Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

İran, Hürmüz Boğazı haritasında BAE ve Umman sularını kendi yetki alanı ilan etti

İran, Hürmüz Boğazı'nda savaş
İran, savaş ve Hürmüz Boğazı ©  AP Photo
© AP Photo
By Euronews Persian
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Beş Körfez ülkesi, IMO aracılığıyla denizcilik şirketlerine bu kurallara uymamalarını bildirdi; analistlere göre İran, adım adım egemenlik tesis etmek için ilan ettiği bölgeyi ilk sınırlarının da ötesine bilinçli biçimde genişletiyor.

İran, Hürmüz Boğazı’nın Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’ın karasularının derinlerine uzanan bir kesimi üzerinde düzenleyici yetki iddiasında bulunduğu bir harita yayımladı; bu adım, beş Körfez ülkesinin Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) aracılığıyla denizcilik şirketlerini bu kurallara uymamaları konusunda resmen uyarmasına yol açtı.

REKLAM
REKLAM

Çarşamba günü X’te paylaşılan bir mesajda İran’ın Hürmüz Boğazı Otoritesi (Persian Gulf Strait Authority, PGSA), talep ettiği idari bölgeyi boğazın doğu girişinde İran’daki Kuh-e Mobarak’tan BAE’nin Fuceyre kentinin güneyine, batı girişinde ise İran’daki Keşm Adası’nın ucundan BAE’deki Umm el-Kayveyn’e uzanan bir hat olarak tanımladı.

Bu bölge, BAE ve Umman’ın kendi egemen karasuları olarak gördüğü suları da kapsıyor. Tanımlanan alandan geçecek tüm gemilerin PGSA’dan önceden izin alması gerekiyor.

Bahreyn, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve BAE bu hafta IMO’ya ortak bir mektup göndererek ticari ve yük gemilerini PGSA ile muhatap olmamaları ve İran’ın belirlediği rotayı kullanarak suyolundan geçiş yapmamaları konusunda uyardı. Mektup, IMO tarafından üyelere dağıtıldı.

İran, mayıs ayının başlarında, boğazdan PGSA üzerinden geçmek isteyen gemiler için e-posta ile işleyen bir başvuru süreci başlatmıştı. Otoritenin pazartesi günü resmen faaliyete geçtiği bildirildi.

Hayati önemdeki bu suyolu, 28 Şubat’ta İran savaşının patlak vermesinden bu yana büyük ölçüde kapalı; önce Tahran’ın attığı adımlar, ardından da Başkan Donald Trump’ın ilan ettiği ve İran limanları ile gemilerine yönelik ABD ablukası buna yol açtı.

Şimdiye kadar PGSA’ya ücret ödeyen operatörler ağırlıklı olarak Çin bağlantılı “gölge filo” gemileriyle sınırlı. Batı bayrağı taşıyan hiçbir şirket, kısmen bunun kendilerini ABD yaptırımlarına maruz bırakma riski nedeniyle, kamuoyuna açık biçimde ödeme yaptığını kabul etmedi.

Tahran sınırları zorlamaya devam ediyor

Washington merkezli düşünce kuruluşu Savaş Çalışmaları Enstitüsü (Institute for the Study of War, ISW), İranlı yetkililerin nükleer tavizler konusunda bölünmüş olduğunu, ancak boğaz üzerindeki kontrolü resmileştirme girişiminde birleştiğini belirtti.

ISW, cuma günü yayımladığı değerlendirmede “İran’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik talepleri, İranlı yetkililerin savaşı kazandıklarına inandığını gösteriyor; zira Hürmüz Boğazı üzerinde İran denetimini resmileştirmek, başka bir ülkenin egemen toprakları üzerinde hak iddia etmek anlamına geliyor” ifadesini kullandı.

Enstitü, çarşamba günü yayımlanan yeni haritanın, İran’ın 4 Mayıs’ta çizdiği sınırların da ötesine uzanan bir idari bölge tanımladığını ve bunun, toprak iddialarını kademeli biçimde genişletmeye yönelik bilinçli bir stratejiye işaret ettiğini kaydetti.

“Yeni PGSA tanımlı bölge, doğuda İran’daki Kuh Mobarak’tan Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) güney Fuceyre’ye, batıda ise İran’daki Keşm Adası’nın ucundan BAE’deki Umm el-Kayveyn’e uzanıyor” değerlendirmesi yapıldı.

“Bu değişiklik, BAE ve Umman’ın karasularını kontrol etme iddiasını açıkça ortaya koyuyor” denildi.

BAE’nin Fuceyre limanı, petrol ihracatının Hürmüz Boğazı’nı baypas ederek yapılabilmesi için inşa edilen Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi’nin Batı-Doğu boru hattının denize açıldığı noktada bulunuyor.

İran ayrıca ateşkes dönemini insansız hava aracı ve füze programlarını yeniden inşa etmek için kullanıyor.

ABD’li istihbarat yetkilileri, mayıs ayında, İran’ın İHA üretimine planlanandan önce yeniden başladığını söyledi.

İran’ın insansız hava aracı programını sekteye uğratmak, balistik füze altyapısını hedef almaktan daha zor; çünkü İHA’lar daha basit ve yaygın şekilde temin edilebilen parçalara dayanırken balistik füzeler büyük, özel tesisler ve ekipman gerektiriyor.

ABD’li yetkililerin birçok haber kuruluşuna aktardığı bilgilere göre, Çin ve Rusya, Tahran’ın yeniden inşa çabalarına destek veriyor, ancak bu desteğin somut biçimi kamuoyuna açıklanmış değil.

ISW’ye göre İran, Washington’un nükleer dosyaya ilişkin son teklifine henüz yanıt vermedi. Taraflar, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tasfiyesi ve boğazın uzun vadeli statüsü konusunda hâlâ ayrı düşüyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İran, Batı’ya karşı yeni koz olarak Hürmüz internet kablolarından ücret almayı planlıyor

İran ekonomisi savaş, ablukalar ve yükselen enflasyonla sınanıyor

Trump: İran’daki ateşkes 'hayatta kalma mücadelesi' veriyor