Bölgede son dönemde yaşananlar, Avrupa Birliği'nin Karadeniz'de güvenliği güçlendirmeye yönelik stratejisini başlatmasının üzerinden 1 yılı aşkın süre geçerken, Avrupa'nın deniz taşımacılığını ve kritik altyapıyı koruma kapasitesine ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirdi.
Romanya, Karadeniz'de kendi karasularında San Marino bayrağı taşıyan bir tankerde çıkan yangının ardından sekiz kişinin kayıp olduğunu açıkladı. Son dönemde bölgede art arda yaşanan insansız hava aracı (İHA) saldırıları, Karadeniz'deki deniz taşımacılığının güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirdi.
Romanya Denizcilik Otoritesi'nin açıklamasına göre, Wine Trader adlı gemide perşembe sabahı saat 07:00 civarında yangın çıktı. Olay, Romanya'nın Sulina kentinin yaklaşık 13 deniz mili güneydoğusunda meydana geldi.
Gemide 12 kişinin bulunduğunu belirten yetkililer, bunlardan dördünün güvende olduğunu, sekiz kişinin ise kayıp olduğunu bildirdi. Açıklamada, bir gemi ve helikopterin katıldığı arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtildi.
Romanya makamları, yangının bir İHA saldırısından kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkin bilgi vermedi.
Olay, Romanya'nın çarşamba günü Karadeniz kıyısı açıklarında bir tankere yönelik olası bir İHA saldırısını soruşturduğunu açıklamasının ardından yaşandı.
Komor Adaları bayraklı Yara J adlı tankerde çıkan yangının ardından kurtarma ekipleri olay yerine sevk edilmiş, ancak gemi mürettebatı yangını kendisi söndürmüştü.
Savunma Bakanı Radu Miruță, Digi24 televizyonuna yaptığı açıklamada, “Gemiye İHA ile saldırılıp saldırılmadığı şu anda soruşturuluyor,” dedi.
Miruță, olayın Romanya'nın karasularında yaşanması nedeniyle ciddi önem taşıdığını da belirtti.
Geçen haftadan bu yana Ukrayna savaşının bölgeye yansıması kapsamında, Rusya'ya ait olduğu düşünülen İHA'ların Romanya ve komşu Bulgaristan açıklarında çeşitli gemileri vurduğu bildiriliyor.
Türkiye'nin İMEAK Deniz Ticaret Odası verilerine göre, bu yılın ilk 8 ayında Karadeniz'de en az 163 sivil ve ticari gemi saldırılardan etkilendi.
Karadeniz'de saldırılar
Öte yandan Bulgaristan, çarşamba günü yaptığı açıklamada, geçen hafta içinde Karadeniz'de dört gemiyi vurup ikisini batıran drone saldırılarının ardında muhtemelen Rusya'nın bulunduğunu, ancak Moskova'nın sorumluluğunu kanıtlamanın mümkün olmadığını söyledi.
Kurtarma ekipleri, salı günü düzenlenen drone saldırılarının ardından Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesinde ve bitişik sularda iki geminin batması sonucu kaybolan 11 mürettebat üyesini aramayı sürdürüyor, 5 diğer mürettebat ise kurtarıldı.
Gemilerden biri Gine-Bissau siciline kayıtlı, diğeri ise Ukrayna'ya ait Chelsea-3; Odesa'da kayıtlı olan gemi, Avrupa Birliği üyesi Malta bayrağı altında seyrüsefer yapıyor.
Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, parlamentoda yaptığı konuşmada, "Sonuçları Rusya'nın lehine olan bu saldırılarda Ukrayna'nın kendi gemilerini ve mürettebatını hedef almasının hiçbir mantığı yok; mantık aslında Rusya'ya işaret ediyor. Sorun şu ki bunu kanıtlayamıyoruz," dedi.
Radev, salı günü Rusya'nın Sofya büyükelçisini çağırdı. Büyükelçi, Rusya Savunma Bakanlığından herhangi bir bilgi almadığını söylemekle birlikte, "bu saldırıların üçüncü bir tarafın provokasyonu olabileceği" ihtimalini de dışlamadı.
Gine-Bissau bayrağı taşıyan Dignity adlı yük gemisi, salı günü bir askeri saldırı sonucu battı. Bölge valisi Mario Smarkov, üçü Suriye vatandaşı, biri Mısırlı dört denizcinin kurtarılarak Varna limanına ulaştığını açıkladı.
Smarkov, "Dördünün de durumunun nispeten iyi olduğu ve herhangi bir yaralanma geçirmedikleri anlaşılıyor," dedi. Beşinci bir denizcinin ise çarşamba günü daha sonra limana ulaşması bekleniyor.
Smarkov, kayıp 11 mürettebat üyesi için yürütülen arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Bulgaristan, ticari gemilere yönelik saldırıların soruşturulması için uluslararası yardım talep etti; ayrıca, drone saldırılarına karşı gözetleme ve kontrol sistemlerini ve müdahale kapasitesini güçlendirmek amacıyla NATO'dan destek istedi.
Karadeniz'de güvenlik
Bu olaylar, AB'nin bölgede güvenliği güçlendirmeye dönük stratejisini hayata geçirmesinin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, Avrupa'nın Karadeniz'de deniz taşımacılığını ve kritik altyapıyı koruma kapasitesini yeniden mercek altına aldı.
Karadeniz Güvenlik Stratejisi Mayıs 2025'te açıklanırken, AB dış politika şefi Kaja Kallas, bölgenin Rusya'nın Ukrayna'yı kapsamlı işgalinin taşan etkilerine katlandığı uyarısında bulunmuştu.
Kallas, "Karadeniz bölgesi hibrit faaliyetler için başlıca hedef. Avrupa Birliği, siber saldırılar, dezenformasyon ve diğer düşmanca eylemlerle mücadelede işbirliğini artırmayı amaçlıyor," demişti.
"Tekrarlanan hava sahası ihlalleri ile limanlara ve deniz ulaşım yollarına yönelik saldırılar, bu gerçeği açık biçimde ortaya koyuyor."
Strateji, bu deniz koridorunun güvenliğini sağlamayı ve açık deniz tesisleri ile denizaltı kabloları gibi kritik altyapı ve varlıkları korumayı hedefliyordu.
Ayrıca, destek koordinasyonunu sağlamak ve sahil güvenlik birimleri arasındaki işbirliğini güçlendirmek gibi işlevlere sahip bir Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi kurulacağı vaat edilmişti.
Merkez, deniz tabanındaki sensörlerden gelen verileri analiz ederek müttefikleri olası tehlikeler ve yaklaşan tehditler konusunda uyaracaktı.