Son Dakika

Son Dakika

Avrupa'da kürtaj: En katı ve en liberal ülkeler

Okunan haber:

Avrupa'da kürtaj: En katı ve en liberal ülkeler

Avrupa'da kürtaj: En katı ve en liberal ülkeler
Metin boyutu Aa Aa

İrlanda hükümeti bu yıl, ülkenin kürtaj konusunda sahip olduğu topyekün yasağa ilişkin bir reform yapıp yapmama konusunda referandum düzenlemeyi kabul etti.

1983'te yapılan ve kürtajı yasaklayan düzenlemenin değişmesine ilişkin gündemin, reformun lehine olanlar ile bu politikanın sürmesini isteyenler arasında sert bir tartışmaya yol açması bekleniyor.

Oylama öncesinde ülkenin sağlık bakanı, 12 haftaya kadar hamile olan kadınlar ve sonrasında bazı istisnai durumlar için kürtaja sınırsız erişim izni veren bir yasa tasarısı hazırlayacak.

Peki önerilen bu değişiklikler ülkeyi Avrupalı ​​komşularıyla uyumlu hale getirebilecek mi?

Avrupa Birliği ülkelerinin çoğu, talep üzerine kürtaj yapılmasına izin veren ve bunun ötesinde bazı özel durumlarda da hamileliğin sonlandırılmasına hak tanıyan yasalara sahip.

Avrupa Üreme Hakları Merkezi'nin bölgesel direktörü olan Leah Hoctor, Euronews'e, 28 AB üye ülkesinden 25'inin kadınlara kısıtlama olmaksızın kürtaj hizmetine erişmelerini sağlayan yasalar koyduğunu söylüyor.

Çeşitli nedenlerden ötürü bu yola başvurmak isteyebilecek kadınlar için seçenekler olması birçok ülkede kabul görmüş bir norm. Özellile erken gebelik sırasında sosyoekonomik ya da psikolojik nedenlerle hamileliğin sonlandırılması artık yasalar kadar toplum gözünde de son derece geçerli ve meşru kabul ediliyor.

Avrupa'da kürtaj hakkı için belli bir süre sınırı belirleyen ülkelerde bu limit son regl döneminden itibaren en geç 10 hafta (örneğin Slovenya ve Hırvatistan) ila 18 hafta (İsveç) arasında olabiliyor. Ortalama sürenin 12 hafta olduğu söylenebilir.

Bu sürenin daha da uzatılabildiği ülkeler ve durumlar mevcut. Örneğin İngiltere anne veya çocuğun fiziki veya akli sağlığına tehdit oluşması halinde bu süreyi 24 haftaya kadar çıkarıyor. Benzeri şekilde pek çok ülkede annenin hayatının tehlikeye girmesi halinde ileri safhalarda dahi ebeveynler ve doktorlar bu seçeneği kullanabiliyor.

Yine AB ülkelerinin çoğunda tecavüz, ensest, fiziki veya akli sağlık problemleri kanunlarda kürtaj için gerekli meşruiyeti oluşturan nedenler olarak tanımlanıyor.

Uluslararası Af Örgütü'nde Kadın Hakları Araştırmacısı olarak çalışan Anna Blus:

"AB içinde konuya ilişkin pek çok düzenleme temel insan hakları yasaları çerçevesinde oluşturuluyor. Bu düzenlemeler kadına vücudu ve sağlığı üzerinde hakimiyet ve sorumluluk sağlıyor."

Uluslararası Aile Planlama Federasyonu'nun Avrupa ağında baş stratejist olarak görevli yapan Irene Donadio da "Avrupa kıtası, kadın hakları organizasyonları, sivil toplum ve sosyal hareketler sayesinde bu konuda dünyanın en ilerici bakış açısına sahip olan bölgedir" diyor ve ekliyor:

"Kürtaj hizmetine ulaşım hakkı Avrupa'da sosyal norm haline geldi ve kamuoyu tarafından da geniş ölçüde kabul görüyor. İsveç, Fransa ve Hollanda gibi ülkeler bu alanda öncü konumda diyebilriz"

En sert ülkeler

AB içerisinde İrlanda yalnız değil. Malta, Kuzey İrlanda ve Polonya'da da kürtaja karşı sert yasalar ve düzenlemeler bulunuyor.

Bu ülkelerde annenin hayatını kurtarmak veya başka ciddi nedenlerden ötürü kürtaja müsade edilmesi vakadan vakaya göre değiişiyor. Yasalar bahsi geçen olay çerçevesinde yorumlanıyor ve ancak bu şekilde karar veriliyor.

Yasalar ve Gerçekler

Donadia'ya göre Avrupa ülkelerinde yaşananlar ile yasalarda yazanlar her zaman uyuşmuyor. Bazı ülkelerde yasaların sert olduğunu ancak buna rağmen kadınların herhangi bir zorlukla karşılaşmadan bu hizmetlere ulaştığını aktaran Donadio bazı ülkelerde de bunun tam tersinin işlediğini ilerü sürüyor.

Donadia, örneğin İtalya'da, yasal haklara rağmen pek çok kadının hastane politikaları nedeniyle kürtaj hizmeti alamadığını, hamilelik süresinin doktorlarca bilinçli olarak uzatıldığını ve hatta kürtaj talep eden kadınlar üzerinde psikolojik baskı kurulduğunu belirtiyor.