Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Yemen’de Husilere karşı operasyon: Hükümet güçleri Babülmendep’e ilerliyor

Yemenli askeri takviyeler Aden ile Mokha arasındaki sahil yolunda ilerliyor, 5 Ekim 2026
Yemenli askeri takviyeler Aden ile Mokha arasındaki sahil yolu boyunca ilerliyor, 5 Ekim 2026 -  ©  AP Photo/Abdulnasser Alseddik
© AP Photo/Abdulnasser Alseddik
By Aleksandar Brezar
Yayınlanma Tarihi •Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Suudi Arabistan destekli Yemen Şafağı operasyonunda Dhubab kenti Husilerden geri alındı. Husiler Suudi Arabistan’daki havalimanı ve askeri hedefleri vurduklarını öne sürerken, Türkiye ve Pakistan ülkeye asker gönderme kararı aldı.

Yemen hükümetine bağlı güçler, Babülmendep Boğazı çevresinde Husilerin kontrolündeki bölgeleri geri almak için kapsamlı bir operasyon başlattı. Operasyon, Türkiye ve Pakistan'ın Suudi Arabistan’a asker konuşlandırma konusunda anlaşmaya vardığı ve Husilerin Riyad’daki uluslararası havalimanı, petrol tesisleri ve askeri üsleri hedef aldığı, çatışmaların giderek genişlediği bir dönemde düzenleniyor.

REKLAM
REKLAM

Yemenli yetkililer, uluslararası toplum tarafından tanınan hükümete bağlı güçlerin pazartesi günü Babülmendep Boğazı’nın hemen kuzeyinde bulunan kritik öneme sahip Dhubab kentinin kontrolünü yeniden ele geçirdiğini açıkladı. Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan ve önemli bir deniz ticaret güzergahı olan boğaz, stratejik öneme sahip.

Yetkililer ayrıca Bab ve Hadeid kentlerinin de ele geçirildiğini söyledi. İsimlerinin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkililer, hükümet güçlerinin bu kentlere girdiğini belirtti. Görgü tanıkları da hükümete bağlı tank ve askerlerin kentlere giriş yaptığını aktardı.

Hükümet güçlerinin operasyonu, Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyonun hava desteğiyle pazartesi sabahı başlattığı geniş çaplı harekâtın bir parçası olarak yürütülüyor.

Buna karşılık Husilerin askeri sözcüsü Tuğgeneral Yahya Saree, önceden kaydedilmiş bir açıklamada grubun Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile Kızıldeniz kıyısındaki Rabigh kentinde bulunan bir petrol rafinerisini hedef alan saldırılarda balistik ve seyir füzeleri ile İHA’lar kullandığını söyledi.

Saree, Abha Havalimanı ile Hamis Muşait kentindeki askeri tesislerin yanı sıra Necran ve Cizan kentlerindeki diğer “kritik noktaların” da hedef alındığını öne sürdü.

Riyad’daki ABD Büyükelçiliği ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ABD vatandaşlarına olası İHA veya füze saldırılarına karşı dikkatli olmaları çağrısında bulundu.

Resmi adı Ensarullah olan Husiler, Yemen’in güneybatısında daha fazla bölgenin kontrolünü ele geçirdiklerini açıkladı. Grup, Suudi Arabistan destekli güçlere darbe niteliğindeki operasyonda önemli bir kenti ele geçirdiğini ve bölgedeki stratejik bir eyalet başkentine doğru ilerlediğini bildirdi.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki ise hükümet güçlerine 100 savaş uçağının destek verdiğini söyledi. El-Maliki, koalisyonun Babülmendep Boğazı’nda “hava koruması” sağladığını ve yüzlerce Husi hedefini imha ettiğini belirtti.

Husilerin ilerleyişi

Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmaların yeniden tırmanması, dört yıl süren ateşkesin ardından Yemen’de savaşı yeniden alevlendirdi.

Husiler pazar günü, Taiz eyaletinin başkenti Taiz’i, Yemen hükümetinin geçici merkezi konumundaki Aden liman kentine bağlayan ana yol üzerinde bulunan Turbah kentini ele geçirdi. Kent, yıllar boyunca Taiz’i savunan hükümet güçleri için önemli bir askeri mevzi olarak kullanılmıştı.

Husiler daha önce de Taiz’in çevresindeki çok sayıda köy ve bölgenin kontrolünü ele geçirerek Yemen’in üçüncü büyük kenti olan Taiz’i kuşatma yolunu açmıştı.

Grup, eylül ayının başında Kızıldeniz kıyısında hızlı bir ilerleme kaydederek stratejik öneme sahip Mokha kentini ve Kızıldeniz’deki çok sayıda adayı ele geçirdi. Bu kazanımlar, küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’sinin geçtiği Babülmendep Boğazı’nın Yemen tarafının kontrolünü Husilere verdi.

Suudi Arabistan destekli Yemen hükümeti, pazar günü kontrolündeki bölgelerde askerleri seferber ettiğini açıkladı.

Yönetimdeki Başkanlık Konseyi’nin başkanı Rashad el-Alimi, televizyonda yaptığı konuşmada operasyonların Husilerin kontrolündeki “kalan bölgeleri geri alma” amacı taşıdığını söyledi ve uluslararası topluma hükümetine destek verme çağrısında bulundu.

El-Alimi’nin açıklamasından birkaç saat sonra Suudi Arabistan ordusunun sözcüsü el-Maliki, Husiler “ortadan kaldırılana” kadar Yemen hükümet güçlerine “tam operasyonel destek” vereceklerini söyledi.

El-Alimi, pazartesi günü X hesabından yaptığı açıklamada Yemen Şafağı (Yemen Dawn) adı verilen operasyonun, “devlet kurumlarını yeniden tesis etmek”, Husilerin kontrolündeki başkent Sana’yı “özgürleştirmek” ve “Husi terörist milislerinin darbesine” son vermek amacıyla başlatıldığını belirtti.

El-Nazili, hükümet güçlerinin başkente yönelik “stratejik bir saldırı” yürüttüğünü söyledi. Husilerin medya ofisi ise Sana dahil kontrolündeki bölgelere çok sayıda hava saldırısı düzenlendiğini bildirdi.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Institute for the Study of War’a göre Husilerin Turbah’ı ele geçirmesi, hükümet güçlerinin Taiz eyaletindeki ve eyalet başkenti Taiz’deki cephe hatlarına takviye ve mühimmat ulaştırma kapasitesini büyük ölçüde kısıtlayabilir.

Ayrıca pazartesi günü Türkiye ve Pakistan Dışişleri ile Savunma bakanları, Suudi Arabistan ile yaptıkları savunma paktı kapsamında krallığa askeri birlikler konuşlandırılması konusunda anlaşmaya vardı.

Üç ülke, Mekke ve Medine'ye yönelik olduğunu söyledikleri saldırı girişimlerini, ayrıca Suudi kentlerine, sivillere ve ekonomik tesislere yönelik süregelen saldırıları kınadı.

İnsani krize dair kaygılar artıyor

Yemen'deki savaş, Husilerin 2014'te kuzeydeki kalesinden saldırı başlatarak Sana'yı ele geçirmesi ve hükümeti Suudi Arabistan'a sürgüne zorlamasıyla başladı. Çatışma, 150 binden fazla kişinin ölümüne yol açarak dünyanın en ağır insani krizlerinden birini yarattı.

Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre son şiddet dalgasında en az 959 kişi öldü, 4 bin 200'den fazla kişi yaralandı. Birleşmiş Milletler'in göç ajansına göre, çatışmalar Yemen içinde yaklaşık 174 bin 97 kişiyi evlerini terk etmeye zorladı. Ajans, 3 binden fazla kişinin ise denizi aşarak Cibuti'ye sığındığını bildirdi.

Geçen hafta uluslararası alanda tanınan hükümete bağlı Yemen Sağlık Bakanlığı, savaşın Taiz vilayeti genelindeki sağlık tesisleri ve sağlık personeli üzerindeki etkisine ilişkin uyarıda bulundu.

Bakanlık, cuma günü yaptığı yazılı açıklamada vilayetin kıyı, batı ve güney bölgelerindeki sağlık kuruluşlarının ya tamamen kapandığını ya da neredeyse hiç işlemediğini duyurdu.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in sözcüsü, çatışmalardaki keskin tırmanıştan 'derin endişe' duyduklarını belirterek Suudi Arabistan'a yönelik 'süregelen Husi sınır ötesi saldırılarını' kınadı.

Husiler, İran'ın Direniş Ekseni olarak adlandırdığı yapıyla bağlantılı. Bu gevşek ağ, aralarında Lübnan'daki Hizbullah, Gazze'deki Hamas ve Irak'taki milislerin de bulunduğu bölgedeki birçok silahlı gruptan oluşuyor ve bu grupların tamamı, değişen düzeylerde İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından destekleniyor, eğitiliyor ve silahlandırılıyor.

Ek kaynaklar • AP, AFP

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Bulgaristan Başbakanı Radev: Karadeniz’deki İHA saldırısı deniz hukukunun açık ihlali

Almanya’da eski istihbarat şefi hakkında casusluk soruşturması

Bulgaristan açıklarında iki ticari gemiye İHA saldırısı: Bir gemi battı, mürettebat aranıyor