Andy Burnham, görevinin ilk günlerinde konutların elektrik faturalarından alınan yüzde 5 KDV'yi kaldırma ve İngiltere'deki tek yön otobüs ücretlerini 2 sterlinle sınırlama kararı aldı. Burnham, yeni kabinesine artık bir 'hayat pahalılığı hükümeti' olduklarını belirtti.
İngiltere'de Keir Starmer'ın istifasının ardından İşçi Partisi liderliğine rakipsiz seçilen ve pazartesi günü Başbakanlık Konutu 10 Downing Street'e yerleşen yeni Başbakan Andy Burnham, art arda iki sabah yaptığı açıklamalarla hükümetinin önceliklerini ortaya koydu.
Burnham'ın ilk konuşmasına hayat pahalılığı damga vurdu. Salı günü yeni kabinesine seslenen Burnham, haneleri "yardımın yolda olduğuna" ikna etmekle görevli bir "hayat pahalılığı hükümeti" olacaklarını söyledi.
Aynı gün İngiliz hükümeti, konutlarda kullanılan elektrikten alınan yüzde 5'lik katma değer vergisinin (KDV) ekim ayından gelecek yıl nisanda sona erecek mali yılın sonuna kadar kaldırılacağını açıkladı. Düzenlemenin hanelerin yıllık faturalarını ortalama 45 sterlin (53 euro) azaltması bekleniyor.
Vergi indiriminin, dijital kimlik programının iptal edilmesiyle karşılanacağı belirtildi. Bu açıklama, söz konusu program için daha önce gerçekten ayrı bir bütçe ayrılıp ayrılmadığı konusunda soru işaretlerine yol açtı.
Downing Street ise düzenlemenin "finansmanının tamamen sağlandığını" savundu. Bakanlıkların dijital kimlik programının maliyetini mevcut bütçelerinden karşılamasının planlandığını belirten hükümet, buradan sağlanan tasarrufun artık elektrik faturalarındaki vergi indirimi için kullanılacağını bildirdi.
Çarşamba günü ikinci adım açıklandı.
Londra dışındaki İngiltere genelinde tek yön otobüs ücretleri için Mart 2027'nin sonuna kadar uygulanan 3 sterlinlik üst sınır, 1 Ocak'tan gelecek yılın sonuna kadar 2 sterline indirilecek. Böylece azami ücret üçte bir oranında düşürülecek ve ilkbaharda beklenen fiyat artışının önüne geçilecek.
Daha önce uygulanan 2 sterlinlik üst sınırın, on ayda yaklaşık 30 milyon ilave otobüs yolculuğu sağladığı tahmin ediliyor. Üst sınır olmaması halinde en pahalı güzergâhlarda tek yön bilet fiyatları 10 sterlinin üzerine çıkabilir.
Düzenlemenin 454 milyon sterlinlik (533 milyon euro) maliyeti, Enerji Bakanlığı bütçesinde uluslararası iklim finansmanı projeleri için ayrılan kaynağın hibe yerine krediye dönüştürülmesiyle karşılanacak.
Burnham, "Bunu daha önce yaptım, şimdi yine yapacağım: Ülke genelinde milyonlarca kişi için otobüs ücretlerine 2 sterlinlik üst sınır," dedi.
Kimsenin temel ulaşım hizmetlerine erişemeyecek kadar yüksek ücretlerle karşılaşmaması gerektiğini savunan Burnham, göreve başladığı gün verdiği "herkes ve her bölge için bir ülke" inşa etme sözünü hatırlattı.
Uygulama, Burnham'ın belediye başkanlığı döneminde dört yıldır ücretlerin 2 sterlinde tutulduğu Greater Manchester'daki Bee Network ulaşım sistemini örnek alıyor.
Destekler şimdi, zor hesaplar sonra
Tüm bu politikaların önündeki temel kısıt, kamu maliyesi.
Burnham, Maliye Bakanlığı görevine Gordon Brown döneminde Hazine'de deneyim kazanan eski Savunma Bakanı John Healey'yi getirerek gözlemcileri şaşırttı. Atama, İşçi Partisi'nin kamu borcunu azaltma sözünden vazgeçmeyeceğine dair güvence olarak yorumlandı.
İngiltere'nin bütçe denetim kuruluşuna göre Healey, gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 95'ini aşarak 1960'lardan bu yana en yüksek seviyesine çıkan bir kamu borcunu devraldı. Ülkenin faiz giderleri geçen yıl 111,2 milyar sterline (130 milyar euro), başka bir ifadeyle kamu harcamalarının yüzde 8,3'üne ulaştı.
Ekonomik büyüme 2009'dan bu yana yılda ortalama yüzde 1,5'in altında kaldı. Kriz öncesindeki hızın yarısına denk gelen bu durgunluk, Burnham'ın neden son on yılda göreve gelen yedinci başbakan olduğunu da kısmen açıklıyor.
Mali kriz sonrasında 10 Downing Street'e yerleşen başbakanların görev süresi ortalama iki yılı bile bulmadı.
İngiltere'nin savunma harcamalarını 2035'e kadar GSYH'nin yüzde 3,5'ine çıkarma taahhüdünün ise Mali Araştırmalar Enstitüsüne göre yılda yaklaşık 36 milyar sterline (42,3 milyar euro) mal olması bekleniyor.
Burnham'ın Londra dışındaki bölgelerde yeniden sanayileşmeyi, ülkedeki konut açığıyla mücadeleyi ve özel sektör istihdamının onda altısını sağlayan küçük işletmelerin desteklenmesini öngören iddialı büyüme programı da önemli engellerle karşı karşıya.
Burnham'ın aynı zamanda emekli maaşlarını enflasyon, ücret artışı veya sabit yüzde 2,5 oranından hangisi daha yüksekse ona göre artıran "üçlü kilit" sistemini sürdürmesi ve ortalama gelirli vatandaşların vergilerini yükseltmemesi halinde bütçe üzerindeki baskının daha da artması bekleniyor.