile emniyetini düzenleyen çok sayıda uluslararası anlaşma uyarınca yasaklandığını da sözlerine ekledi.
Santralin hedef alınmış ve saldırıya uğramış olmasının kabul edilemez olduğunu ve bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali anlamına geldiğini vurgulayan Alkaabi, “Ciddi mi? Evet. Tırmanma mı? Evet, öyle. Uluslararası alanda yasak mı? Evet” ifadelerini kullandı.
Tepki sistemi ‘hızlı, son derece profesyonel’
Saldırının ciddiyetine rağmen, her iki yetkili de Barakah'ta devrede olan müdahale sistemlerinin etkinliğinin altını çizdi.
Grossi, olayın hemen ardından santral işletmecisi ve düzenleyici kurumların attığı adımları övdü.
Grossi, “Bence altı çizilmesi gereken ve gerçekten çok ama çok önemli olan şey, işletmeci ENEC'in ve oradaki ulusal düzenleyici kurum yetkililerinin son derece hızlı ve profesyonel tepkisi oldu. Özel prosedürleri anında devreye soktular ve böylece hafifletici önlemler uygulanabildi” dedi.
Alkaabi, güvenlik, eğitim ve hazırlık alanlarında yıllardır yapılan yatırımlar sayesinde, olay boyunca santralin güvenliğinin korunduğunu söyledi.
“Herhangi bir radyasyon sızıntısı olmadı, hiçbir sistemde arıza yaşanmadı, herkes protokole uygun hareket etti; santral, halk ve işletme personeli açısından güvenliğini korudu” diye konuştu Alkaabi.
Verilen yanıtın, IAEA da dahil olmak üzere uluslararası ortaklarla yıllara dayanan işbirliğinin bir yansıması olduğunu belirten Alkaabi, eğitilmiş personel ile yerleşik acil durum prosedürlerinin önemine dikkat çekti.
Geleceğe bakıldığında, Alkaabi, bu saldırının nükleer sektör için önemli dersler sağlayacağını söyledi.
“Elbette, olası nükleer kaza senaryoları arasında her gün bir nükleer santrale saldırı ihtimalini planlamıyorsunuz, ancak artık bu bir gerçek” dedi.
Grossi, BAE'nin meseleye tırmanarak karşılık vermek yerine konuyu uluslararası nükleer denetim kurumunun gündemine taşıma kararını da memnuniyetle karşıladı.
“Bu, ülkenin devlet adamlığına dair çok, ama çok olumlu bir örnek teşkil ediyor. Dışişleri bakanıyla da bugün görüştüm; Emirliklerin ölçülü bir yanıt verip IEA'ya, yani dünya genelinde nükleer güvenlikle ilgilenen kuruma gelmeyi tercih etmesi bunun göstergesi” dedi.
Olay şimdi Viyana'da toplanacak IAEA Yönetim Kurulu'nun özel bir oturumunda ele alınacak.
Grossi, “IEA Yönetim Kurulu'nun bu cuma günü özel bir oturumu olacak. Buradaki ziyaretimin ardından Viyana'ya geri döneceğim ve bu toplantıya katılacağım; çünkü uluslararası toplumun ihtiyaç duyduğu şeyin, olup bitenin tamamen ortaya konduğu açık bir tartışma olduğunu düşünüyorum” diye sözlerini tamamladı.
Abu Dabi'nin El Dhafra bölgesinde, Körfez kıyısında yer alan Barakah, Arap dünyasının faaliyetteki ilk nükleer santrali olmasının yanı sıra, üretim kapasitesi bakımından dünyanın en büyüklerinden biri.