Son Dakika

Son Dakika

Türk savaş gemileri sondaj gemisini engelledi iddiası

Okunan haber:

Türk savaş gemileri sondaj gemisini engelledi iddiası

Türk savaş gemileri sondaj gemisini engelledi iddiası
Metin boyutu Aa Aa

Türk savaş gemilerinin Güney Kıbrıs Rum yönetiminin anlaşma yaptığı bir İtalyan firmasına ait doğal gaz arama gemisini engellediği öne sürüldü

Güney Kıbrıs yönetimi, keşif yapmak üzere Kıbrıs Adası'nın güneydoğusuna yaklaşan İtalyan ENI firmasına ait geminin Türk makamlarınca hareket etmemesi konusunda uyarıldığını da iddia etti.

İtalyan ENI şirketi Sözcüsü, Saipem 12000 adlı sondaj gemisinin, cuma günü Türk savaş gemilerince durdurulduğunu belirterek faaliyetlerin askıya alındığını açıkladı.

Söz konusu sondaj gemisi, Rum yönetiminin münhasır ekonomik bölge kapsamında parsellere böldüğü adanın bazı alanlarında arama faaliyetleri yürütüyordu.

Öte yandan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Niikos Anastasiades, Türkiye'nin gemiyi engellemekle uluslararası hukuku ihlal ettiğini bu durum karşısında gerekli adımların atılacağını söyledi. 

Türkiye'den Güney Kıbrıs Rum yönetimine tepki

Türkiye, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon faaliyetleri karşısında, Doğu Akdeniz'de kendi kıta sahanlığındaki hak ve menfaatlerini korumaya devam ederken, KKTC ile gerekli adımları atmaya da kararlı olduğunu bildirdi.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Kıbrıs Adası'nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türklerinin doğal kaynaklar üzerindeki asli haklarını hiçe sayan Rum yönetiminin, Türkiye'nin tüm uyarılarına rağmen Doğu Akdeniz'de tek taraflı hidrokarbon faaliyetlerini sürdürdüğüne dikkat çekildi.

Açıklamada, bu çerçevede son olarak, Rum yönetiminin sözde münhasır ekonomik bölgesindeki 3 numaralı parselde çalışmalara başlanmasının amaçlandığının görüldüğü belirtilerek Kıbrıs Türk halkının bu konudaki haklı endişelerini paylaşan Türkiye'nin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının yaptığı açıklamayı da desteklediğinin altı çizildi.

Türkiye'nin daha önce de defalarca vurguladığı üzere Doğu Akdeniz'de kendi kıta sahanlığındaki hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceği gibi, Kıbrıs Türk tarafına verdiği destek çerçevesinde KKTC ile gerekli adımları atmaya da kararlı olduğu vurgulanan açıklamada, bunun sonucunda ortaya çıkabilecek durumun tek sorumlusunun Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir kapsamlı çözümün tesisi için çaba sarf etmesi gerekirken Ada'nın yegane sahibi gibi davranmaktan vazgeçmeyerek ısrarla tek taraflı hidrokarbon faaliyetlerine devam eden Kıbrıs Rum tarafı olacağı ifade edildi.

Açıklama, şöyle devam etti:

"Doğu Akdeniz bölgesinin güvenlik ve istikrarını sorumsuzca riske atmaktan çekinmeyen Rum tarafının bu tutumu, esasen Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik olarak son yarım asırdır sürdürülen müzakerelerden sonuç alınamamasının da temel sebebini oluşturmaktadır. Nitekim Kıbrıslı Rumların geçtiğimiz yıl düzenlenen Kıbrıs Konferansı'nda Kıbrıslı Türklerle siyasi eşitlik temelinde bir ortaklığa yanaşmayacaklarını bir kez daha ortaya koydukları ve konferansın da bu nedenle çözüme ulaşılamadan kapandığı anımsanacaktır. Güney Kıbrıs Rum yönetimi tek yanlı hidrokarbon faaliyetlerini sürdürdüğü müddetçe de Rum tarafının Kıbrıs Türklerini eşit ortakları olarak algılamaktan ne denli uzak oldukları gözler önüne serilmeye devam edecektir.

Bu vesileyle, üçüncü ülkelerde yerleşik şirketlerin, Rum yönetimi ile hidrokarbon alanında iş birliği yapmak suretiyle Rum tarafının yapıcılıktan uzak ve Kıbrıs meselesinin çözümü önünde ciddi bir engel teşkil eden söz konusu tavrını desteklememelerini beklediğimizi de önemle vurgulamak isteriz"

KKTC'den Güney Kıbrıs'a uyarı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum kesiminin Akdeniz'deki tek yanlı doğalgaz arama faaliyetlerine ilişkin, Kıbrıs Türk halkının haklarını korumak için Türkiye Cumhuriyeti ile mukabil adımlar atmaktan kaçınmayacaklarını bildirdi.

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Doğu Akdeniz'deki doğal zenginliklerin bölgede iş birliğini arttıracakken Güney Kıbrıs Rum kesiminin yaratmak istediği oldu bittilerle bölgede gerginliğe davetiye çıkarma aracına dönüştürüldüğüne" vurgu yapıldı.

Açıklamada, Rum Yönetimi'nin tek yanlı olarak ilan ettiği "Münhasır Ekonomik Bölge'de" İtalyan enerji şirketi ENI’nin doğalgaz arama faaliyetlerini bölgeye kaydırmakta olduğunun gözlendiği ifade edilerek, "Bizim açımızdan kabul edilmez olan bu hareket, tüm uyarılarımıza rağmen Kıbrıs Rum liderliğinin bölgedeki tansiyonu artırmakta ısrarcı olduğunu göstermektedir" denildi.

Kıbrıs Türk tarafının, Ada’yı çevreleyen denizlerdeki doğal kaynakların hakkaniyete dayalı, adil paylaşımı konusunda geçmişte yapmış olduğu yapıcı önerilerin hayata geçmemiş olmasının yegane sebebinin Rum tarafının iş birliği yapılmasına karşı çıkmasından kaynaklandığının belirtildiği açıklamada, Rum tarafının bu yaklaşımının doğal gaz konusuyla sınırlı kalmayıp, başta Kıbrıs konusu olmak üzere iki taraf arasındaki uzlaşı arayışlarına da zarar verdiği kaydedildi.

"Kıbrıs Rum yönetimi Akdeniz'deki doğal kaynakları Kıbrıs Türk halkı ile paylaşmaya hazır değil"

Kıbrıs Rum yönetiminin Akdeniz'deki doğal kaynaklarının Kıbrıs Türk halkı ile paylaşmaya hazır olmadığı, sadece Kıbrıs müzakerelerindeki tutumuyla değil aynı zamanda bu yaklaşımlarıyla da doğrulandığının vurgulandığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Ortaklık, ilgili tarafların meşru menfaatlerinin ve haklarının yok sayılmasıyla değil, paylaşmakla ve iş birliği yapmakla mümkündür. Bu unsurların eksikliği ve bu konularda Kıbrıs Rum liderliğinin herhangi bir ilerleme kaydedemiyor olması, bu kez Doğu Akdeniz’deki doğal zenginlikler konusunda kendini göstermektedir. Kıbrıs Rum kesimi, Doğu Akdeniz’deki doğal zenginlikler üzerindeki haklarımızı yok sayan bu türden tek yanlı adımlar atmaya devam ettiği ve iş birliği yapmaya yanaşmadığı sürece, Kıbrıs Türk halkının haklarını korumak için KKTC olarak Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte mukabil adımlar atmaktan kaçınmayacağız. Geçmişte imzalamış olduğumuz uluslararası antlaşmalar ve yapılan ruhsatlandırmaları da dikkate alarak önümüzdeki dönemde somut adımlar atma kararlılığımızı bir kez daha vurgulama ihtiyacı duyuyoruz"