Loader
Bize Ulaşın
Reklam

İspanya'da 87 yaşındaki kiracının tahliyesi protestolara yol açtı: Meydana yaklaşık 150 çadır kuruldu

İspanya'nın Madrid kentindeki Sol Meydanı'nda barınma sorunu nedeniyle protesto için kurulan 150 çadır, 26 Eylül 2026
İspanya'nın Madrid kentindeki Sol Meydanı'nda konut sorununu protesto eden 150 çadır, 26 Eylül 2026 -  ©  x.com inquilinatomad
© x.com inquilinatomad
By Jesús Maturana
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

İspanya'da 87 yaşında kiracısı olduğu evden tahliye edilen Maricarmen konut krizinin simgesi haline geldi. Kiracılar Birliği’nin çağrısıyla düzenlenen protestoda eylemciler, başkent Madrid’deki Puerta del Sol Meydanı’na yaklaşık 150 çadır kurdu.

İspanya’nın başkenti Madrid’deki Puerta del Sol Meydanı’nda, konut krizine karşı düzenlenen gösterinin ardından yaklaşık 150 çadır kuruldu. Cumartesi sabaha karşı sona eren gösterinin ardından protestocular geceyi meydanda geçirdi.

REKLAM
REKLAM

Gece boyunca toplanan verilere göre kamp başlangıçta yaklaşık 100 çadırdan oluşuyordu. Sabah saat 08:00’den sonra yapılan sayımlarda ise çadır sayısının daha da arttığı görüldü.

Protestocular geceyi yoga matları üzerinde, uyku tulumlarında ve bazı durumlarda doğrudan yerde geçirirken, küçük gruplar sabahın erken saatlerine kadar sohbet etti.

Sivil Muhafız ve Ulusal Polis meydanı sürekli gözetim altında tutarken herhangi bir olay bildirilmedi. Kamp yapanlar da sakin bir atmosfer olduğunu, önümüzdeki günlerde protestoyu sürdürebilmek için yiyecek ve su stoklarının bulunduğunu belirtti.

Eylem, Madrid Kiracılar Birliği’nin çağrısı üzerine düzenlendi. Birlik, cumartesi günkü yürüyüşün ardından insanları Sol Meydanı’nda kamp kurmaya çağırdı. Örgüt, geceyi meydanda geçiremeyecek olanlardan uyku tulumu, mat, yiyecek veya su getirmelerini istedi. Protestoculardan biri, farklı gruplar arasında tekrarlanan bir ifadeyle eylemin nedenini özetledi: “Bütün bunlar Maricarmen için.”

Kamp, 15 Mart 2011’de Madrid’de başlayan ve 15-M hareketine dönüşen protestoları güçlü biçimde hatırlatıyor. “Sí se puede” (Evet, yapabiliriz) sloganı, İspanya’nın iki büyük partisi PSOE ve PP’den duyduğu rahatsızlığı dile getiren kesimlerin sembolü haline gelmişti.

Hareket, sıradan insanların önceliklerini merkeze alan bir siyasi alternatif çağrısında bulunmuştu.

Protestoların çıkış noktası: Maricarmen’in tahliyesi

Kamp, 87 yaşındaki Maricarmen Abascal’in geçen çarşamba günü Madrid’in Retiro semtindeki kiralık dairesinden tahliye edilmesinin ardından başladı. Maricarmen, bu evde 70 yıl yaşamıştı.

“Maricarmen etkisi” olarak anılmaya başlanan olay, “Bir Maricarmen Daha Olmasın” sloganıyla 40 kentte düzenlenen protestoların fitilini ateşledi.

Cumartesi günü saat 18:30’da Puerta del Sol’dan başlayan ve Temsilciler Meclisi’nde sona eren gösteriye, hükümet delegasyonunun verilerine göre yaklaşık 25 bin kişi katıldı. Kiracılar Birliği ise katılımcı sayısını 300 bine kadar çıkardı.

Yürüyüş boyunca farklı kuşaklardan insanların yoğun katılımı dikkat çekti. Aileler, gençler ve yaşlılardan oluşan gruplar “İlerici hükümet nerede?” ve “Maricarmen’in geri döndüğünü görmek istiyoruz” gibi sloganlar attı.

Geceyi kampta geçiren Kiracılar Birliği sözcüsü Gonzalo Álvarez, canlı yayında yaptığı açıklamada protestonun “yapısal değişiklikler” talep ettiğini söyledi. Álvarez, konutun “finansal bir varlık değil, temel bir ihtiyaç olarak ele alınması” gerektiğini belirtti. Maricarmen’in durumunun ise “yaşanan adaletsizlik, olayın sertliği ve polisin müdahalesi” nedeniyle protestolar için bir katalizör görevi gördüğünü ifade etti.

Temel talep: Salı günü konut düzenlemesi

Protestocuların temel talebi, hükümetin salı günü kira artışlarının dondurulması da dahil olmak üzere çeşitli önlemler içeren bir düzenlemeyi kabul etmesi. Kiracılar Birliği bu düzenlemeyi “Maricarmen kararnamesi” olarak adlandırıyor.

Álvarez, düzenlemenin kabul edilmemesi halinde Sumar’ın da aralarında bulunduğu hükümetin sol görüşlü ortaklarının desteğini çekmeyi ve hükümeti düşürmeyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Kiracılar Birliği sözcüsü Alicia del Río da benzer şekilde Maricarmen’in durumunu İspanya’daki konut mücadelesinde “geri dönüşü olmayan bir nokta” olarak nitelendirdi. Del Río, düzenlemenin salı günü kabul edilmemesi halinde hükümetin “hiçbir anlamının kalmayacağını” ve iktidarda kalıp kalamayacağını yeniden değerlendirmesi gerektiğini savundu.

Podemos’un kurucusu ve İspanya’daki 15-M hareketinin öncülerinden Pablo Iglesias, Maricarmen’in İspanya’nın Rosa Parks’ı haline gelebileceğini söyledi ve hareketin ülke genelinde yayılmasını umduğunu belirtti.

Tartışma, sol blok içindeki görüş ayrılıkları nedeniyle de karmaşık bir hal alıyor. Podemos’un Avrupa Parlamentosu milletvekili Irene Montero, hükümetin düzenleme konusunda Junts ile müzakere etmesine karşı çıktı. Montero, Junts’u cumartesi günü sokağa çıkan insanları bir anlaşmayı kabul etmeye zorlamaya çalışmakla suçladı.

Montero, yatırım fonlarının sahip olduğu 650 bin konuta el konularak bunların sosyal kiralık konutlara dönüştürülmesi çağrısında bulundu.

Podemos Genel Sekreteri Ione Belarra ise partisinin mümkün olan en kapsamlı düzenlemenin kabul edilmesi için “baskıyı artırmaya devam edeceğini” söyledi. Ancak Belarra, sokaklardan gelen protesto ve baskı devam etmediği sürece hiçbir tekil önlemin konut krizini çözemeyeceği uyarısında bulundu.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Avrupa'nın ucuzluk süper marketi Lidl'den Alman lüks tatil adası Sylt’te konut devrimi

İspanya’da hükümet 1.000 gündür yeni bütçe onaylatamadı: "Bu, vatandaşlara karşı bir hırsızlık"

Münih yakınlarında otobüs kazası: En az 2 ölü, 19 yaralı