Fransız milletvekillerinin 2027 bütçe tasarısının ilk bölümünü reddetmesinden bir gün sonra, ülke genelinde grev hazırlıkları sürüyor.
Fransa'da sendikalar, Sarı Yelekliler (Gilets Jaunes) hareketi, öğrenciler ve çeşitli sektörlerden çalışanların katılımıyla perşembe günü ülke genelinde grev ve protesto düzenlenmesi bekleniyor. Yüz binlerce kişinin katılmasının öngörüldüğü eylemlere sağlık ve eğitim çalışanlarının yanı sıra hava trafik kontrolörleri, demir yolu ve liman işçileri ile posta çalışanlarının da destek vermesi bekleniyor.
Protestolar, Fransız milletvekillerinin 2027 bütçe tasarısının ilk bölümünü bir gün önce partiler üstü ortak bir tutumla reddetmesinin ardından geliyor. Hükümetin ilk bütçe teklifi şimdi Senato'ya sunulacak. Oylamanın 9 Aralık'ta yapılması planlanıyor.
Ardından bir parlamento komitesi, yasa tasarısı üzerinde uzlaşma sağlamaya çalışacak. Tasarı daha sonra yeniden Ulusal Meclis'e gönderilecek.
Fransa'da eylül ortasında öğrencilerin aşırı kalabalık sınıflar, öğretmen eksikliği ve üniversiteye yerleştirme sistemindeki sorunlara karşı başlattığı protestolar haftalardır devam ediyor.
Zamanla kapsamı genişleyen harekete sendikalar da destek verdi. Öğrencilerin taleplerine sahip çıkan sendikalar, hayat pahalılığı ve artan akaryakıt fiyatlarını protesto etmek için sokaklara çıktı.
Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, perşembe günü ülke genelinde 70 binden fazla güvenlik görevlisinin görevlendirileceğini açıkladı. Nuñez, güvenlik güçlerinin "öncelikli görevinin" gösterilerin "barışçıl şekilde" ve "herhangi bir olay yaşanmadan" gerçekleştirilmesini sağlamak olduğunu belirtti.
İstihbarat birimlerinin aşırı sol hareketler ve şiddet yanlısı protesto grupları arasında "kayda değer bir hareketlilik" tespit ettiğini aktaran Nuñez, bu grupların olası amaçlarını şöyle sıraladı: Gösterilere katılarak olay çıkarmak, izinsiz yürüyüşler düzenlemek ve iş yerleri ya da kamu binalarını hedef alan yağma ve vandalizm eylemlerinde bulunmak.
Yetkililer, sendikaların Paris'te düzenlemek istediği yürüyüş güzergâhına kısıtlama getirerek alternatif bir güzergâh belirledi. Karar, 17-18 Ekim'de yaşanan şiddet olaylarının ardından hükümetin güvenlik önlemlerini sıkılaştırdığı bir dönemde alındı. Söz konusu tarihlerde büyük ölçüde barışçıl geçen gösteriler, şiddet olayları ve yağma eylemleriyle gölgelenmişti.
Öte yandan sendikalar ve insan hakları örgütleri, aşırı polis müdahalesi olarak nitelendirdikleri uygulamaları ve protestoları kısıtlamaya yönelik "otoriter" önlemleri kınadı. Fransız polisi de göstericilere karşı orantısız güç kullandığı iddiaları nedeniyle eleştirilerin hedefinde.
Bütçe mücadelesi sürüyor
Nisan ayında yapılması planlanan seçimlere altı aydan az bir süre kala Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümeti, parlamentoda çoğunluğa sahip olmamasına rağmen 2027 bütçesini geçirmeye çalışıyor. Hükümetin bütçe planı, kamu borcu ve bütçe açığının büyüdüğü bir dönemde bir dizi kemer sıkma önlemi içeriyor.
Son kamuoyu yoklamalarına göre aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinden Marine Le Pen ilk sırada yer alırken, aşırı sol çizgideki Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinin lideri Jean-Luc Mélenchon ikinci sırada bulunuyor.
Fransa'nın ekonomik durumu finans piyasalarında endişeye yol açarken Avrupa Birliği'nin de ülke üzerindeki baskısını artırdı.
Öte yandan büyük sendikalar, hükümetin bütçe planını sert sözlerle eleştirdi. Perşembe günü yayımladıkları açıklamada bütçenin, "en kırılgan kesimleri ve hastaları hedef aldığını, sosyal yardımları dondurduğunu ve sosyal güvenlik sisteminin koruyucu rolünü zayıflattığını" belirterek mevcut durumu daha da kötüleştirdiğini savundu.
Fransız hükümeti, öğrenci protestolarına yanıt olarak 26 Ekim'de bir dizi eğitim reformu açıkladı. Bu kapsamda okul binalarının yenilenmesi için 4 milyar euro tutarında uygun faizli kredi sağlanması ve 2027-2028 yılları arasında üniversitelerde 15 bin ek kontenjan oluşturulması planlanıyor.
Ancak öğrenci sendikaları bu önlemleri yetersiz buldu ve açıklanan adımları "göstermelik düzenlemelerden biraz daha fazlası" olarak nitelendirdi. Öğrenciler, okul altyapısına doğrudan 10 milyar euroluk yatırım yapılmasını talep ederken bazı sendikalar üniversitelerde 250 bin ek kontenjan açılmasını destekliyor.
Orta Doğu'daki çatışmalar ve stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla tetiklenen küresel yakıt tedarikindeki şokun etkisiyle enerji fiyatlarının hızla yükselmesi de kamuoyundaki rahatsızlığı artırdı. Kriz, hane halkının artan maliyetlerle karşı karşıya kaldığı bir dönemde Fransız milletvekillerinin enerji şirketlerini rekor kârları nedeniyle eleştirmesine de yol açtı.
Fransız hükümeti, 1 Kasım'da stratejik rezervlerinden 10 milyon varil motorini piyasaya sürmeye başladı. Hükümet daha sonra ülke genelindeki binlerce akaryakıt istasyonunda fiyatların gerilediğini açıkladı.
Ekonomi Bakanı Roland Lescure, çarşamba günü BFMTV'ye yaptığı açıklamada motorin fiyatlarının litre başına ortalama 15 sent düştüğünü, 3 binden fazla akaryakıt istasyonunda ise düşüşün litre başına 20 sente ulaştığını söyledi.
Fransa Petrol Endüstrileri ve Mobilite Birliği'ne (UFIP) göre ülkede 10 binden fazla akaryakıt istasyonu bulunuyor.