Karadeniz’de ticari gemileri hedef alan saldırıların ardından bölge ülkeleri deniz güvenliğini artırmaya yönelik adımları değerlendiriyor. Ankara, Rusya ve Ukrayna’ya ilettiği mutabakat taslağına yanıt beklerken Bulgaristan, önlemleri görüşmek üzere Türkiye ve Romanya’yı acil istişareye çağırdı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ve Ukrayna'nın kış öncesinde birbirine karşı askerî üstünlük kurmak için saldırılarını yoğunlaştırdığını, bunun Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğini ciddi biçimde etkilediğini söyledi.
Macaristan Dışişleri Bakanı Anita Orbán ile 8 Ekim'de Ankara'da düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Fidan, Karadeniz'in savaşın yeni bir cephesine dönüşmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin iki tarafa ilettiği önerilere hâlâ yanıt beklendiğini de belirtti.
Fidan'ın açıklamaları, Karadeniz'in batısında iki gün içinde üç Türk sahipli ticari geminin saldırıya uğramasının ardından geldi. Saldırılarda Romanya açıklarında batan gemide iki denizci hayatını kaybederken, Bulgaristan açıklarında batan Alfa Watan'ın 10 kişilik mürettebatından hâlâ haber alınamıyor.
Türk sahipli tahıl gemisi Royad Mammadov, 5 Ekim'de Romanya'nın münhasır ekonomik bölgesinde, Sfântu Gheorghe açıklarında çıkan yangının ardından battı. Saint Kitts ve Nevis bayraklı gemi, Ukrayna'nın Tuna Nehri üzerindeki İzmail Limanı'ndan İtalya'nın Ravenna Limanı'na mısır taşıyordu. Romanya makamları iki mürettebatın hayatını kaybettiğini, üçü yaralı 11 kişinin kurtarıldığını açıkladı.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, gemiyi iki Rus insansız hava aracının (İHA) vurduğunu öne sürdü. Romanya ise yangının nedenini resmi olarak doğrulamadı. Rusya Savunma Bakanlığı'nın aynı gün yayımladığı günlük bültende iki kargo gemisinin vurulduğu belirtildi.
Ertesi gün, 6 Ekim'de, Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesinde, Byala kıyılarının yaklaşık 70 deniz mili doğusunda iki ticari gemi deniz ve hava dronlarıyla vuruldu. Bu, Bulgaristan'ın ekonomik bölgesinde ticari gemilere yönelik ilk saldırı olarak kayda geçti. Togo bayraklı Alfa Watan battı; Suriyeli bir yetkilinin AFP'ye verdiği bilgiye göre gemide dokuzu Suriyeli, biri Mısırlı 10 denizci bulunuyordu ve Bulgaristan arama çalışmalarını sonuçsuz sonlandırdı.
Palau bayraklı ve buğday taşıyan Able ise isabet aldıktan sonra alev aldı. Gemideki 11'i Türk, 7'si Hint vatandaşı 18 mürettebatın tamamı kurtarıldı. Denizcilik veri tabanı Equasis'e göre her iki gemi de Türk sahipli.
Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev saldırıyı uluslararası deniz hukukunun açık ihlali olarak nitelendirdi ve failin belirlenmesi için incelemenin sürdüğünü söyledi. Zelenskiy ise Ukrayna Deniz Kuvvetleri'nin Bulgar mevkidaşlarıyla temasının ardından saldırıyı Rusya'nın düzenlediğinin tespit edildiğini ileri sürdü.
Risk Ukrayna kıyılarını aşıyor
Türk Deniz Ticaret Odası (İMEAK) verilerine göre Şubat 2022'den bu yana Karadeniz'de 226 sivil ve ticari gemi saldırılardan etkilendi. Bunların 163'ü, yani yaklaşık yüzde 70'i bu yılın ilk sekiz ayında yaşandı.
Denizcilik risk analiz şirketi Ambrey'e göre Karadeniz'de patlamamış mühimmat, İHA ve sürüklenen insansız deniz araçları gibi savaşla bağlantılı nesnelerin sayısı altı ayda iki katından fazla arttı. Bu nesnelerin en az üçte biri patlayıcı yük taşıyor ve özellikle Romanya, Bulgaristan ve Türkiye açıklarında yoğunlaşıyor. Şirket, daha önce yüksek riskli sayılmayan bölgelerde son 12 ayda en az 45 ticari geminin saldırıya uğradığını da bildirdi.
Son saldırılar, riskin artık yalnızca Rus ve Ukrayna limanlarının çevresiyle sınırlı olmadığını gösteriyor. NATO ve AB üyesi iki ülkenin ekonomik bölgelerinde sivil gemilerin batırılması, bölge başkentlerinde alarm düzeyini yükseltti.
Ankara'nın önerisi: Mutabakat taslağı ve alternatif güzergâh
Türkiye'nin diplomatik girişimi ağustosta hız kazandı. Fidan, 8 Ağustos'ta Rusya ve Ukrayna'ya Karadeniz'deki saldırılar için bir moratoryum ilan edilmesi çağrısı yaptı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov öneriyi gerçekçi bulmadığını söylerken; Moskova, 2022-2023'teki Karadeniz Tahıl Girişimi'ne dönüş ihtimalini de reddetti.
Ankara, Türk sahipli gemilerin her iki tarafın saldırılarından etkilendiğine dikkat çekiyor. Türk işletmeli Lider Bordo Mavi ve Lider Kocatepe gemilerinin ağustos sonunda peş peşe vurulmasının ardından Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı'na çağrılmıştı.
Ankara Eylül ortasında bir adım daha atarak iki tarafa bir mutabakat metni taslağı iletti. AFP'ye konuşan bir Türk diplomata göre taslak, Türkiye ve Birleşmiş Milletler'in (BM) 2022'de aracılık ettiği tahıl anlaşmasından ilham alıyor.
Öneride, Karadeniz'in doğu ve güney kıyıları boyunca uzanan alternatif bir güzergâh da yer alıyor. Bu rotada Türkiye'nin ve kabul etmesi halinde Gürcistan'ın karasularının kullanılması öngörülüyor. Ukrayna'nın halen kullandığı Romanya ve Bulgaristan kıyısındaki rotada ise gemilerin bir bölümü uluslararası sulardan geçmek zorunda kalıyor; Türk diplomata göre risk en çok bu kesimde yoğunlaşıyor.
Fidan, 19 Eylül'de NTV'ye verdiği röportajda iki taraftan da yanıt aldıklarını, ancak taleplerin uzlaştırılmasının zor olduğunu söyledi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da eylül sonunda Türkiye'nin önerilerini aldıklarını, fakat esaslı müzakerelerin başlamadığını açıkladı.
Bloomberg’in diplomatik kaynaklara dayandırdığı 1 Ekim tarihli haberine göre Türkiye ve Birleşmiş Milletler, Karadeniz’de ateşkes olasılığını görüşmek üzere Rusya ve Ukrayna’yı kapsayan yeni temaslar planladı. Haberde, görüşmelerin ekim ayının başında yapılmasının öngörüldüğü ve arabuluculuğu İsviçre merkezli Sivil İnsani Diyalog Merkezi’nin üstleneceği belirtildi.
Eylül sonunda BM Genel Kurulu marjında yapılan kapalı toplantıya Türkiye, ABD, Avrupa ülkeleri, Mısır ve Hindistan'dan yetkililer katıldı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise 1 Ekim'deki Valday Forumu'nda, Rus rafinerilerine yönelik saldırıların durması karşılığında Ukrayna gemilerini vurmama yönündeki teklifleri kabul etmeyeceğini söyledi.
Erdoğan'dan Putin'e seyrüsefer vurgusu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül sonunda Zelenskiy ile görüşmesinde ticari gemilere yönelik saldırıların izah edilemez olduğunu ve bunları durdurmak için adım atılması gerektiğini söyledi. Erdoğan, 7 Ekim'de Putin ile yaptığı telefon görüşmesinde de Karadeniz'de seyrüsefer emniyetine yönelik çabaların önemine dikkat çekti.
Cumhurbaşkanlığı'nın açıklamasına göre Erdoğan, Rusya ile Ukrayna arasında doğrudan temasların sağlanmasına katkı sunmaya hazır olduklarını da yineledi.
NATO üyesi Türkiye, savaşın başından bu yana hem Moskova hem Kiev ile ilişkilerini sürdüren az sayıdaki müttefikten biri.
Sahada: Mayın görev grubu yeniden göreve çıktı
Türkiye, Romanya ve Bulgaristan'ın oluşturduğu Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu (MCM Black Sea), ticari gemilere yönelik saldırıların yaşandığı günlerde 12'nci kez faaliyete geçti. Romanya Deniz Kuvvetleri'nin 7 Ekim tarihli açıklamasına göre, 6-20 Ekim arasında görev yapacak grupta bir Rumen mayın avlama gemisi, iki Bulgar gemisi ve Türkiye'ye ait TCG Akçay bulunuyor. Bu aktivasyon Bulgaristan komutasında yürütülüyor.
Bulgar basınına göre, Bulgaristan komutasındaki operasyonun 18 Ekim'e kadar sürmesi planlanıyor. Ocak 2024'te imzalanan mutabakatla kurulan grubun görev alanı, bu yıl temmuzda kritik sualtı altyapısının gözetimi ve korunmasını kapsayacak şekilde genişletildi.
Görev grubu unsurları, Türkiye'nin ev sahipliğinde 6-16 Ekim'de İzmir Körfezi ve Karadeniz Ereğli açıklarında düzenlenen NUSRET-2026 Davet Tatbikatı'na da katılıyor. Milli Savunma Bakanlığı'na (MSB) göre tatbikatta NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 ile birlikte 20 gemi, 5 hava aracı ve insansız sistemler yer alıyor.
Türkiye, Karadeniz'de deniz güvenliğini artırmak amacıyla daha önce de ek tedbirler almıştı. Milli Savunma Bakanlığı, Mart ayında yaptığı açıklamada, Karadeniz'de iki fırkateynin yanı sıra deniz ve hava unsurlarının da görev yaptığını bildirmişti. Bakanlık, savaşın başlangıcından bu yana bölgede 275 şüpheli cisim tespit edildiğini, bunlardan 29'unun etkisiz hâle getirildiğini açıklamıştı.
Mayın temizleme amacıyla kurulan üçlü görev grubunun görev alanı kritik sualtı altyapısının korunmasını da kapsayacak şekilde genişletildi. Ancak grubun insansız hava ve deniz araçlarından kaynaklanan tehditlere karşı nasıl bir rol üstleneceği, bölgedeki deniz güvenliği tartışmalarının önemli başlıklarından biri.
Bulgaristan'dan üçlü istişare ve "ortak güvenlik alanı" çağrısı
Bulgaristan Cumhurbaşkanı İliyana Yotova, 7 Ekim'de olağanüstü toplanan Ulusal Güvenlik Danışma Konseyi'nin ardından Türkiye ve Romanya ile acil istişareler başlatılacağını açıkladı. Yotova, Karadeniz'e kıyısı olan altı ülkenin tamamını kapsayan ve çatışmalara moratoryum öngören bir diplomatik girişim de önerdi.
Sofya, NATO'nun Doğu Nöbetçisi (Eastern Sentry) faaliyetleri kapsamında müttefiklerin bölgeye katkısının artırılmasını istiyor. Yotova, bu adımların Montrö Sözleşmesi'ne aykırı olmadığını savundu.
Bulgaristan'ın 15-16 Ekim'deki AB zirvesine taşıması beklenen öneriler arasında AB'nin uydu izleme kapasitesinin kullanılması, saldırılardan doğan kayıplar için bir tazminat mekanizması ve Kızıldeniz'deki Aspides operasyonu örnek alınarak AB öncülüğünde bir deniz misyonu kurulması bulunuyor. Sofya ayrıca Köstence ve Varna merkezli Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi'nin bir an önce hayata geçirilmesini istiyor.
Romanya Dışişleri Bakanı Oana Țoiu, Karadeniz'in ticari gemiler için dünyanın en tehlikeli bölgesi haline geldiğini savundu. Țoiu, Ankara'daki NATO zirvesinde imzalanan anlaşma çerçevesinde Bulgaristan ve Türkiye ile kritik deniz altyapısını korumak için birlikte çalışacaklarını belirtti. İhlas Haber Ajansı'nın aktardığına göre Ankara'dan Bulgaristan'ın davetine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
AB'den uydu desteği
Avrupa Komisyonu, Karadeniz'deki saldırıları kabul edilemez olarak nitelendirerek Rusya'ya uluslararası deniz taşımacılığını ve denizcilerin hayatını tehlikeye atan eylemleri durdurma çağrısı yaptı.
Komisyon sözcüsü Christian Wigand, 7 Ekim'de yaptığı açıklamada, Romanya ve Bulgaristan'ın talebi üzerine bölgedeki durumsal farkındalığı artırmak amacıyla iki ülkeye uydu görüntüleri sağlandığını belirtti. Avrupa Deniz Güvenliği Ajansı (EMSA) da deniz güvenliği ve bölgedeki durumun izlenmesi konusunda iki ülkeye destek teklif etti.
AB'nin Mayıs 2025'te açıkladığı Karadeniz stratejisi kapsamında bölgede toplam değeri yaklaşık 200 milyon euro olan 65 proje başlatıldı. Son saldırılar, bu girişimlerin insansız hava araçları gibi yeni tehditler karşısında ne ölçüde etkili olabileceği sorusunu da gündeme getirdi.
Türkiye'de "açıklamalar yetmez" eleştirisi
Saldırılar Türkiye'de de tartışma yarattı. Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, X hesabından yaptığı açıklamada, Karadeniz'de ticari gemilerin hedef alınmasına ve denizcilerin hayatını kaybetmesine tepki gösterdi. Bağcıoğlu, ticari gemilerin seyrüsefer serbestisinin sağlanamamasını, Akdeniz'de Türkiye'nin münhasır haklarının bulunduğu deniz alanlarında altı yıldır araştırma faaliyeti yürütülmemesini ve deniz kazalarında hayatını kaybeden denizcilerin ailelerine tatmin edici açıklamalar yapılmamasını eleştirdi.
Bağcıoğlu, açıklamasında “Mavi Vatan boş bir slogan değildir” ifadesini kullanarak, söz konusu alanlarda gerekli adımlar atılmıyorsa “Mavi Vatan'dan hiç bahsetmeyin” dedi.
Mavi Vatan doktrininin mimarlarından emekli Tümamiral Cem Gürdeniz ise savaşın Ukrayna ve Rusya kıyılarından çıkarak Türkiye, Romanya ve Bulgaristan MEB’lerine, yani Batı Karadeniz’e tamamen yayıldığını belirterek, "Sivil deniz ulaştırması açısından tehdit giderek kontrol dışına çıkmaktadır," dedi.
"Türkiye artık sadece olaylar gerçekleştikten sonra açıklama yapmakla yetinmemelidir," diyen Gürdeniz, gemilerin kaçınması gereken bölgelerin duyurulmasını ve Deniz Kuvvetleri, Sahil Güvenlik ile Ulaştırma Bakanlığı'nın Türk bayraklı, Türk sahipli ve Türk işletmeli gemilere Karadeniz’deki savaş riskini açık biçimde hatırlatan bir "seyir güvenliği genelgesi" yayınlaması gerektiğini vurguladı.
Taraflar arasındaki uçurum sürüyor
Karadeniz'deki güvenlik arayışının önündeki temel engel, Rusya ve Ukrayna'nın denizdeki hedefler konusundaki keskin ayrılığı. Moskova, Ukrayna'yı sivil deniz taşımacılığına yönelik "terör eylemleri" ile suçlarken Kiev, Batı Karadeniz'i seyrüsefere kapatmaya çalıştığını öne sürdüğü Rusya'yı sorumlu tutuyor.
Türkiye'nin önerilerinin hayata geçmesi, iki tarafın sivil deniz taşımacılığını çatışmanın dışında tutacak bir mutabakata varmasına bağlı. Önümüzdeki günlerde gözler 15-16 Ekim'deki AB zirvesine ve Türkiye, Romanya ile Bulgaristan arasında yapılması beklenen istişarelere çevrilecek.