Loader
Bize Ulaşın
Reklam

ABD ile Çin tekrar masada: Avrupa neden zirveyi yakından takip ediyor?

ABD Başkanı Donald Trump (solda) ile Çin lideri Şi Cinping (sağda), 30 Ekim 2025'te Busan'daki Gimhae Uluslararası Havalimanı'nda tokalaşıyor.
ABD Başkanı Donald Trump (solda) ile Çin lideri Şi Cinping (sağda), Güney Kore'nin Busan kentindeki Gimhae Havalimanı'nda 30 Ekim 2025'teki görüşme öncesi tokalaşıyor. ©  AP Photo
© AP Photo
By Peggy Corlin
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Trump ile Şi Cinping'in Washington'daki zirvesinde gümrük vergileri, nadir toprak elementleri ve yapay zekâ masada olacak. ABD ile Çin arasında varılabilecek anlaşmalar, ticaret açığını azaltmaya çalışan AB'nin ekonomik ve stratejik çıkarlarını doğrudan etkileyebilir.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Donald Trump ile üç gün sürecek zirve için çarşamba günü ABD'ye giderken, Avrupalılar ekonomik çıkarlarını doğrudan etkileyebilecek olası kararları yakından izleyecek.

REKLAM
REKLAM

Trump ile Şi'nin bir yıl içinde gerçekleştireceği ikinci görüşmede ticaretten yapay zekâya ve nadir toprak elementlerine kadar birçok başlık ele alınacak. Son zirve, iki tarafın haftalar süren ticaret geriliminin ardından ateşkes konusunda anlaşmaya vardığı Ekim 2025'teki kritik görüşmenin devamı niteliğinde.

Avrupa Birliği (AB) ise günlük 1 milyar euroluk ticaret açığını azaltmak amacıyla haziran ayında Pekin ile kritik müzakerelere başladı ve somut ilerleme sağlanması için ekim ayını son tarih olarak belirledi.

Geçen yılki Çin-ABD zirvesinden bu yana İran savaşı patlak verirken, enerji fiyatlarındaki yükseliş kasımdaki ara seçimler öncesinde ABD Başkanı üzerindeki baskıyı artırdı. Çin'in ABD'ye sevkiyatları ise bir yılda yüzde 34,4 artarken, Çin verilerine göre ülkenin ticaret fazlası yaklaşık 29,2 milyar dolara yükseldi.

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Bruegel'in uzmanlarından Alicia García Herrero, "Şi Cinping, Amerikan topraklarında bile Washington'a avantajlı konumda geliyor," dedi.

Şi ile Trump'ın masasında yer alacak birçok başlık AB'yi doğrudan ilgilendiriyor. Peki Avrupalılar ABD-Çin zirvesinden ne bekleyebilir?

Gümrük vergilerinde indirim

10 Kasım'da sona erecek ticaret ateşkesi, iki ülke arasında karşılıklı olarak yüzde 100'ü aşan gümrük vergilerinin uygulandığı ticaret savaşının sona ermesinden bir yıl sonra yeniden gündemde olacak.

Avrupalılar açısından ABD'nin Çin'e uyguladığı gümrük vergileri her zaman olumsuz bir sinyal olarak görülüyor çünkü bu vergiler Çin ihracatının AB pazarına yönelmesine yol açıyor.

Ancak bu haftaki zirve, Washington ile Pekin arasındaki ilişkilerin istikrara kavuşmasını sağlayabilir.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer'e göre Çin ve ABD, "tarım ve tarife dışı engeller konusunda bazı açıklamalar" yapacak. Yaklaşık 30 milyar dolarlık ürünü kapsayan karşılıklı gümrük vergisi indiriminin de açıklanması bekleniyor.

Avrupa Politika Merkezi'nden Ivano di Carlo, Euronews'e yaptığı açıklamada, "Beklentimiz, Trump'ın ara seçimlerde kullanabileceği türden bir kazanım elde etmesi, Çin'in ise sanayi altyapısını güçlendirmek için biraz daha zaman kazanması," dedi.

Avrupa nadir toprak elementlerinde sıkışıyor

Ticaret ateşkesi nadir toprak elementlerinin ihracatını da kapsıyordu. Pekin, geçen yılki ticaret savaşı sırasında üretim ve işleme alanında tekel konumunda bulunduğu ve AB sanayisi açısından kritik öneme sahip bu stratejik hammaddelerin küresel ihracatını durdurmuştu.

Konu geçen hafta AB'nin Ticaretten Sorumlu Komiseri Maroš Šefčovič ile Çinli mevkidaşı Wang Wentao arasındaki video konferansta da gündeme geldi. Ancak García Herrero'ya göre Washington, bu malzemelere erişim konusunda Brüksel'den çok daha güçlü bir müzakere pozisyonuna sahip.

García Herrero, "ABD Avrupa adına müzakere edecek ve Avrupa bunun bedelini ödemek zorunda kalacak," dedi.

Yapay zekâda Avrupa 'yok hükmünde'

İki gücün, uluslararası güvenlik önlemlerine yönelik çağrıların arttığı bir dönemde yapay zekâyı da ele alması bekleniyor.

İki hafta önce hem OpenAI hem de Anthropic'te araştırmacı olarak çalışan Jacob Coxon, X'te yaptığı paylaşımda iki şirketin de "hayatlarımızla kumar oynadığını" ve yapay zekâ geliştiren kişilerin bu teknolojinin "on yılın sonuna kadar hepimizi öldürebileceğine gerçekten inandıklarını" söyledi. Açıklamalar, yapay zekâ teknolojisine ilişkin küresel endişeleri artırdı.

Yaz aylarında OpenAI ajanlarının başka bir yapay zekâ şirketi olan Hugging Face'in platformuna sızması da dahil olmak üzere çeşitli olaylar bildirildi.

Çin ve ABD yapay zekâ gelişiminin taşıdığı risklere ilişkin endişelerini dile getirirken, iki ülke aynı zamanda giderek sertleşen bir teknolojik rekabet içinde.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, pazar günü "yapay zekâ yardım hattı" önerisini görüştü. Söz konusu sistem, bir yapay zekâ vakasının ulusal güvenliği tehdit edecek kadar ciddi hale gelmesi durumunda Washington ile Pekin'in birbirlerini uyarmasını sağlayacak bir "bildirim mekanizması" olarak tasarlanıyor.

Garcia Herrero, "Nükleer yarış sırasındaki kırmızı telefon hattına benzeyecek bu yapay zekâ diyaloğu yalnızca ABD ile Çin arasında yürütülecek. Bu da Avrupa'yı bağımsız bir güç merkezi olma açısından neredeyse yok hükmünde bırakıyor," dedi.

Uzman, zirvenin "dünyanın G2 niteliğini teyit edeceğini" söyledi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Trump, İrlanda viskisine uygulanan yüzde 15 vergiyi kaldırma sözü verdi

AB Dış Politika Şefi Kallas’tan Hürmüz Boğazı için serbest geçiş çağrısı

Oslo Anlaşmaları'nın mimarlarından Rod-Larsen, Epstein ile ilişkileri için özür dileyecek