Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Hiroşima'nın yıl dönümünde Japonya'nın nükleer ilkeleri sorgulanıyor

13 Eylül 1945 tarihli bu arşiv fotoğrafında Japonya’nın Nagazaki kentindeki Urakami Katolik Katedrali, atom bombası patlamasının ardından harabeye dönmüş halde görülüyor.
Bu 13 Eylül 1945 tarihli dosya fotoğrafında, Japonya'nın Nagazaki kentindeki Urakami Katolik Katedrali atom bombasının ardından harabeye dönmüş halde görülüyor. ©  Stanley Troutman / AP Photo
© Stanley Troutman / AP Photo
By Gael Camba
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Nagasaki Belediye Başkanı, nükleer silahları 'mutlak kötülük' olarak nitelendirerek nükleer caydırıcılık anlayışını eleştirdi ve Japon hükümetine ülkenin 'üç nükleer olmayan ilkesi'ne bağlı kalma çağrısında bulundu.

Japonya 1945'te atılan atom bombalarının yıl dönümünü anarken, ülke liderleri, ülkenin uzun yıllardır sürdürdüğü pasifist çizgiye meydan okuyan nükleer silahlar tartışmasının yeniden açılmasını istiyor.

REKLAM
REKLAM

Japonya'nın anayasası saldırı amaçlı askeri güç kullanımını reddediyor ve ardı ardına gelen hükümetler, nükleer silah bulundurmama, üretmeme ve ülkeye sokulmasına izin vermeme yönündeki onlarca yıllık taahhüdü korudu.

Bu taahhüt, başta Çin olmak üzere Doğu Asya'daki komşuların askeri kapasitelerini artırması ve Tokyo'nun en büyük güvenlik destekçisi olan Amerika Birleşik Devletleri'nin güvenilirliğine dair soru işaretlerinin sürmesiyle baskı altında.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, “üç nükleer olmayan ilke” olarak bilinen tutumu sürdürüp sürdürmeyeceğini netleştirmeyi reddetti; Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi ise geçen ay konuyla ilgili “tabusuz bir tartışma” çağrısında bulundu.

Aralık ayında, ismi açıklanmayan üst düzey bir hükümet yetkilisi, yerel medyayla yaptığı kayıt dışı bir görüşmede Japonya'nın nükleer silahlara sahip olması gerektiğini ima etti.

Bu sözler, ulusal kamu yayıncısı NHK ve Asahi Shimbun'un da aralarında bulunduğu büyük Japon medya kuruluşlarınca geniş biçimde haberleştirildi ve kamuoyunda tepki yarattı.

“Duruma biraz alaycı baktığımda, onun aslında bu politikayı gerçekten değiştirmek istediğini düşünmeden edemiyorum” diyor, Japonya'nın nükleer karşıtı duruşunun simge isimlerinden, 1945'teki Hiroşima saldırısından sağ kurtulan 82 yaşındaki aktivist Satoshi Tanaka.

Ülke, Perşembe günü Hiroşima'ya atılan bombanın 81. yıl dönümünü andı ve Pazar günü de Nagazaki'ye yapılan saldırıyı anacak.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 1945 Ağustos'unda düzenlediği saldırı, radyasyona maruz kalmanın etkileri nedeniyle hayatını kaybeden çok sayıda kişi de dahil olmak üzere 210 binden fazla insanın ölümüne yol açtı.

Bu, bugüne kadar savaşta nükleer silah kullanıldığı tek örnek olarak kalıyor ve II. Dünya Savaşı'nın son büyük eylemlerinden biri olarak anılıyor.

'Yeni militarizm'

Takaichi hükümeti, Çin'in giderek genişleyen askeri hedefleri karşısında bu yıl ulusal savunma stratejisini kapsamlı biçimde güncelliyor.

Başbakan, Japonya'nın kendi kendine koyduğu silah ihracatı yasağını çoktan kaldırdı, savunma harcamalarını artırdı ve anayasayı değiştirmek için bastırıyor.

Bu politikalar, Japonya'yı “yeni militarizm”le suçlayan ve Takaichi'yi aşırı sağın isteklerine boyun eğmekle itham eden Çin'den sert eleştiriler alıyor.

Aynı zamanda, ülkenin savaş sonrası pasifist siyasi kültürünün şekillenmesine büyük katkı yapan 1945 bombardımanlarının hayatta kalanlarını da huzursuz ediyor.

Savaşta kullanılan ikinci atom bombasının Japonya'nın Nagazaki liman kenti üzerinde patlamasının ardından dev bir duman sütunu yükseliyor, 9 Ağustos 1945.
Savaşta kullanılan ikinci atom bombasının Japonya'nın Nagazaki liman kenti üzerinde patlamasının ardından dev bir duman sütunu yükseliyor, 9 Ağustos 1945. AP Photo

Hiroşima saldırısından sağ kurtulan Tanaka, günümüz siyasetçilerinin diplomasi yerine askerî kapasiteyi güçlendirmeye öncelik vermesinden duyduğu endişeyi dile getirdi.

"Ulusal güvenlikten sürekli söz ediliyor. Peki diplomasi yoluyla barışı inşa etmek ne olacak?" diyen Tanaka, bu yaklaşımın kendisini hayal kırıklığına uğrattığını söyledi.

2024 Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmelerine rağmen, üyelerinin hızla yaşlanması nedeniyle derneklerinin geleceği de belirsizliğini koruyor. Üyeler, ulusal örgütlerini faaliyetlerini sürdürüp sürdüremeyeceklerini tartışıyor.

Japonya Sağlık Bakanlığı verilerine göre, mart ayı itibarıyla Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarından sağ kurtulan ve resmen tanınan kişi sayısı 91 binin biraz üzerinde. Bu sayı on yıl önce 164 bini aşarken, hayatta kalanların ortalama yaşı ise 86,7'ye yükselmiş durumda.

'Kaygı verici'

Japonya'da tartışmaların odağında ise, kökeni 1967'ye uzanan ve ülkenin "üç nükleer olmayan ilkesi" olarak bilinen politikanın geleceği yer alıyor.

Başbakan Sanae Takaichi'nin destekçileri, bölgesel caydırıcılığı güçlendirmek amacıyla ABD'nin nükleer silahlarını Japonya topraklarına konuşlandırmasına izin verecek şekilde, "nükleer silahların ülkeye sokulmaması" ilkesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Hükümetin koalisyon ortağı Japon Yenilik Partisi'nin lideri Hirofumi Yoshimura da bu ilkenin, ABD-Japonya güvenlik ittifakı çerçevesinde tartışılabileceğini söyledi.

"Hedefimiz elbette nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya inşa etmek olmalı" diyen Yoshimura, Hiroşima'ya atom bombası atılmasının yıl dönümünde yaptığı açıklamada, "Ancak ABD ile ittifakımız kapsamında genişletilmiş nükleer caydırıcılığın nasıl etkin kılınacağını değerlendirirken, 'nükleer silaha sahip olmama' ve 'üretmeme' ilkelerine bağlı kalmamız gerektiğine inanıyorum. Buna karşılık, 'ülkeye sokulmamasına izin vermeme' ilkesi tartışmaya açıktır" ifadelerini kullandı.

Eleştirmenler ise Takaichi'nin daha sert savunma politikasının Japonya'nın güvenliğini artırmak yerine ülkeyi daha büyük risklerle karşı karşıya bırakabileceğini savunuyor.

Takaichi, perşembe günü Hiroşima'daki anma törenine katıldıktan sonra atom bombası saldırısından sağ kurtulanlarla televizyonda yayınlanan bir toplantıda bir araya geldi. Ancak ısrarlı sorulara rağmen Japonya'nın nükleer politikasında değişiklik planlayıp planlamadığı konusunda net bir açıklama yapmadı.

Hiroşima'dan sağ kurtulan Tanaka'nın doğrudan sorusuna yalnızca "Ülkemiz şu anda üç nükleer olmayan ilkeye bağlıdır" yanıtını veren Takaichi, geleceğe ilişkin herhangi bir taahhütte bulunmadı.

Tanaka ise ertesi gün yaptığı açıklamada bu yanıtın kendisini tatmin etmediğini belirterek, "Bu sadece mevcut durumu açıklıyor. Gelecek hakkında hiçbir şey söylemiyor. Bu da beni daha da kaygılandırıyor. Endişeliyim." dedi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Hiroşima'ya atom bombası saldırısının 81. yılında nükleer silahsızlanma çağrısı

Moskova’da restorana bombalı saldırı: 3 ölü, 21 yaralı

Trump, Hürmüz'deki her İran saldırısına karşı Tahran'ı bombalamakla tehdit etti