Son Dakika

Son Dakika

İnsan Hakları İzleme Örgütü: KHK'ların birçoğu insan haklarını zaafa uğratıyor

Okunan haber:

İnsan Hakları İzleme Örgütü: KHK'ların birçoğu insan haklarını zaafa uğratıyor

İnsan Hakları İzleme Örgütü: KHK'ların birçoğu insan haklarını zaafa uğratıyor
Metin boyutu Aa Aa

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) yayınladığı yıllık rapora geçen yıl dünya genelinde insan hakları için verilen mücadele başarılı oldu. Raporda, insan hakları için mücadele eden siyasi liderlerin popülist liderlerin etkisini kırmada başarılı oldukları, toplumsal desteği de yanına aldıklarında insan haklarını kısıtlayan hükümetlerin yükselişinin ‘kaçınılmaz’ olmadığını belirtildi.

Örgütün 643 sayfalık raporunda 90’ı aşkın ülkedeki gelişmeler incelendi. HRW’nin Direktörü Kenneth Roth azınlıkları şeytanlaştıran, insan haklarına saldıran ve demokratik sistemi zaafa uğratan politikacılara karşı birlik olup güçlü bir direnç gösterildiği takdirde popülizmin ilerleyişinin sınırlandırıldığının ortaya çıktığını söyledi. Roth, ana akım siyasilerin nefret mesajlarına itibar gösterdiği ve dışlanma gibi politikalardan nemalandığı yerlerde popülizmin hızla yayıldığına dikkat çekti.

“Türkiye’de demokratik sistem katledilirken AB izlemekle yetindi”

“İçerde demokratik direnişlerin bastırıldığı ülkelerde popülizm ve diğer insan hakları karşıtı gruplar başarılı oldu.” denilen raporda Kenneth Roth, “Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin demokratik sistemini katlederken AB daha çok mülteci akınını durdurmak için Erdoğan’ın yardımını almaya yoğunlaştı.” dedi.

Raporda Türkiye

“Temmuz 2016 tarihinden bu yana yürürlükte olan OHAL dolayısıyla cumhurbaşkanı ve kabinesi parlamentoya gitmeden ve Anayasa Mahkemesi engeline takılmadan yasa çıkartabiliyor. Çıkarılan birçok KHK insan haklarını zaafa uğratıyor ve Türkiye’nin uluslararası insan hakları anlaşmalarıyla çelişiyor.”

“100 binden fazla insan kamudan atıldı. Bunlar için bir komisyon kuruldu ancak komisyonun tam bağımsız olduğunu söylemek zor çünkü 7 üyesi çalışanları kamudan atan aynı birim tarafından atandı. Komisyon kararları temyize götürülebiliyor ancak bu sürecin yıllar alması bekleniyor.”

“İnsanlar tutuklanmaya devam ediyor. En az 50 bin kişi tutuklandı. Bunlar arasında gazeteci, memur, öğretmen, siyasiler de bulunuyor. Bu kişiler hükümetin FETÖ dediği ve darbenin arkasında olduğuna inandığı grubu üye olmakla suçlanıyor. FETÖ ile suçlanan bireyler hakkında çoğu zaman ikna edici deliller bulunmuyor.”

“İnsanlar terör suçlarından gözaltına alınmaya veya tutuklanmaya devam ettiler. Darbe girişiminden bu yana en az 50.000 kişi tutuklandı, çok daha fazlası hakkında da dava açıldı. Haklarında dava açılanlar arasında gazeteciler, devlet memurları, öğretmenler ve politikacılarla birlikte polisler ve askeri personel de var. Bunların çoğunluğu Birleşik Devletler’de yaşayan din adamı Fethullah Gülen’in takipçisi olmakla suçlanıyor. Türkiye’nin hükümeti ve mahkemeleri darbe girişiminin, Fethullahçı Terör Örgütü – FETÖ olarak adlandırılan Gülen hareketi tarafından organize edildiğini söylüyor. FETÖ üyeliği suçu isnat edilerek haklarında dava açılan insanların yargılamalarında, suç sayılabilecek bir faaliyetin varlığına işaret eden inandırıcı deliller sunulmaması sık görülen bir durum.”

İfade, Örgütlenme ve Toplanma Özgürlüğü

“Gazetecilerin işlerini yaptıkları için yargılanmaları ve hapse atılmaları, darbe girişiminin ardından, medya organlarının kapatılmasından sonra da devam etti. Türkiye gazeteci ve medya çalışanlarını haklarındaki ceza soruşturmaları ve davaları sürerken hapse atma konusunda dünya birincisi. Bu satırlar yazılırken 150 gazeteci demir parmaklıklar arkasındaydı. Gazete ve televizyon kanallarının çoğu bağımsız değil ve hükümetin siyasi çizgisini tanıtan ve destekleyen yayınlar yapıyorlar.”

İnsan Hakları Savunucuları

“2017’de Türkiye’deki eleştirel seslere yönelik baskılar insan hakları savunucularına da uzandı. Haziran ayında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Başkanı Taner Kılıç FETÖ ile bağlantısı olduğu iddiasıyla gözaltına alındı ve tutuklandı. Kendisine politik saiklerle isnat edilen, mesnetsiz suçlamalar, telefonunda ByLock adında bir uygulamanın bulunduğu iddiasına dayanıyor ki hükümete göre bu durum onun FETÖ’yle ilişki içinde olduğunu gösteriyor. Kılıç bu suçlamayı reddediyor. Avukatları ByLock’un telefonuna hiç yüklenmemiş olduğunu gösteren iki bilirkişi raporu sundular.”

AB’ye eleştiri

HRW raporunda AB ülkelerinde yükselen aşırı sağ tehlikesine dikkat çekildi ve Almanya ile Avusturya’da aşırı sağcı partilerin parlamentoya girdiği hatırlatıldı.

“AB genelinde ırkçı, yabancı düşmanlığı ve Müslüman karşıtı algı ve şiddet devam etti. Müslümanlara yönelik yaygın düşmanlık ve hoşgörüsüzlük görüldü. Yahudi düşmanlığı ve nefret içerikli suçlar ciddi bir endişe kaynağı olmaya devam etti.”

Raporda Fransa’nın AB yanlısı Emmanuel Macron’u seçerek yükselen aşırı sağ ve yabancı düşmanlığına karşı başarılı bir mücadele sergilediği belirtilirken yakın zaman önce Çin’e yaptığı ziyarette insan hakları konusunda sessiz kalan Macron eleştirildi.